Узнайте, как использовать dönük в предложении на турецкий. Более 43 тщательно отобранных примеров.
Onun gerçeğe dönük alerjisi var.
Translate from турецкий to английский
Japonya görünüşte içe dönük ve yetersiz uluslararası yapıya sahip olduğundan dolayı sık sık eleştirilmektedir.
Translate from турецкий to английский
İçe dönük müsünüz?
Translate from турецкий to английский
Medyum Memiş'in Medyum Keto'ya dönük hunharca saldırısını esefle kınıyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom çok içe dönük.
Translate from турецкий to английский
Tom oldukça içe dönük.
Translate from турецкий to английский
Tom içe dönük değil.
Translate from турецкий to английский
Tom dışa dönük, değil mi?
Translate from турецкий to английский
Sen dışa dönük müsün?
Translate from турецкий to английский
Siyam kedileri dışa dönük olarak bilinirler.
Translate from турецкий to английский
Siyam kedilerinin dışa dönük olduğu bilinir.
Translate from турецкий to английский
Biz hoşgörüsüz, içe dönük bir toplum olduk.
Translate from турецкий to английский
İçe dönük kimselerin dışa dönük kimselerden daha kısa ömürleri mi var?
Translate from турецкий to английский
Tom'un güzel kızlara dönük bir zayıflığı vardır.
Translate from турецкий to английский
Tom dışa dönük bir kimse.
Translate from турецкий to английский
Tom içe dönük bir kimse.
Translate from турецкий to английский
Sen bir içe dönük mü yoksa dışa dönük müsün?
Translate from турецкий to английский
Yağmur beni garip ve içe dönük yapar.
Translate from турецкий to английский
Tom içe dönük ve utangaç
Translate from турецкий to английский
Girişimleriniz sayesinde basın tarafından ilerici ve ileriye dönük düşünce kuruluşu olarak tanınmaktayız.
Translate from турецкий to английский
Leyla cesur, mutlu ve dışa dönük bir küçük kızdı.
Translate from турецкий to английский
İçe dönük olduğumu sanmıyorum.
Translate from турецкий to английский
Sen çok dışa dönük görünüyorsun.
Translate from турецкий to английский
Ben içe dönük biriyim.
Translate from турецкий to английский
Bir hayalet içe dönük bir korkunun dışa dönük ve görünür işaretidir.
Translate from турецкий to английский
Tom çok dışa dönük değildi.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin dışa dönük olduğunu söyledi.
Translate from турецкий to английский
Tom ve Mary ikisi de çok dışa dönük, değil mi?
Translate from турецкий to английский
Sami, Leyla'yı çok dışa dönük ve akıllı olarak hatırlıyor.
Translate from турецкий to английский
Sami çok dışa dönük görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom'un dışa dönük olduğunu biliyorum.
Translate from турецкий to английский
Ali orta sahada hücuma dönük oynuyor.
Translate from турецкий to английский
Anadoluspor bu maç savunmaya dönük oynadı.
Translate from турецкий to английский
Tom, bir nesneye dokunarak o nesne hakkında geçmişe dönük bilgi verebildiğini iddia ediyor.
Translate from турецкий to английский
İçe dönük biri sayılırım.
Translate from турецкий to английский
Ona dönük suçlama nedir?
Translate from турецкий to английский
Yasa geriye dönük olarak uygulanacak.
Translate from турецкий to английский
Etkinliğin ileriye dönük bir yönü de var.
Translate from турецкий to английский
Ülke halkı çok misafirsever ve dışa dönük.
Translate from турецкий to английский
Yaşadığı hayal kırıklıkları onu çekinik ve içe dönük biri yapmıştı.
Translate from турецкий to английский
Rusya’nın Ukrayna’ya dönük askeri harekatında Devlet Başkanı Putin’in “denazifikasyon” iddiası fazlaca tartışıldı.
Translate from турецкий to английский
Eski ilişkilere dönük kıskançlık tepkisel kıskançlıktan daha zehirlidir.
Translate from турецкий to английский
Ben genellikle dışa dönük bir adamım.
Translate from турецкий to английский