Узнайте, как использовать derinden в предложении на турецкий. Более 87 тщательно отобранных примеров.
Konuşması dinleyicileri derinden etkiledi.
Translate from турецкий to английский
O anne ve babasına derinden bağlıdır.
Translate from турецкий to английский
Manzaradan derinden etkilendim.
Translate from турецкий to английский
Derinden minnettar olduğu için, teşekkürlerini ifade etmeye çalıştı.
Translate from турецкий to английский
Tom, Mary'ye derinden âşık.
Translate from турецкий to английский
İnsanlar onun ani ölümüne derinden üzüldüler.
Translate from турецкий to английский
Tom ve Mary derinden âşıklar.
Translate from турецкий to английский
Tom ve Mary birbirlerine derinden âşıklar.
Translate from турецкий to английский
Onun konuşması tarafından derinden etkilendim.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin tüm yardımları için derinden minnettardır.
Translate from турецкий to английский
Jack, derinden pişman olmuş gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Roma mimarisinden derinden etkilendim.
Translate from турецкий to английский
O, ona derinden bağlıdır.
Translate from турецкий to английский
İzleyici derinden etkilendi.
Translate from турецкий to английский
Onun konuşmasından derinden etkilendim.
Translate from турецкий to английский
Hikayeden derinden etkiledim.
Translate from турецкий to английский
Onun hikayesinden derinden etkilendik.
Translate from турецкий to английский
Gelecek yaşamını derinden düşünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Seni söyleyebileceğimden daha derinden seviyorum.
Translate from турецкий to английский
Kibarlığın için derinden minnettarım.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin söyledikleri tarafından derinden etkilendi.
Translate from турецкий to английский
Konuşma dinleyicileri derinden etkiledi.
Translate from турецкий to английский
İyiliğin için sana derinden minnettarım.
Translate from турецкий to английский
İnsanların anlamsız ölümü beni derinden yaralıyor.
Translate from турецкий to английский
Tom derinden nefes alıyordu.
Translate from турецкий to английский
İçimi en derinden ısıtan o değil miydi?
Translate from турецкий to английский
Tom, sanat tarihiyle derinden ilgilenmeye başladı.
Translate from турецкий to английский
Hikaye bizi derinden etkiledi.
Translate from турецкий to английский
Öldüğünü duyduğumda derinden etkilendim.
Translate from турецкий to английский
Onun cesur mücadelesinin hikayesi bizi derinden etkiledi.
Translate from турецкий to английский
Tom derinden şok oldu.
Translate from турецкий to английский
Sürücü eski arabasına derinden bağlandı.
Translate from турецкий to английский
Haber onu derinden üzdü.
Translate from турецкий to английский
Birbirlerini derinden seviyorlar.
Translate from турецкий to английский
Zeki insanların bakışı, manyetik bir cazibe merkezidir, derinden etkiler.
Translate from турецкий to английский
Neydi sizi bu kadar derinden sarsan?
Translate from турецкий to английский
Bu olanlar beni çok derinden etkiledi.
Translate from турецкий to английский
Konferansçının belâgatlı konuşmasından derinden etkilendik.
Translate from турецкий to английский
Bu anın şimdiye kadar sahip olduğun her şey olduğunu derinden fark et.
Translate from турецкий to английский
Tom karısına derinden aşık.
Translate from турецкий to английский
Tom May'nin gözlerine derinden baktı ve gülümsedi.
Translate from турецкий to английский
Tom derinden rahatsız.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin gözlerine derinden baktı.
Translate from турецкий to английский
Bu beni derinden yaraladı.
Translate from турецкий to английский
Tom derinden etkilendi.
Translate from турецкий to английский
Biz derinden aşıktık.
Translate from турецкий to английский
Büyükanne beklenmedik bir şekilde öldüğünde aile derinden sarsıldı.
Translate from турецкий to английский
Tom ellerini Mary'nin omuzlarına koydu ve derinden onun gözlerine baktı.
Filmi gördükten sonra derinden etkilendim.
Tom Mary'ye derinden aşık oldu.
Bu kitap beni derinden etkiledi.
O bütün kalbiyle şarkı söylerken seyirci derinden etkilendi.
Tom derinden içini çekti.
Ben Frida Kahlo'nun hayatına ve çalışmalarına derinden hayranlık duyuyorum.
Ben bu haberden derinden rahatsız oldum.
Tom görüşme odasına girmeden önce sinirlerini yatıştırmak için yavaş ve derinden nefes alıp verdi.
Zeki bir adam bir kadını derinden sevse bile, ona olan aşkını asla göstermez, ama sadece onu yüreğinde tutar.
Mary kolunu derinden kesti.
Tom derinden nefes aldı.
Sen derinden rahatlamış olmalısın.
Tom derinden sıkıntılı.
Son olaylar onu derinden etkiledi.
"Hey, Tom ve Mary'nin son bölümünde neler oldu?" "Onlar sonunda ayrıldılar. Gerçekten buruktu." "Tanrım! Ve bu kadar derinden aşık olduktan sonra!"
Ekonomi, siyasete derinden bağlı.
Haber onu derinden etkiledi.
Mektubu o kadar arkadaşçaydı ki, o derinden etkilendi ve ağlamaya başladı.
Derinden kızardı.
Derinden soludum.
Fadıl, Mısırlı bir Müslüman kadına derinden aşık oldu.
Onların dostluğu bizi derinden duygulandırdı.
Onun konferansı bize derinden bir izlenim bıraktı.
Derinden sarsıldım.
Derinden hayal kırıklığına uğradım.
Eylemlerim için derinden üzgünüm.
Leyla, Sami'ye derinden aşıktı.
Bu kayıp bizi derinden üzüyor.
Sami kendini Leyla'ya derinden borçlu hissetti.
Sami, Leyla'ya derinden aşık.
Tom'un hikayesinden derinden etkilendik.
Tom, Mary'yi derinden özlüyor.
Laf sokarım derinden, aklın oynar yerinden.
Tom derinden ilgiliydi.
Söylediğin şey Tom'u derinden yaraladı.
Manzara beni derinden etkiledi.
Konuşması beni derinden etkiledi.
2. Karabağ Savaşı'nda yaşanan yenilgi ve İsrail'in karşı tarafa verdiği destek onun moralini bozup dinî inancını derinden sarsmıştı.
Ölümünü duyduğumda derinden etkilendim.