Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "düz"

Узнайте, как использовать düz в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Bu genç ve yaşlı, zengin ve fakir, Demokrat ve Cumhuriyetçi, siyahi, beyaz, Hispanik, Asyalı, Amerikan yerlisi, eşcinsel, düz, engelli ve engelsizler tarafından konuşulan cevaptır. Sadece bir bireyler koleksiyonu veya bir kırmızı ve mavi eyaletler koleksiyonu asla olmadığımızı belirten, dünyaya mesaj gönderenler Amerikalılardır. Biz, ve her zaman Amerika Birleşik Devletleri olacağız.
Translate from турецкий to английский

Lidia'nın sarı düz saçları var.
Translate from турецкий to английский

Ayrıca Felicja'nın da sarı düz saçları var.
Translate from турецкий to английский

Bu çocuk dünyanın düz olduğuna inanmaktadır.
Translate from турецкий to английский

Ben düz gitmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Ayrılacak son kişi soluk yüzlü,düz siyah saçlı, uzun bir adamdı.
Translate from турецкий to английский

Caddede yaklaşık 100 metre kadar düz gidin, ve üç yollu kavşağa varırsınız.
Translate from турецкий to английский

Tom kağıda düz bir çizgi çizdi.
Translate from турецкий to английский

Zamana bağlı bir toplumda zaman lineer olarak görülür-yani geçmişten şimdiki zamana ve geleceğe doğru uzanan düz bir çizgi olarak.
Translate from турецкий to английский

Bayan Yamada büyüleyici Japon masalını düz Japoncaya çevirdi.
Translate from турецкий to английский

Tom daha fazla düz durmaya dayanamıyor.
Translate from турецкий to английский

Tom'un düz A' ları var.
Translate from турецкий to английский

O yere düz düştü.
Translate from турецкий to английский

O, düz mavi bir elbise giydi.
Translate from турецкий to английский

Dünya yuvarlaktır, düz değil.
Translate from турецкий to английский

Ben sadece düz bir ofis çalışanıyım.
Translate from турецкий to английский

O bana düz bir cevap verdi.
Translate from турецкий to английский

O eve giderken düz bir lastik aldı.
Translate from турецкий to английский

O, kurşun kalemi ile düz bir çizgi çizdi.
Translate from турецкий to английский

Düz İngilizce ile yazmaya çalış.
Translate from турецкий to английский

Mary düz saçının olmasını diliyor.
Translate from турецкий to английский

Tom'un düz düşünme sorunu vardı.
Translate from турецкий to английский

Kolomb dünyanın düz olmadığını ispatladı.
Translate from турецкий to английский

Ben sadece düz eski bir ofis çalışanıyım.
Translate from турецкий to английский

Duvarda düz bir çizgi çizdi.
Translate from турецкий to английский

Dünyanın düz olduğuna inanıyorlardı.
Translate from турецкий to английский

Sarhoş adam düz yürüyemiyordu.
Translate from турецкий to английский

Bir zamanlar insanlar dünyanın düz olduğuna inanırdı.
Translate from турецкий to английский

Eski evdeki duvarlar düz değildi.
Translate from турецкий to английский

O düz değil mi?
Translate from турецкий to английский

Düz dur.
Translate from турецкий to английский

Düz bir çizgi çiz.
Translate from турецкий to английский

Düz bir sıra oluşturun.
Translate from турецкий to английский

Bu sokaktan düz git ve bankadan sağa dön.
Translate from турецкий to английский

Dağın tepesi düz.
Translate from турецкий to английский

Küçük tepeler uçaktan düz görünüyorlar.
Translate from турецкий to английский

Bu sokak boyunca düz gidin.
Translate from турецкий to английский

Dünyanın düz olduğu düşünülüyordu.
Translate from турецкий to английский

Düz bir karın istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Bu düz yol sizi postaneye götürecek.
Translate from турецкий to английский

"Pad See Ew", Tayland mutfağına özgü, düz ve geniş kesimli bir pirinç makarnasıdır.
Translate from турецкий to английский

Romanesk tarzı yarımküre şeklindeki tonozlar, sütunlar, kemerli pencereler,geniş düz yüzeyler,kalın,savunmaya uygun duvarlar ve masif bloklu şekillerle karakterize edilir.
Translate from турецкий to английский

Onun göbeği bana Japonya'dan gelen düz ve güzel kartpostalları hatırlatıyor.

Düz meydanın içinden gidin.

Düz uçlu tornavidayı versene.

Tom, Mary'ye düz beyaz bir zarf verdi.

Mary düz bir mavi elbise giydi.

Geçmişte dünyanın düz olduğu düşünülüyordu.

Geçmişte dünya düz olarak düşünüldu.

Ben bu düz kravatı sevmiyorum. Bana daha renkli bir tane gösterin.

Zengin kağnısını dağdan aşırır fakirin eşeği düz yolda şaşırır.

Düz gitmeye devam et.

Lütfen bu düz lastiği tamir eder misiniz?

Ellerini masanın üstüne düz koy.

İnsanlar dünyanın düz olduğunu düşünüyordu.

Bisikletimdeki lastik düz.

Bisikletimin lastiklerinden biri düz.

Tom topa düz vuramaz.

Tom'un düz saçı var.

O, masayı fincanlarla, çay bardağı tabaklarıyla, tabaklarla ve büyük düz tabaklarla donattı.

Düz bir çizgi bir eğrinin önemsiz bir örneğidir.

Çocuk dünyanın düz olduğuna inanıyor.

Düz bir çizgi çizin.

O, düz çizgiler çizer.

Tom'un düz ayakları vardı.

Tom arabayı düz kontak yapmaya çalıştı.

Tom bir arabayı düz kontak yaparken yakalandı.

Onun kız arkadaşı tamamen düz göğüslü.

Düz arazi hiçbir dağ veya tepeye sahip değildir.

Uçak sahilden ayrılırken düz uçuşa geçmeden önce hızla yükseldi.

Dünya'nın düz olmadığını biliyorum.

Düz dur!

Ben hâlâ düz gidebiliyorum.

Yaşlı bir öküz düz oluklar yapar.

Bir akrebe nasıl düz yürüyeceğini öğretemezsin.

Tom dünyanın düz olduğuna inanıyor.

Bir lastik biraz düz görünüyor.

Düz durun. Kambur gibi durmak sizin için kötü.

O düz bir ret verdi.

Düz vites araba sürebilir misin?

Pek çok kişinin düşündüğünün aksine, Orta Çağ'da insanların çoğu dünyanın düz değil, küresel olduğuna inanıyordu.

Tom düz, sıradan bir çocuktu.

Çatal ve çubuklardan önce, insanlar genellikle düz bir parça ekmek ile yemek yerdi.

Tom Dünya'nın düz olduğuna beni ikna etmeye çalışıyor, ama ben buna inanamam.

Ben sadece bir 40 inç düz ekran televizyon aldım.

Düz gidin ve mağazayı bulacaksınız.

Düz gidin sonra sağa dönün.

Eski zamanlarda insanlar dünyanın düz olduğuna inanıyordu.

Biz onu düz tutmaya çalışıyoruz.

Hırsızlar kadının arabasını çalmak istedi fakat beceremediler çünkü düz vites kullanmasını bilmiyorlardı.

Bir gözlemeyi ne kadar düz yaparsanız yapın, onun her zaman iki yüzü vardır.

Bazı insanlar hâlâ dünyanın düz olduğunu düşünüyorlar.

Bazı insanlar dünyanın düz olduğunu düşünüyorlar.

Kartlarınızı masaya yatırın ve bana düz bir cevap verin!

Tomas dünyanın düz olduğuna inanıyor.

Şapkam düz mü?

Sizinle konuşurken düz durun!

Düz ayaklarım var.

Mary düz görünümlü bir kızdır.

Bu cadde düz.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский