Узнайте, как использовать cezasını в предложении на турецкий. Более 55 тщательно отобранных примеров.
Tom gelecek ay cezasını çekmeyi bitirecek.
Translate from турецкий to английский
Tom cezasını gelecek ay hizmet ederek bitirecek.
Translate from турецкий to английский
Tom silahlı soygun için cezasını doldurdu.
Translate from турецкий to английский
Onun oğlu hapis cezasını çekiyor.
Translate from турецкий to английский
Ölüm cezasını iptal etmeliyiz.
Translate from турецкий to английский
Ölüm cezasını kaldırmalıyız.
Translate from турецкий to английский
Onun suçu ölüm cezasını hak etti.
Translate from турецкий to английский
Onun suçu ölüm cezasını hak ediyor.
Translate from турецкий to английский
Mahkeme ona para cezasını ödemesini emretti.
Translate from турецкий to английский
Ölüm cezasını yürürlükten kaldırmalıyız.
Translate from турецкий to английский
Ölüm cezasını kaldırmalıyız
Translate from турецкий to английский
Ben ölüm cezasını yıllarca yaşamadım mı?
Translate from турецкий to английский
Mahkûm uyuşturucu satıcısı ölüm cezasını ömür boyu hapis cezasına düşürtmek için yetkililere boyun eğmeye istekliydi.
Translate from турецкий to английский
Suçlarının cezasını çekmeli.
Translate from турецкий to английский
Birçok ülke ölüm cezasını kaldırdı.
Translate from турецкий to английский
O, günahlarının cezasını çekmeli.
Translate from турецкий to английский
Ben bu para cezasını ödeyemem. Param yok.
Translate from турецкий to английский
Avrupa birliği ölüm cezasını kaldırmıştır.
Translate from турецкий to английский
Tom para cezasını henüz ödemedi.
Translate from турецкий to английский
Ölüm cezasını destekler misin yoksa karşı mı çıkarsın?
Translate from турецкий to английский
Tom cezaevinde müebbet hapis cezasını çekiyor.
Translate from турецкий to английский
Neredeyse her Avrupa ülkesi idam cezasını kaldırdı.
Translate from турецкий to английский
Bunun cezasını çekeceksin, Tom.
Translate from турецкий to английский
Para cezasını ödememeye karar verdi.
Translate from турецкий to английский
Tom, her şeyin cezasını çekmeliydi.
Translate from турецкий to английский
Akılsız başın cezasını ayaklar çekermiş.
Translate from турецкий to английский
Teksas'ta cinayet ölüm cezasını gerektiren bir suçtur.
Translate from турецкий to английский
Avrupa Birliği ölüm cezasını kaldırdı.
Translate from турецкий to английский
Dan maksimum güvenlikli bir tesiste ömür boyu hapis cezasını çekiyordu.
Translate from турецкий to английский
O, hırsızlık için üç yıllık hapis cezasını çekiyor.
Translate from турецкий to английский
O cezasını çekmeyi gelecek ay bitirecek.
Translate from турецкий to английский
Gelecek ay cezasını çekmeyi bitirecek.
Translate from турецкий to английский
Tom şu anda hapiste on yıllık cezasını çekiyor.
Translate from турецкий to английский
Mary gelecek ay cezasını çekmeyi bitirecek.
Translate from турецкий to английский
Katil suçunun cezasını çekmedi.
Translate from турецкий to английский
Tom ömür boyu hapis cezasını sevgi cümleleri yazarak geçirmeyi istiyor.
Translate from турецкий to английский
Tom şu anda üç yıllık hapis cezasını çekiyor.
Translate from турецкий to английский
Sami'nin akıl hastalığı onun cezasını hafifletmedi. Art arda iki ömür boyu hapis cezası aldı.
Translate from турецкий to английский
Tom cezasını kabul etti.
Translate from турецкий to английский
Ölüm cezasını kaldıracağım.
Translate from турецкий to английский
Para cezasını henüz ödemedim.
Translate from турецкий to английский
Sami hapis cezasını bir federal tıp merkezinde çekiyor.
Translate from турецкий to английский
Sami hapis cezasını yatmayı bitirdi.
Translate from турецкий to английский
Sami, hapis cezasını azaltmak için Leyla'nın aleyhine ifade vermeyi kabul etti.
Translate from турецкий to английский
Sami ölüm cezasını tercih etti ve dileğine ulaştı.
Translate from турецкий to английский
Allah topunun cezasını versin.
Akılsız başın cezasını ayaklar çeker.
Yayında ve yapımda emeği geçen herkesin Allah cezasını versin.
Cezasını önümüzdeki ay tamamlayacak.
Artık hapis cezasını biliyor.
Bayrami şimdi hapishanede cezasını çekiyor.
Krstiç şu anda kırk altı yıllık hapis cezasını çekmekte.
Yaptığım hatanın cezasını çekmekten gocunmam.
Yardım etmeye gerek yok. Cezasını çeksin.
Tom üç yıllık hapis cezasını geçiriyor.