Узнайте, как использовать dönmek в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Çağımıza geri dönmek için ne yapmalıyız?
Translate from турецкий to английский
Dönmek istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Kısa sürede geri dönmek şartıyla dışarı çıkabilirsin.
Translate from турецкий to английский
New York'a geri dönmek için kırmızı-göz uçuşu yapmaktan başka seçeneğim yok.
Translate from турецкий to английский
Başkan Washington'a dönmek zorunda kaldı.
Translate from турецкий to английский
O Texas'a dönmek için Meksika başkentinden ayrıldı.
Translate from турецкий to английский
Yaz tatilinden sonra çocuklar okula dönmek zorundadırlar.
Translate from турецкий to английский
Benim okula geri dönmek için çok fazla yaşlı olduğumu düşünüyor musunuz?
Translate from турецкий to английский
Tom Boston'a geri dönmek zorunda kaldı.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'den kalmasını rica etti fakat o işe geri dönmek zorundaydı.
Translate from турецкий to английский
Ben oraya dönmek istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom geldiği yoldan geri dönmek zorunda kaldı.
Translate from турецкий to английский
Tom doğduğu yere geri dönmek istemiyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom işe geri dönmek zorunda.
Translate from турецкий to английский
Şimdi geri dönmek için çok geç.
Translate from турецкий to английский
Saat yediye kadar eve dönmek zorundayım.
Translate from турецкий to английский
O, vahşi hayata geri dönmek istiyor.
Translate from турецкий to английский
Şimdi geri dönmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Bir hafta içinde eve dönmek zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Köyüne dönmek istedim.
Translate from турецкий to английский
Washington'a dönmek zorunda kaldı.
Translate from турецкий to английский
Onu son aradığımda, bana İtalya'ya dönmek istediğini söyledi.
Translate from турецкий to английский
Onu son kez aradığımda, bana İtalya'ya geri dönmek istediğini söyledi.
Translate from турецкий to английский
Dönmek için söz verdi ve henüz dönmedi.
Translate from турецкий to английский
Onlar Güneye dönmek için zorlandılar.
Translate from турецкий to английский
Evlerine dönmek için özgürdüler.
Translate from турецкий to английский
Honolulu üzerinden Tokyo'ya dönmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Eve dönmek istedi fakat kayboldu.
Translate from турецкий to английский
Eylül ayında okula dönmek için istekliydi.
Translate from турецкий to английский
Dönmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Dönmek zorunda kalacağız.
Translate from турецкий to английский
Boston'a geri dönmek zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Sana geri dönmek zorunda kalacağım.
Translate from турецкий to английский
Size geri dönmek zorunda kalacağım.
Translate from турецкий to английский
Eve dönmek için uçak biletin var mı?
Translate from турецкий to английский
Gerçekten işe dönmek zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Eve dönmek zorunda kalabilirim.
Translate from турецкий to английский
İşe geri dönmek zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Boston'a dönmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Dönmek istiyor musun?
Translate from турецкий to английский
Bir gün Boston'a dönmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom işe geri dönmek istedi ama Mary izin vermedi.
Translate from турецкий to английский
Oraya dönmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom üniversiteye geri dönmek istiyor.
Translate from турецкий to английский
Boston'a geri dönmek istediğini biliyorum.
Translate from турецкий to английский
Ben ofise geri dönmek zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Ofisime geri dönmek istiyor musun?
Translate from турецкий to английский
Tom Boston'a geri dönmek istiyor.
Translate from турецкий to английский
Arkadaşlarıma geri dönmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Geri dönmek zorunda kalacağız.
İstemezsen Boston'a geri dönmek zorunda değilsin.
Geri dönmek istiyorum.
Boston'a geri dönmek zorundaydım.
Saat 7'den önce dönmek şartı ile çıkabilirsin.
Tek başıma dönmek istemiyorum.
Herhangi bir durumda, bir sözden dönmek kötüdür.
Bir sözden dönmek iyi değildir.
Geri dönmek zorundaydım.
Bir gün Boston'a geri dönmek isterim.
Hastaneye dönmek ister misin?
Geri dönmek güzel.
Geri dönmek harika.
Boston'a dönmek için hazırlanıyorum.
2.30'a kadar ofise geri dönmek zorundayım.
Eski hâlimize dönmek biraz zaman alacak.
Tom geri dönmek niyetinde olduğumuzu bilmeni istiyor.
Geri dönmek istemiyorsan, anlarım.
Geri dönmek çok güzel.
Boston'a dönmek istiyoruz.
Tom Boston'a dönmek zorundaydı.
Boston'a geri dönmek zorundasın.
Tom Boston'a dönmek istiyor.
Boston'a ne zaman geri dönmek zorundasın?
Gerçekten Boston'a geri dönmek istiyor musun?
İlk tanıştığımız parka dönmek istiyorum.
Pazartesiden önce Boston'a geri dönmek zorundayım.
Gerçekten ofise geri dönmek zorundayım.
Tom ofise geri dönmek zorunda kaldı.
Eve dönmek ister misin?
Bizimle Boston'a geri dönmek zorundasın.
Yarına kadar geri dönmek zorunda değilsin.
Boston'a dönmek için her zaman otobüse binebilirim.
Boston'a geri dönmek için bir uçağa binmek istiyorum.
Ofise geri dönmek zorundayım.
Sadece işe geri dönmek istiyorum.
İşe geri dönmek zorundayız.
2.30'a kadar dönmek zorundayım.
Oraya geri dönmek istemiyorum.
Geri dönmek için hazır mısın?
Tom, Boston'a geri dönmek istemiyor.
Tom neden Boston'a geri dönmek zorunda kaldı bilmiyorum.
Tom'un, eve dönmek için özel bir telaşı yoktu.
Bir daha asla buraya geri dönmek istemiyorum.
Tom dönmeden önce eve dönmek istiyorum.
Boston'a geri dönmek istememin nedeni bu.
Şimdi muhtemelen geri dönmek zorundayız.
Tom eve dönmek zorunda.
Tom eve dönmek için sabırsızlanıyordu.
Dönmek gibi bir isteğim yok.
O kötü hava nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.