Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "can"

Узнайте, как использовать can в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Bu nisanda seni görmeye can atıyorum.
Translate from турецкий to английский

Onlar can sıkıcı işlerinden dolayı bitkindiler.
Translate from турецкий to английский

Ölüm için can atan kimse sefildir, ama daha sefil olanı ondan korkan kimsedir.
Translate from турецкий to английский

O can sıkıcı değil mi?
Translate from турецкий to английский

Ben bir fincan kahve için can atıyorum.
Translate from турецкий to английский

Hepimiz, seni ve aileni görmeye can atıyoruz.
Translate from турецкий to английский

Ben sizinle karşılamaya can atıyorum.
Translate from турецкий to английский

Onlar şehir hayatına can atıyorlar.
Translate from турецкий to английский

Ben bu kamera için can atıyorum.
Translate from турецкий to английский

Biz barış için can atıyoruz.
Translate from турецкий to английский

Ben, Kumiko'yu görmek için can atıyorum.
Translate from турецкий to английский

İnsanlar iş yerlerinde cinsel ilişkide bulunduğunda, bu can sıkıcıdır.
Translate from турецкий to английский

Seni görmek için can atıyorum.
Translate from турецкий to английский

Zaman zaman can sıkıcı baş ağrısı çekti.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary ile karşılamak için can atıyordu.
Translate from турецкий to английский

Yangın 13 can aldı.
Translate from турецкий to английский

Pazar öğleden sonra yağmurlu bir günde kendileriyle ilgili ne yapacaklarını bilmeyen milyonlarca insan ölümsüzlük için can atıyorlar.
Translate from турецкий to английский

Can çıkar, huy çıkmaz.
Translate from турецкий to английский

Biraz izne çıkmaya can atıyorum.
Translate from турецкий to английский

Hepimiz aileni görmek için can atıyoruz.
Translate from турецкий to английский

Paris'ten gelen mektubunu okumak için can atıyordum.
Translate from турецкий to английский

Yangında yirmi kişi can verdi.
Translate from турецкий to английский

O evi için hâlâ can atıyor.
Translate from турецкий to английский

Ailem aptal şeyler hakkında tartışmayı sürdürüyor. Bu çok can sıkıcı!
Translate from турецкий to английский

Arkadaşlarım her zaman benim sakin olduğumu söyler fakat ailem her zaman can sıkıcı olduğumu söyler.
Translate from турецкий to английский

Sophie bilinmeyen bir gönderenden gelen bir başka mektup almak için can atıyordu.
Translate from турецкий to английский

Emily onu tekrar görmek için can atıyor.
Translate from турецкий to английский

Chris üniversiteye gitmek için can atıyor.
Translate from турецкий to английский

Sanırım Chris'in ne kadar can sıkıcı olduğu hakkında düşünerek başım ağrıyor.
Translate from турецкий to английский

Beth onunla tanışmak için can atıyordu fakat o asla gelmedi.
Translate from турецкий to английский

Bu çok can acıtır mı?
Translate from турецкий to английский

Ben haftalardır senden haber almak için can atıyorum.
Translate from турецкий to английский

Paris'i görmek için can atıyorum.
Translate from турецкий to английский

Ben ona can atıyorum.
Translate from турецкий to английский

Soğuk bir içecek için can atıyorum.
Translate from турецкий to английский

Annemi görmek için can atıyorum.
Translate from турецкий to английский

Dondurulmuş yoğurda can atıyorum.
Translate from турецкий to английский

New York'a gitmeye can atıyorum.
Translate from турецкий to английский

O, ona can atıyor.
Translate from турецкий to английский

Uçak kazası 200 can aldı.
Translate from турецкий to английский

Bebek annesinin sütüne can atar.
Translate from турецкий to английский

O tenise can atıyor.
Translate from турецкий to английский

Gerçekten seni görmeye can atıyorum.
Translate from турецкий to английский

Doğum günüme can atıyorum.
Translate from турецкий to английский

Partiye can atıyorum.
Translate from турецкий to английский

Onu görmeye can atıyorum.
Translate from турецкий to английский

Seni tekrar görmeye can atıyorum.
Translate from турецкий to английский

Yakında seni görmeye can atıyorum.

Senden haber almaya can atıyorum.

Ondan haber almaya can atıyorum.

Seninle görüşmeye can atıyorum.

Hepimiz seni görmeye can atıyoruz.

Babanı görmeye can atıyorum.

O, onu tekrar görmeye can atıyordu.

O, onunla birlikte yelkenli turuna gitmeye can atıyordu.

O, onunla zaman geçirmeye can atıyordu.

O, onunla bir sinemaya gitmeye can atıyordu.

Bu konu ile ilgili düşüncelerini duymaya can atıyorum.

O, onunla tenis oynamaya can atıyor.

Ziyaretine ne kadar çok can attığımı sana anlatamam.

Can kulağıyla dinliyorum.

O, can havliyle koştu.

Onun sözü can evinden vurdu.

Gerçekten can sıkıcısın.

O, can sıkıcı bir soru.

Aşırı sıcaklar can almaya devam ediyor.

Kısa sürede seni görmeye can atıyorum.

İngiltere'yi bir kez daha ziyaret etmek için can atıyorum.

Seninle mektuplaşmaya can atıyorum.

Kocasının eve gelmesine can atıyordu.

Kısa sürede seninle görüşmeye can atıyoruz.

Tom, Mary'yi tekrar görmeye can atıyor.

Bu iş can sıkıcıdır.

Toplu taşıma aracı ile oraya gitmek can sıkıcı.

Bunu yapmak can sıkıcı olabilir fakat onu yapmak zorundayız.

Önümüzdeki pazar seni görmeye can atıyorum.

Bu yıl Noel için can atmıyorum.

Ne can sıkıcı!

Sen can sıkıcısın.

YENİ YILA AYIK GİRMEK BİRAZ CAN SIKICI OLABİLİR.

O benim can dostumdu.

Fuji Dağının doğal manzarasını görmeye can atıyordum fakat maalesef o tamamen bulutların arkasına saklanmıştı.

O gerçekten can sıkıyor muydu?

Yangınlar can almadan söndürülmeli.

Can Yücel benim şairim mi?

O çok can sıkıcı.

Bir tek Allah'a can borcum kalsın.

Can yakıcı mı?

Can sıkıcı olmayın.

Biz can kurtaranlarız.

Can kulağıyla dinliyoruz.

Bu can yakıcı.

Sizinle görüşmeye can atıyordum.

Tom'la görüşmeye can atıyorum.

Tom bir dövüşe can atıyor.

Tom gitmeye can atıyor.

Benim müthiş büyükannem dil için öylesine titizdi ki ne zaman birinin "Can I.."ile soru sorduğunu duysa onların sözünü keser ve ani reaksiyon gösterirdi, "ben bilmiyorum, sen? Neyi yapabildiğini kendin bilmiyorsan ben nasıl bilirim? Eğer izin istiyorsan 'May I...' de"

Bu çok can sıkıcı.

Bu can sıkıcı olmalı.

Tom'u görmeye can atmıyorum.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский