Узнайте, как использовать burun в предложении на турецкий. Более 34 тщательно отобранных примеров.
Bir yüz çıbanım var.Bir burun deliğinin arkasında acılı bir yumru var.
Translate from турецкий to английский
Burun kanamamı durduramıyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom ölümle burun buruna geldi.
Translate from турецкий to английский
Ağız ve burun yapınız, sesinizin kendine özgü niteliğini verir.
Translate from турецкий to английский
O şiddetli burun tıkanıklığından dolayı acı çekti.
Translate from турецкий to английский
Sen hiç yazın bir burun kanaması yaşadın mı?
Translate from турецкий to английский
Tom'un burun halkası hakkında ne düşünüyorsun?
Translate from турецкий to английский
Kadın bir burun spreyi kullanıyordu, çünkü şiddetli bir soğuk algınlığı vardı.
Translate from турецкий to английский
Bu ilaç tıkalı burun için harikalar yaratacaktır.
Translate from турецкий to английский
Türkçede birçok organ ve ekstremite ismi -b sesiyle başlar. Örn. baş, burun, boğaz, beyin, bel, bacak, bilek, bağır, böğür, bağırsak, böbrek.
Translate from турецкий to английский
Burun bilir.
Translate from турецкий to английский
Onun bir estetik burun ameliyatı var.
Translate from турецкий to английский
Yeşil Burun Adalarında konuşulan diller Portekizce ve kreollerdir.
Translate from турецкий to английский
Kulak burun boğaz uzmanı hipopotomonstrosesquipedaliofobia'dan muzdaripti.
Translate from турецкий to английский
Ne derler bilirsin: Uzun burun, uzun horoz.
Translate from турецкий to английский
Tom'un bir burun halkası var.
Translate from турецкий to английский
Neden küpe takmak tamam da burun halkası takmak değil?
Translate from турецкий to английский
Bugün bir burun kanaması geçirdim.
Translate from турецкий to английский
O, önerime burun kıvırdı.
Translate from турецкий to английский
Tom'un birçok burun ve kulak tüyü vardır.
Translate from турецкий to английский
Tom'un kocaman burun tüyleri vardı.
Translate from турецкий to английский
Sami'de burun deliğinden gelen biraz kan vardı.
Translate from турецкий to английский
Her kış aralıksız burun akıntım olur.
Translate from турецкий to английский
Soğuk algınlığı sırasında burun tıkanıklığı, sinüs sorunları ve öksürük vardı.
Translate from турецкий to английский
"Praia hangi ülkenin başkentidir?" "Yeşil Burun Adaları."
Translate from турецкий to английский
Göz görür, kulak duyar, dil tadar, burun koklar, el dokunur; kalp duyguları(korku, saygı vs.) algılar.
Translate from турецкий to английский
O; burun deliklerini sıkıştırdı.
Translate from турецкий to английский
O her işe burun kıvırır.
Translate from турецкий to английский
Taksicilerin birçoğu kısa mesafeli işlere burun kıvırıyor.
Translate from турецкий to английский
Mary burun ameliyatı oldu.
Translate from турецкий to английский
Mary burun operasyonu geçirdi.
Translate from турецкий to английский
Ali ayakkabısını çıkarınca burun felci geçirdim.
Translate from турецкий to английский
Yanni kanayan burun deliğine tuvalet kağıdı soktu.
Translate from турецкий to английский
Bana burun kıvırma.
Translate from турецкий to английский