Узнайте, как использовать cebinden в предложении на турецкий. Более 79 тщательно отобранных примеров.
John cebinden bir anahtar çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Trende erkek kardeşim cebinden bir şey çaldırdı.
Translate from турецкий to английский
Tom cüzdanını cebinden çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden bir parça kağıt çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Tom ceketinin cebinden bir el feneri çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Tom gömlek cebinden bir parça katlanmış kağıt çıkardı.
Translate from турецкий to английский
O, kendi cebinden ödeyecek son kişidir.
Translate from турецкий to английский
O, cebinden bir madeni para çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Onun cebinden madeni para düştü.
Translate from турецкий to английский
Cebinden bir kalem çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Paltosunun cebinden bir anahtar çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Cebinden madeni bir para çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Cebinden bir şey çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Cebinden bir kalem sarkıyor.
Translate from турецкий to английский
Ellerini cebinden çıkar.
Translate from турецкий to английский
Sağ elini cebinden çıkar.
Translate from турецкий to английский
Sol elini cebinden çıkar.
Translate from турецкий to английский
Tom'u cebinden aradım.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden bir anahtar çıkardı ve kapıyı açtı.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden bir zarf çıkardı ve onu posta kutusuna koydu.
Translate from турецкий to английский
Tom gömleğinin cebinden küçük bir zarf aldı ve onu Mary'ye verdi.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden mühürlü zarfı aldı ve onu Mary'ye verdi.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden bir hap şişesi çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden bir şeker poşeti çıkardı ve Mary'ye biraz teklif etti.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden küçük bir el feneri çıkardı ve onu açtı.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden bir sustalı çıkardı ve onu açtı.
Translate from турецкий to английский
Tom kendisine paltosunun cebinden çıkardığı şişeden bir bardağa bir içki koydu.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden küçük bir defter çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden bir şey aldı ve onu Mary'ye verdi.
Translate from турецкий to английский
John cebinden bir anahtar aldı.
Translate from турецкий to английский
Tom, kalemini cebinden çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden anahtarı çıkardı ve Mary'ye uzattı.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden bir parça katlanmış kağıt çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Tom ceket cebinden anahtarı çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden bir para çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Elini cebinden çıkar.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden beyaz bir mendil çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden demir para çıkardı ve onu adama verdi.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden büyük bir tomar nakit para çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden küçük bir el feneri çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden pembe bir hap şişesi çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Suyun seviyesini kontrol etmek için eğildiğinde Tom'un cep telefonu cebinden havuza düştü.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden bir zarf çıkardı.
Translate from турецкий to английский
O iç ceket cebinden cüzdanını çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden biraz para çıkardı ve onu masanın üstüne koydu.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden bir şey çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Tom iPhonunu ceketinin cebinden çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Tom cebinden bir şey çıkardı ve onu masasına koydu.
Tom cebinden anahtarını çıkardı ve kapıyı açtı.
Tom cebinden biraz para çıkardı.
Tom gömlek cebinden bir dolmakalem çıkardı.
Tom cebinden bir şey çıkardı ve onu Mary'ye gösterdi.
Tom cebinden bir çakmak çıkarttı.
O cebinden bir bozuk para çıkardı.
Cebinden kolyeyi çıkardı.
Tom cebinden bir yirmilik aldı.
Tom ceketinin cebinden bir zarf çıkardı.
Tom anahtarı cebinden çıkardı.
Tom cebinden biraz bozuk para çıkardı.
O cebinden bir şey çıkardı.
Tom cebinden anahtarlarını çıkardı.
Tom birden ceketinin cebinden bir tabanca çekti.
Tom cebinden bir bıçak çıkardı.
Tom restoranda herkesin önünde dizlerinin üzerine çöktü, cebinden bir elmas yüzük çıkardı ve herkes alkışlarken Mary'ye evlenme teklif etti.
Tom'un cebinden tabancası çıkıyor.
Ellerini cebinden çıkart.
Tom anahtarı cebinden çıkardı ve arabanın kilidini açtı.
Sami cebinden bir iğne çıkardı.
Tom cebinden bir mendil çıkardı.
Tom cebinden bir parça kağıt aldı ve onu Mary'ye verdi.
Tom gözlüklerini cebinden çıkardı ve onları taktı.
Cebinden emaneti çıkardı.
Ali hepinizi cebinden çıkarır.
Ali cebinden kelebeği çıkardı.
Cebinden puro makasını çıkardı.
Cebinden köstekli saatini çıkarıp baktı.
Cebinden kanyak şişesini çıkarıp yudumladı.
Tom cebinden bir tomar para aldı.
Tom gözlüğünü cebinden çıkardı ve taktı.