Узнайте, как использовать dönemi в предложении на турецкий. Более 39 тщательно отобранных примеров.
Kuraklık dönemi ürüne ciddi hasar verdi.
Translate from турецкий to английский
Uzun bir sıcak hava dönemi geçirdik.
Translate from турецкий to английский
Uzun bir soğuk hava dönemi geçirdik.
Translate from турецкий to английский
Marc Rönans Dönemi ile ilgili bir konferans sundu.
Translate from турецкий to английский
Muhtemelen fosilleşmiş parçalar jura dönemi hayvanlarına aittir.
Translate from турецкий to английский
Nükleer enerjinin dönemi henüz bitmedi.
Translate from турецкий to английский
Önümüzdeki dönem, barış ve esenlik dönemi olacaktır.
Translate from турецкий to английский
Fransız Devrimi 16.Louis dönemi sırasında başladı.
Translate from турецкий to английский
Bu müze Kelt dönemi kültürel eserlerinin muhteşem bir koleksiyonuna sahiptir.
Translate from турецкий to английский
Başkan Obama ikinci dönemi kazandı.
Translate from турецкий to английский
Sıcak hava dönemi burada çok kısadır.
Translate from турецкий to английский
Bu gelenek Edo dönemi sırasında başladı.
Translate from турецкий to английский
Fadıl yetişkinlik dönemi boyunca onu yapmaya devam etti.
Translate from турецкий to английский
Bir uyum dönemi vardı.
Translate from турецкий to английский
Sami mi? Sadece ergenlik dönemi aşkıydı.
Translate from турецкий to английский
Bazı ülkeler bin yıllık dönemi saymak için sıra numaralarını kullanırken, diğerleri asıl sayıları kullanarak sayarlar.
Translate from турецкий to английский
Kimse geçmiş dönemi geri getiremez.
Translate from турецкий to английский
Tom oldukça zor bir çocukluk dönemi geçirdi.
Translate from турецкий to английский
Tom oldukça zor bir çocukluk dönemi yaşadı.
Translate from турецкий to английский
Anadoluspor'da dört yıl aradan sonra ikinci Ali dönemi başlıyor.
Translate from турецкий to английский
Yeni okul dönemi başlayana kadar çok meşguldüm.
Translate from турецкий to английский
O zaman senin halkını koruyan büyük önder Mikail görünecek. Ulusun oluşumundan beri hiç görülmemiş bir sıkıntı dönemi olacak. Buradaki halkın – adı kitapta yazılı olanlar – kurtulacak.
Translate from турецкий to английский
Savaş dönemi sona erdi ve şimdi inşa etme zamanı.
Translate from турецкий to английский
Refah dönemi hemen yarım başlamayacak.
Translate from турецкий to английский
Peki bu seçim Türkiye'nin parçalanmış solunda yeni bir dönemi başlatacak mı?
Translate from турецкий to английский
Bosna-Hersek'te kampanya dönemi sona ererken, medya kuruluşları bunu adil şekilde yayınlıyorlar mı?
Translate from турецкий to английский
Resmi adaylık dönemi hafta sonu sona eriyor.
Translate from турецкий to английский
Bu, Duka'nın görevdeki üçüncü dönemi olacak.
Translate from турецкий to английский
Sizce bölgede bir istikrar dönemi yaşanacak mı?
Translate from турецкий to английский
Değişim dönemi başlamıştı.
Translate from турецкий to английский
O dönemi nasıl atlattınız?
Translate from турецкий to английский
Bir siyasi kargaşa dönemi yakın görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Pandemi dönemi eğitimin aksamasıyla birçok öğrenci Jules Verne'in "İki Yıl Okul Tatili" kitabındaki gibi başıbozuk bir moda girdi.
Translate from турецкий to английский
En saçma çocukluk dönemi sanrın neydi?
Translate from турецкий to английский
Darbe dönemi birçok kitap yasaklandı.
Translate from турецкий to английский
Yılın en sevdiğim dönemi sarı yazdır.
Translate from турецкий to английский
Ali'nin eleştirmenlerden pek iyi not almayan ilk filmini çıraklık dönemi eseri olarak değerlendirmek isabetli olur.
Translate from турецкий to английский
Ali'nin yeni romanı gerek oturmuş üslubu, gerek zengin ve ilgi çekici konusuyla tam bir olgunluk dönemi eseri olmuş.
Translate from турецкий to английский
Bu dönemi finansal olarak atlatabilirim.