Узнайте, как использовать bozulmuş в предложении на турецкий. Более 29 тщательно отобранных примеров.
Ben sözleşmeyi bozulmuş olarak görüyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom biraz bozulmuş sığır eti yediği için öldü.
Translate from турецкий to английский
İktidar partisi bozulmuş fakat muhalefet biraz daha iyi.
Translate from турецкий to английский
Bana, saatim bozulmuş gibi geldi.
Translate from турецкий to английский
Tom biraz bozulmuş yiyecek yedi ve hastalandı.
Translate from турецкий to английский
O, tamamen bozulmuş.
Translate from турецкий to английский
Bu muz bozulmuş.
Translate from турецкий to английский
Her nasılsa mesaj bozulmuş, bu yüzden okumadan önce düzelttik.
Translate from турецкий to английский
Kutu bozulmuş.
Translate from турецкий to английский
Yemek bozulmuş.
Translate from турецкий to английский
Duydum ki ekonomin biraz bozulmuş.
Translate from турецкий to английский
Bu eti ızgara yapamam. Bozulmuş!
Translate from турецкий to английский
Senin sinirlerin bozulmuş.
Translate from турецкий to английский
Yeni yıl bahanesiyle ocakta alınan kararlar genellikle şubatta bozulmuş olur.
Translate from турецкий to английский
Hükümet bozulmuş!
Translate from турецкий to английский
O makinede bir şey bozulmuş olmalı.
Translate from турецкий to английский
Genel ahlak bu kasabada bozulmuş.
Translate from турецкий to английский
Tom patronunun korkutucu davranışından morali bozulmuş hissetti.
Translate from турецкий to английский
Sizin siyasi partiniz tamamen bozulmuş.
Translate from турецкий to английский
Bu yerin kutsallığı bozulmuş.
Translate from турецкий to английский
Et bozulmuş.
Translate from турецкий to английский
Tom'un şöhreti tam olarak bozulmuş değildir.
Translate from турецкий to английский
Gözünüz bozulmuş olabilir mi?
Translate from турецкий to английский
Onun gözleri iyice bozulmuş.
Translate from турецкий to английский
Tanrı'nın gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.
Translate from турецкий to английский
Bu yağ bozulmuş.
Translate from турецкий to английский
Onunla yazışırken gece vakti lambaları bozulmuş tenha bir sokaktan geçerkenki tekinsizlik hissine benzer bir hâl yaşıyorum.
Translate from турецкий to английский
Mesele karabiber ve bozulmuş yağla çeşnilendirilmiş sulu bir çorbaydı.
Translate from турецкий to английский
O saat, bozulmuş.
Translate from турецкий to английский