Узнайте, как использовать derken в предложении на турецкий. Более 25 тщательно отобранных примеров.
İstediğine inan derken bile saklıyorsun.
Translate from турецкий to английский
Problemi çözeyim derken daha büyük problemler çıkarmamaya gayret et.
Translate from турецкий to английский
Gelişelim derken kendi öz kültürümüzü yitirdik.
Translate from турецкий to английский
Sizleri kurtarayım derken ben ölüyordum.
Translate from турецкий to английский
Kaş yapayım derken göz çıkardım.
Translate from турецкий to английский
Seni seviyorum derken ciddiydim.
Translate from турецкий to английский
Tehlikeli derken neyi kastediyorsun?
Translate from турецкий to английский
Derken maceralarımızı anlatmaya başladım.
Translate from турецкий to английский
Karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış.
Translate from турецкий to английский
Kaş yapalım derken göz çıkardık.
Translate from турецкий to английский
Kaş yapayım derken göz çıkarmaya gerek yok.
Translate from турецкий to английский
Sanayi derken oto tamiri kastedilen bir ülkede yaşıyoruz.
Translate from турецкий to английский
Sami evet derken şaka ediyordu.
Translate from турецкий to английский
Derken, günün serinliğinde bahçede yürüyen RAB Tanrı'nın sesini duydular. O'ndan kaçıp ağaçların arasına gizlendiler.
Translate from турецкий to английский
Şaka yapayım derken şaka konusu oldum.
Translate from турецкий to английский
Bunu yapmadım derken yalan söylemiştim.
Translate from турецкий to английский
''Büyük düşünmek'' derken kastedilen nedir?
Translate from турецкий to английский
Ha bitti ha bitecek derken akşamı ettik.
Translate from турецкий to английский
"Mutlu olmanız çok iyi" derken sanki ona çok uzaklardan teleskopla bakıyormuş gibiydi.
Translate from турецкий to английский
Bunu derken sigara içiyordu.
Translate from турецкий to английский
Sınavdan full çekeceğim derken zıkkımın kökünü yedim.
Translate from турецкий to английский
Ağzım burnum derken saati on iki etmişiz.
Translate from турецкий to английский
Ağzım burnum derken akşamı etmişiz.
Translate from турецкий to английский
Temel on katlı binanın çatısında uydu montajı yaparken ayağı kayıp aşağı düşmüş. 10, 9, 8, 7 derken 1. kata geldiğinde "Şükürler olsun. Ha bu kata kadar ölmeden geldim. Artık birinci kattan düşsem de ölmem da" demiş.
Translate from турецкий to английский
Tam pandemi önlemleri bitiyor, bez maskelerden kurtulunuyor derken çalan savaş tamtamları, bu sefer de gaz maskelerine mi sıra gelecek diye düşündürtüyor.
Translate from турецкий to английский