Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "buldu"

Узнайте, как использовать buldu в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

O okulu beş yıl önce buldu.
Translate from турецкий to английский

Kız ölü bir adam buldu
Translate from турецкий to английский

O, yeni okuldaki hayata kendini alıştırmayı çok zor buldu.
Translate from турецкий to английский

Bu bilgiyi internetten buldu.
Translate from турецкий to английский

Çamaşır yıkarken oğlunun pantolonunun arka cebinde bir prezervatif buldu.
Translate from турецкий to английский

O, yolculuk sırasında kaybettiği yüzüğü buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom ofis kapısını kilitli buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom kaybettiğini sandığı anahtarları buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom aradığı anahtarları buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom çevrim içi aradığı bilgiyi buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom çekmeceyi boş buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom kapıyı kilitli buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom sandalyeyi gayet rahat buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom makaleyi ilginç buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom ona inanmayı zor buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom o kitabı okumayı zor buldu.
Translate from турецкий to английский

Ken iyi bir fikir buldu.
Translate from турецкий to английский

O benim bisikletimi buldu.
Translate from турецкий to английский

O, onun ne söylediğini anlamayı olanaksız buldu.
Translate from турецкий to английский

Meg dört yapraklı yonca buldu.
Translate from турецкий to английский

Yazar Hollandalı ve Amerikalı öğrencilerle çalışırken hangi kültürel farklılıkları buldu?
Translate from турецкий to английский

Tom aradığı şeyi buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom testi zor buldu.
Translate from турецкий to английский

Harcama 200.000 yen'i buldu.
Translate from турецкий to английский

Sabah onları güvertede buldu.
Translate from турецкий to английский

Sabaj 02:00 de o nihayet çözümü buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom, Mary ve John'un bir resmini buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom uyandığında kendini garip bir odada buldu.
Translate from турецкий to английский

Beklenildiği gibi, Yeni Yıl Arefesinde Tom cesaret buldu ve topallayarak partiye yürüyebildi.
Translate from турецкий to английский

Tom bana bir taksi buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom haberini duyurmanın yeni bir yolunu buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom raporu güncel bir web sitesinde buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom kendini Fransızca olarak ifade etmeyi zor buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'yi mutfak zemininde bilinçsizce yatarken buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom görünmeden Mary'yi izlemeyi oldukça kolay buldu.
Translate from турецкий to английский

Müttefik askeri liderler Japon planını yenmek için bir yol buldu.
Translate from турецкий to английский

Polis köpeği onun çantasındaki kokainin izini buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom bagajı açtı ve onu boş buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom bir iş buldu.
Translate from турецкий to английский

Babasını mutfakta yatarken buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom bu saati bir garaj satışında buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom hazineyi gölün dibinde buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom konuşmak için Mary'yi eğlenceli buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom nefes almayı çok zor buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom sadece güneşte oturmayı ve müzik dinlemeyi oldukça eğlenceli buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom bir sokak müzisyeni olarak geçinmeyi zor buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'nin ondan hiç hoşlanmadığına inanmayı zor buldu.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'yi anlamayı zor buldu.

Tom ücretsiz golf oynayabileceği bir yer buldu.

Tom evine yakın kısmi-zamanlı bir iş buldu.

Tom sevdiği bir iş buldu.

Tom caddede yüz dolarlık kağıt para buldu.

Tom, çöp tenekesinin yanında bir silah buldu.

Tom kampüsümüzden çok uzakta olmayan iyi bir restoran buldu.

Tom sonunda hoşlandığı bir iş buldu.

Polisler park yakınında terk edilmiş bir arabada bir ceset buldu.

Kayıp kitabımı kim buldu?

Kayıp bir köpeği kim buldu?

Araştırma ekibi onu uçurumun dibinde uzanırken buldu.

O bir daktilocu olarak iş buldu.

İstasyona vardığında, trenini gitmiş buldu.

Polisler Tom'un bisikletini buldu.

Polisler Tom'un cebinde bir intihar notu buldu.

O, Mary için güzel bir daire buldu.

Kate kaybettiği saati buldu.

Bob çeşitli fındık türleri buldu.

İşi şans eseri buldu.

Tom blokun etrafını dolaştı ve park etmek için bir yer buldu.

O bana bir taksi buldu.

Ona bir koltuk buldu.

Tom Mary'ye bir iş buldu.

Tom sonunda bir iş buldu.

O, bana hoş bir kravat buldu.

O bana iyi bir iş buldu.

O, onu yakışıklı buldu.

O bana iyi bir koltuk buldu.

Tom, Mary'nin katilini mahkum etmemiz için ihtiyacımız olan delili buldu.

Yaz için bir mağazada iş buldu.

O, bozuk bir kamera buldu.

O, bana iyi bir koltuk buldu.

Tom, Mary'yi itici buldu.

Tom başka bir iş buldu.

O son zamanlarda hoş bir iş buldu.

Mahkeme onu suçlu buldu.

Tom, Mary'yi ilginç buldu.

O, benim için güzel bir kravat buldu.

O, bir daktilo memuru olarak bir iş buldu.

O, filmi çok sıkıcı buldu.

Tom Mary'nin nerede olduğunu buldu.

Tom Mary'yi çok samimi buldu.

Allahtan, o iyi bir koltuk buldu.

O, bahçede bir top buldu.

O, bebeğini hâlâ uykuda buldu.

O, ebeveynlerini buldu.

O, masanın altındaki kutuyu buldu.

O, çantasını masanın altında buldu.

O, onu girişin yanında dururken buldu.

O, babasını memnun etmeyi zor buldu.

O, kutuyu kaldırmaya çalıştı fakat bunu imkansız buldu.

Uyandığında kendini bir bankın üstünde uzanırken buldu.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский