Узнайте, как использовать dehşete в предложении на турецкий. Более 68 тщательно отобранных примеров.
Ben dehşete düştüm. Beni nutku tutulmuş bırakıyorsun.
Translate from турецкий to английский
Susan dehşete kapılmıştı.
Translate from турецкий to английский
Tom dehşete düştü.
Translate from турецкий to английский
Silahlı hava korsanları yolcuları dehşete düşürdü.
Translate from турецкий to английский
Dehşete düştüm.
Translate from турецкий to английский
Tom dehşete düşmüş görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Tom dehşete kapılmış görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom kesinlikle dehşete düşmüş.
Translate from турецкий to английский
Onlar dehşete kapılmış görünüyorlar.
Translate from турецкий to английский
Tom dehşete düşmüştü.
Translate from турецкий to английский
Biz dehşete düştük.
Translate from турецкий to английский
Şu adam beni dehşete düşürüyor.
Translate from турецкий to английский
Yılanlardan dehşete kapıldığını söyledi.
Translate from турецкий to английский
Tom'u tamamen dehşete düşürdün.
Translate from турецкий to английский
Onun görgü yokluğu yüzünden dehşete düştüm.
Translate from турецкий to английский
Onların hepsi dehşete kapılmış.
Translate from турецкий to английский
Bana söylediği zaman, dehşete düştüm.
Translate from турецкий to английский
Tom örümceklerden dehşete düşer.
Translate from турецкий to английский
Tom dehşete düşmüş görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Az önce gördüğüm şeyden şok oldum ve dehşete düştüm.
Translate from турецкий to английский
Onun ebeveynleri dehşete kapılmıştı.
Translate from турецкий to английский
Tom, Mary'nin yaptığından dehşete kapıldı.
Translate from турецкий to английский
Ben dehşete düştüm.
Translate from турецкий to английский
Çocuklar dehşete kapılmış.
Translate from турецкий to английский
Herkes dehşete kapılmıştı.
Translate from турецкий to английский
Ben dehşete kapılmıştım.
Translate from турецкий to английский
Tom kesinlikle dehşete kapılmış görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Dehşete düşmüş olmalısın.
Translate from турецкий to английский
Tom, kızının dilini deldirmiş olduğunu fark ettiğinde dehşete düştü.
Translate from турецкий to английский
Tom suçlamalardan dehşete düştü.
Translate from турецкий to английский
Tom dehşete kapılacak.
Translate from турецкий to английский
Onun söylediği tarafından dehşete kapıldım.
Translate from турецкий to английский
Sen bütünüyle onları dehşete düşürdün.
Translate from турецкий to английский
Sen bütünüyle onu dehşete düşürdün.
Translate from турецкий to английский
Olanlar bizi dehşete düşürdü.
Translate from турецкий to английский
Olanlar onları dehşete düşürdü.
Translate from турецкий to английский
Olanlar beni dehşete düşürdü.
Translate from турецкий to английский
Olanlar onu dehşete düşürdü.
Translate from турецкий to английский
John'un ölümüyle dehşete düştüm.
Translate from турецкий to английский
Dehşete kapılmış hissettim.
Translate from турецкий to английский
Ben görünce dehşete kapıldım.
Translate from турецкий to английский
Ben gerçekten dehşete kapıldım.
Translate from турецкий to английский
Tom çok dehşete kapılmıştı.
Translate from турецкий to английский
Tom dehşete düşmüş göründüğümü söyledi.
Translate from турецкий to английский
Fadıl, kızı için dehşete düştü.
Translate from турецкий to английский
İnsanlar dehşete düşecekti.
Translate from турецкий to английский
Mary dehşete düşmüş görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom görünce dehşete kapılmıştı.
Translate from турецкий to английский
Tom dehşete kapılmış göründüğümü söyledi.
Translate from турецкий to английский
Tom muhtemelen dehşete kapılacak.
Translate from турецкий to английский
Tom, Mary'nin muhtemelen hâlâ dehşete düştüğünü söyledi.
Translate from турецкий to английский
Tom bana Mary'nin dehşete düştüğünü düşündüğünü söyledi.
Translate from турецкий to английский
Tom dehşete düşmüş olmalı.
Translate from турецкий to английский
Tom dehşete kapılmış görünüyor.
Tom bana Mary'nin dehşete düşeceğini düşündüğünü söyledi.
Tom, Mary'nin dehşete düştüğünü söyledi.
Sami dehşete düşmüş olmalı.
Tom ve Mary dehşete kapıldı.
Tom dehşete kapılmış gibi görünüyordu.
Tom'un dehşete kapıldığını biliyorum.
Resim Ziri'yi kesinlikle dehşete düşürdü.
Lukas dehşete düşmüştü ve klostrofobik görünüyordu.
Lorenzo, Melissa ile kızını dehşete düşürdü.
Kalman dehşete kapılarak koşmaya başladı.
Kalman dehşete kapılmıştı ve ne yapacağını bilmiyordu.
Gabriel, Rima'nın berbat durumunu görünce dehşete düştü.
Dehşete düşmüş bir şekilde kapıdan geriye doğru sıçradım.
Çocukları ve sivil halkı böyle öldürülürken görmek dehşete düşürücü.