Узнайте, как использовать doğan в предложении на турецкий. Более 30 тщательно отобранных примеров.
O, Yengeç burcunda doğan kızların "cesur" olduğunu söylüyor.
Translate from турецкий to английский
Doğu doğan güneşle aydınlandı.
Translate from турецкий to английский
Yarın erken kalkarsan, doğan güneşi görebilirsin.
Translate from турецкий to английский
Her yeni doğan bebek yeni bir dünya demek.
Translate from турецкий to английский
Yaşamın anlamı, karşılıksız sevgiden doğan tertemiz gözyaşlarıdır.
Translate from турецкий to английский
Anne yeni doğan tayı besledi.
Translate from турецкий to английский
Yeni doğan bir bebek kolayca hastalanır.
Translate from турецкий to английский
Doğan güneş ne kadar güzel!
Translate from турецкий to английский
Denizde doğan bebeklere ne olur?
Translate from турецкий to английский
Vezir aslında doğan görünümlü şahin.
Translate from турецкий to английский
Ocak, Şubat ve Mart aylarında doğan insanlar; lütfen buraya toplanın.
Translate from турецкий to английский
Ben Showa döneminde doğan bir insanım.
Translate from турецкий to английский
Fransa'da doğan bir kişi Fransız'dır.
Translate from турецкий to английский
İspanya'da doğan bir kişi İspanyoldur.
Translate from турецкий to английский
Her dakika doğan biri var.
Translate from турецкий to английский
Penny Oleksiak olimpiyatlarda altın bir madalya kazanmak için 2000'li yıllarda doğan ilk atlettir.
Translate from турецкий to английский
Doğan güneşımsın.
Translate from турецкий to английский
Yunanistan'da doğan Yunandır.
Translate from турецкий to английский
Kalbin kimin için çarpıyorsa doğan güneş seni ona kavuştursun. Umarim o benimdir çünkü ben sonsuza dek bekliyorum.
Translate from турецкий to английский
Kalbin kimin için çarpıyorsa doğan güneş seni ona kavuştursun.
Translate from турецкий to английский
Sami'nin yeni doğan oğlu sürekli ağlıyordu.
Translate from турецкий to английский
Doğan avcı bir kuştur.
Translate from турецкий to английский
Anadoluspor ofsayttan doğan endirekt serbest vuruşu kullandı.
Translate from турецкий to английский
Değirmende doğan sıçan gök gürültüsünden korkmaz.
Translate from турецкий to английский
Habil de sürüsünde ilk doğan hayvanlardan bazılarını, özellikle de yağlarını getirdi. RAB Habil'i ve sunusunu kabul etti.
Translate from турецкий to английский
Ali ofsayttan doğan endirekt serbest vuruşu kullandı.
Translate from турецкий to английский
Şafak doğan güneş.
Translate from турецкий to английский
Doğan medyası bir gecede Tüpçü medyasına döndü.
Translate from турецкий to английский
Göçmen kökenli bazı insanlar, aşağılık kompleksi ve kabul edilme arzusundan doğan sağlıksız ve saldırgan bir tutumla kendi kültürlerine karşı nefret besliyor.
Translate from турецкий to английский
Paranın değer kaybedip geliri yabancı para birimleri üzerinden olanların alım gücünün çok daha yükselmesinden doğan çıkar çatışmasının doğal bir sonucu olarak, belli bir süreden fazladır ülkede ikamet etmeyen gurbetçilerin oy hakkının iptal edilmesi fikri gün geçtikçe daha fazla kişi tarafından dillendirilmeye başlanıyor.
Translate from турецкий to английский