Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "buğday"

Узнайте, как использовать buğday в предложении на турецкий. Более 63 тщательно отобранных примеров.

Tom tam-buğday ürünlerini tercih eder.
Translate from турецкий to английский

Buğday bu yıl çok iyi geliyor.
Translate from турецкий to английский

Buğday hasat için hazır.
Translate from турецкий to английский

Biz burada buğday yetiştiririz.
Translate from турецкий to английский

Bazı insanlarda buğday alerjisi vardır.
Translate from турецкий to английский

Bina buğday torbalarıyla dolu.
Translate from турецкий to английский

Rusya Amerika'dan buğday ithal etti.
Translate from турецкий to английский

Buğday hasat ediyorum.
Translate from турецкий to английский

Çocuklarım buğday harman ediyorlar.
Translate from турецкий to английский

Kanada'da buğday fiyatlarının azalacağı tahmin edilmektedir.
Translate from турецкий to английский

Abd dünyanın her yanına buğday ihraç eder.
Translate from турецкий to английский

"Bu bir beyaz bira mı yoksa bir buğday birası mı?" "Emin değilim."Benim Almancam yeterince iyi değil."
Translate from турецкий to английский

Tom tarlasına buğday ekti.
Translate from турецкий to английский

Arpa ve buğday köyün etrafındaki tarlalarda büyür.
Translate from турецкий to английский

Tostun için ne tür ekmek istersin? Beyaz, buğday, maya ya da çavdar.
Translate from турецкий to английский

Tipik Bavyera kahvaltısı beyaz sosis, buğday birası ve tuzlu krakerden oluşmaktadır.
Translate from турецкий to английский

Tom buğday harmanlıyor.
Translate from турецкий to английский

Ben buğday harman ediyorum.
Translate from турецкий to английский

Kanada iyi buğday üretir.
Translate from турецкий to английский

Mary tarlasına buğday ekti.
Translate from турецкий to английский

Biz buğday harmanlıyoruz.
Translate from турецкий to английский

Sen tarlana buğday ektin.
Translate from турецкий to английский

O, tarlasına buğday ekti.
Translate from турецкий to английский

Onlar tarlalarına buğday ekti.
Translate from турецкий to английский

Birleşik Devletler tüm dünyaya buğday ihraç eder.
Translate from турецкий to английский

Çiftçi buğday tohumlarını tarlada saçtı.
Translate from турецкий to английский

Tom yıllardır buğday yetiştirdi.
Translate from турецкий to английский

Bu alan buğday dolu.
Translate from турецкий to английский

Tom ve köpeği bir buğday tarlasıyla karşılaştılar.
Translate from турецкий to английский

Onlar buğday hasadının bu yıl iyi olacağını umuyorlar.
Translate from турецкий to английский

Çiftçi tarlasına buğday ekti.
Translate from турецкий to английский

Bir kaşık şeker veya küçük bir parça tam buğday ekmeği yerseniz, ekmek daha az zararlı olacaktır.
Translate from турецкий to английский

Çavdar, buğday ve arpa, hububattırlar.
Translate from турецкий to английский

Çavdar, buğday ve arpa, tahıldırlar.
Translate from турецкий to английский

O, tarlasında buğday ekti.
Translate from турецкий to английский

Mary buğday harman ediyor.
Translate from турецкий to английский

Onlar buğday harman ediyorlar.
Translate from турецкий to английский

Ben tarlama buğday ektim.
Translate from турецкий to английский

Biz tarlamıza buğday ektik.
Translate from турецкий to английский

Kötü buğday hep kötü ekmek yapar.
Translate from турецкий to английский

Orada buğday yetiştireceğim.
Translate from турецкий to английский

O buğday harman ediyor.
Translate from турецкий to английский

Onun ailesi buğday çiftçileriydi.
Translate from турецкий to английский

Buğday tarlaları, millerce uzanır.
Translate from турецкий to английский

Buğday sıkıntısı var.
Translate from турецкий to английский

Biraz kıyılmış buğday ister misin?
Translate from турецкий to английский

Ramen, Çin kökenli bir buğday şehriyesidir.
Translate from турецкий to английский

Modern teknoloji, basit buğday bitkisini zehirli bir canavara dönüştürdü.
Translate from турецкий to английский

İki ay içinde buğday yemedim.
Translate from турецкий to английский

Buğday olgunlaşacak.

Aç tavuk kendini buğday ambarında sanır.

Buğday başak verince orak pahaya çıkar.

Tom çorbayı koyulaştırmak için buğday ekledi.

Ali tam buğday ekmeği aldı.

Ali sarı buğday ekmeği aldı.

Ekmek yapma makinemle ilk buğday ekmeği yapma denemem başarılı sonuç verdi.

Kadere az bahane bul. Buğday ektin de arpa mı biçtin?

Bozuk ekonomide nasıl olsa gıda yönetmeliği müsaade ediyor diye fiyatları fazla şişirmemek için tam buğday, lif, çiya tohumu vs. içerik ve söylemlerle daha çok beyaz yakalıları hedef alarak satılmaya çalışılan "sağlıklı" atıştırmalıkların içine bile palmiye yağı ve şeker şurubu gibi maliyeti düşüren, sağlık açısından şaibeli şeyler konmaya başlandı.

Tom tam buğday ekmeği satın aldı.

Bu iktidarın döneminde nüfus yaklaşık %25 artarken buğday ekim alanları %28 azalmış. Benzer durum bakliyatta da var.

Bütün hastalıklarımı işlenmemiş gıdalardan oluşan bir diyet yardımıyla ve gluten, buğday ile öteki taneli tahılları beslenme düzenimden çıkararak yendim.

Iyi buğday ekenin ekmeği de iyi olur.

Bu buğday tohumu.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский