Узнайте, как использовать dünyada в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Mahjong dünyada çok popüler olan oyunlardan biri.
Translate from турецкий to английский
Politik dünyada pek çok düşmanı var.
Translate from турецкий to английский
Hiç şüphe yok ki İngilizce dünyada en çok konuşulan dildir.
Translate from турецкий to английский
Dünyada birçok farklı halk vardır.
Translate from турецкий to английский
Dünyada en çok kullanılan işletim sistemi Windows'tur.
Translate from турецкий to английский
Futbol, dünyada en çok bilinen spordur.
Translate from турецкий to английский
Dünyada Baskça konuşan 800,000'i aşkın kişi vardır.
Translate from турецкий to английский
Dünyada 800,000'i aşkın Baskça konuşan kişi vardır.
Translate from турецкий to английский
Dünyada yedi bini aşkın dil vardır.
Translate from турецкий to английский
Ben, senin anlamayabileceğin bir dünyada doğdum.
Translate from турецкий to английский
Dünyada birçok insan açtır.
Translate from турецкий to английский
Dünyada bize iyi ders vermesinden başka hiçbir şey yok.
Translate from турецкий to английский
Bütün dünyada barış vardı.
Translate from турецкий to английский
Dünyada üç farklı tipte insan vardır: sayı sayabilenler ve sayamayanlar.
Translate from турецкий to английский
Dünyada 2.500'ü aşkın yılan türü bulunmaktadır.
Translate from турецкий to английский
Dünyada bazı insanlar açlıktan muzdariptir.
Translate from турецкий to английский
Dünyada birçok iyi şey var.
Translate from турецкий to английский
Çoğu ebeveyn, kendi çocuklarını, dünyada en iyi olarak görüyor.
Translate from турецкий to английский
Bu dünyada değişkenlikten başka sürekli bir şey yoktur.
Translate from турецкий to английский
Horatio, Cennette ve Dünyada sizin felsefenizde hayal edilenden çok daha fazla şeyler vardır.
Translate from турецкий to английский
Sözde acemi skandalı duyulduğundan beri o politikacı dünyada gözden düştü.
Translate from турецкий to английский
Dürüst olmak gerekirse, ben dünyada en doğru kişi değilim.
Translate from турецкий to английский
Su olmasaydı, dünyada hayat olmazdı.
Translate from турецкий to английский
Biz hepimiz dünyada barış için özlem duyuyoruz.
Translate from турецкий to английский
Hayatım boyunca, tüm dünyada seyahat etmekten ve birçok farklı uluslarda çalışmaktan büyük zevk aldım.
Translate from турецкий to английский
Dünyada en güzel yer nerededir?
Translate from турецкий to английский
Tatoeba çevrimiçi dünyada en güzel yerdir.
Translate from турецкий to английский
1918 yılında, pirinç fiyatından kaynaklanan ayaklanmalar tüm dünyada patlak verdi.
Translate from турецкий to английский
Düşünceler göz açıp kapayana kadar tüm dünyada yayılacaktır.
Translate from турецкий to английский
Paranın konuştuğu bu sert, küçük dünyada, onun hayat tarzı derin bir nefes taze hava gibi.
Translate from турецкий to английский
Bu dergi, benim dünyada neler olup bittiğine yetişmem için yardımcı oluyor.
Translate from турецкий to английский
Dünyada ilk deri fabrikası 2011 yılında Almanya'da açıldı.
Translate from турецкий to английский
Ben dünyada en mutlu insandım.
Translate from турецкий to английский
Bu dünyada kötü insan olduğuna inanmıyorum.
Translate from турецкий to английский
Dünyada en çok arzu edilen adam olamayacağımın farkındayım fakat hâlâ benimle çıkmayı düşüneceğinden ümitliyim.
Translate from турецкий to английский
Dünyada hiç kimse savaş istemez.
Translate from турецкий to английский
Koşmayı dünyada her şeyden daha çok seviyorum.
Translate from турецкий to английский
Ticari şirketlerimiz bütün dünyada işlerini yaparlar.
Translate from турецкий to английский
Dünyada bir şeyi umursamıyorum.
Translate from турецкий to английский
Tüm Dünyada ünlü oldu.
Translate from турецкий to английский
Onun adı tüm Dünyada bilinir.
Dünyada birçok insan açlıktan ölüyor.
Bay Fujimori tüm dünyada ünlüdür.
New York dünyada en büyük şehirdir.
Standart İngilizce dediğimiz şey sadece bütün dünyada konuşulan birçok lehçeden biridir.
Dünyada hiçbir nehir Nil'den daha uzun değildir.
Tüm dünyada en sevdiğin şey nedir?
Japonya'da yapılan arabalar tüm dünyada kullanılmaktadır.
Tüm dünyada insanlar barış için endişeli.
Dünya Sağlık Örgütü alkolün kötü kullanımının dünyada ölümün ve sakatlığın önde gelen üçüncü sebebi olduğunu söylüyor.
Din, ahlak ile eş anlamlı olsa, Brezilya dünyada en bozulmamış ülke olur.
Dünyada insanın çok fazla alıp veremeyeceği tek şey sevgidir.
Cuzco, dünyada en çok ilgi çeken yerlerden birisi.
Biz dünyada yaşıyoruz.
Dünyada çok fazla zararlı böcek var.
Dünya yalan kardeşim, dünya yalan! Var mı yalan dünyada bakî kalan. Mal da yalan, mülk de yalan. Var biraz da sen oyalan.
Şeytanı bu dünyada aramak gerekli mi?
Şu dünyada istediğim şeylerden biri sevdiğim kadınla evlenmek.
Dünyada 4000'den fazla dil var.
Şimdi gerçek bir sevgi ve aşk var mı dünyada diye çok merak ediyorum.
Benim tek istediğim dünyada savaşların yaşanmaması ve insanların kültürlerinin paylaşılması ve saygı duyulması.
Dünyada şişmanlığın nadir olduğu tek bölge Afrika'da Sahra çölünün güney kısmıdır.
Dünyada pek çok ülke ve kültür var.
Ben kimim? Nereden geliyorum? Ölümden sonra hayat var mı? Dünyada yaşamın anlamı nedir?
Dünyada yedi binden fazla dil var.
Bu dünyada daimi tek şey değişimdir.
Endonezya dünyada yalnızca adalar üzerinde kurulu olan en büyük ülkedir.
Dünyada aşktan daha büyük bir gizem yoktur.
Dünyada barış istiyoruz.
Dünyada hiçbir şey bizi birbirimizden ayıramaz.
Dünyada sadece güzel insanlar yoktur.
Bu dünyada insan gibi davranmaya devam etmek zordur.
İnsanlar dünyada yaşar.
Su olmasa dünyada hiç kimse yaşayamaz.
Fransız bayrağı dünyada tek üç renkli bayrak değildir.
İran dünyada on sekizinci en büyük ülkedir.
Japonya'da öğrencilerin üniversitelere girmek için zor sınavlara girmeleri gerektiği tüm dünyada bilinmektedir.
Dünyada yapacak en zor şeylerden biri affetmektir.
Çirkin ve mutsuz bir dünyada, en zengin adam çirkinlik ve mutsuzluktan başka bir şey satın alamaz.
Eğer dünyada hiçbir şey yanlış olmasaydı, bize yapacak hiçbir şey olmayacaktı.
Elektriksiz bir dünyada yaşamayı hayal edemiyorum.
Dünyada kişisel çıkarlarını milli çıkarlardan önde tutan politikacılardan nefret ediyorum.
Dünyada politika çok kirli.
Dünyada devlet adamlarına yapılan süikastler dünya tarihini fazla etkilememiştir.
Dünyada sizin gibi etnik milliyetçiliği destekleyen insanları sevmiyorum.
Dünyada yaşayan her şey birbirine bağlıdır.
Dünyada birçok ergatif dil var ve Baskça da onlardan biri.
Emperyalizm ve etnik milliyetçilik dünyada barışın baş düşmanlarıdır.
Dünyada çok sayıda dil var ama seni ne kadar sevdiğimi ifade edebilecek hiçbir söz yok.
Dünyada en çok istediğim şey budur.
Dünyada olan her şeyi bilimle açıklayamazsın.
Dünyada bilimüstü şeyler de var.
Dünyada ne olursa olsun politikaya girmeyi düşünmüyorum.
Bu dünyada hiç mutlu olamadım, dünya benim için tam bir hayal kırıklığı.
Değişen dünyada değişen koşullara adapte olmak şart.
Dünyada Everest dağı kadar yüksek başka bir dağ yoktur.
Dünyada çok yalnız olduğumu unutma.
Büyük ihtimalle dünyada benim çok fazla zamanım yok.
Dünyada kaç tane ülke var.
Bir araştırmaya göre dünyada bir milyar insan yoksulluk çekiyor.