Узнайте, как использовать dışarıdan в предложении на турецкий. Более 31 тщательно отобранных примеров.
Neden teknolojiyi dışarıdan alıyoruz?
Translate from турецкий to английский
Dışarıdan çok sert görünmesine rağmen aslında ne kadar yufka yürekli birisi olduğunu onu tanıyanlar anlatıyor.
Translate from турецкий to английский
Rektörlük makamı, öyle dışarıdan görüldüğü gibi çok da cazip bir görev değil.
Translate from турецкий to английский
Bu kapı sadece dışarıdan açılır.
Translate from турецкий to английский
Onu dışarıdan yapabilirsin.
Translate from турецкий to английский
Müşterimiz dışarıdan istenmeyen bakışları önlemek amacıyla iç avlusu olan bir ev inşa etmek istiyor.
Translate from турецкий to английский
Dışarıdan kesilmiş ot kokusu geliyor.
Translate from турецкий to английский
Dışarıdan yeni yıkanmış çamaşır kokusu geliyor.
Translate from турецкий to английский
Biri dışarıdan arıyor.
Translate from турецкий to английский
Kapı dışarıdan kilitliydi.
Translate from турецкий to английский
Bahçe dışarıdan görülemez.
Translate from турецкий to английский
Dışarıdan bir resim çekmenin bir sakıncası yok.
Translate from турецкий to английский
Dışarıdan resim çekersen bizim için önemli değil.
Translate from турецкий to английский
Dışarıdan yapabilirsin.
Translate from турецкий to английский
Bu bina dışarıdan dikkat çekici değildir ama içine bakarsanız çok güzel bahçeli bir iç avlu vardır.
Translate from турецкий to английский
Kapılar dışarıdan kilitlendi.
Translate from турецкий to английский
Dışarıdan yemek söyleyelim.
Translate from турецкий to английский
Ali'nin ortasında hakem topun dışarıdan içeri girdiğini belirterek aut kararı verdi.
Translate from турецкий to английский
Hakem golden önce topun dışarıdan çevrildiğini belirterek golü geçersiz saydı.
Translate from турецкий to английский
Ali liseyi dışarıdan bitirdi.
Translate from турецкий to английский
Sunnyside Park dışarıdan oldukça iyi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Dışarıdan gelince ellerini güzelce yıka.
Translate from турецкий to английский
Evlendikten sonra eşini işten çıkarıp emeklilik primlerini dışarıdan ödemeye devam etti.
Translate from турецкий to английский
Dışarıdan yemek alalım.
Translate from турецкий to английский
Yularları dışarıdan tutulan fularlılar da çomar tayfa kadar önemli bir sorun.
Translate from турецкий to английский
Bazı kapılar sadece içeriden açılır, dışarıdan zorlamanın bir faydası olmaz.
Translate from турецкий to английский
Çin dışarıdan enerji ithal ediyor.
Translate from турецкий to английский
Alberto dışarıdan gelen gürültüleri duydu.
Translate from турецкий to английский
Claudio dışarıdan gelen bazı tuhaf sesler duyuyordu.
Translate from турецкий to английский
Claudio dışarıdan gelen bazı garip sesler işitiyordu.
Translate from турецкий to английский
Mary dışarıdan bir ses duyduğunu söyledi.
Translate from турецкий to английский