Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "doğan"

Узнайте, как использовать doğan в предложении на турецкий. Более 30 тщательно отобранных примеров.

O, Yengeç burcunda doğan kızların "cesur" olduğunu söylüyor.
Translate from турецкий to английский

Doğu doğan güneşle aydınlandı.
Translate from турецкий to английский

Yarın erken kalkarsan, doğan güneşi görebilirsin.
Translate from турецкий to английский

Her yeni doğan bebek yeni bir dünya demek.
Translate from турецкий to английский

Yaşamın anlamı, karşılıksız sevgiden doğan tertemiz gözyaşlarıdır.
Translate from турецкий to английский

Anne yeni doğan tayı besledi.
Translate from турецкий to английский

Yeni doğan bir bebek kolayca hastalanır.
Translate from турецкий to английский

Doğan güneş ne kadar güzel!
Translate from турецкий to английский

Denizde doğan bebeklere ne olur?
Translate from турецкий to английский

Vezir aslında doğan görünümlü şahin.
Translate from турецкий to английский

Ocak, Şubat ve Mart aylarında doğan insanlar; lütfen buraya toplanın.
Translate from турецкий to английский

Ben Showa döneminde doğan bir insanım.
Translate from турецкий to английский

Fransa'da doğan bir kişi Fransız'dır.
Translate from турецкий to английский

İspanya'da doğan bir kişi İspanyoldur.
Translate from турецкий to английский

Her dakika doğan biri var.
Translate from турецкий to английский

Penny Oleksiak olimpiyatlarda altın bir madalya kazanmak için 2000'li yıllarda doğan ilk atlettir.
Translate from турецкий to английский

Doğan güneşımsın.
Translate from турецкий to английский

Yunanistan'da doğan Yunandır.
Translate from турецкий to английский

Kalbin kimin için çarpıyorsa doğan güneş seni ona kavuştursun. Umarim o benimdir çünkü ben sonsuza dek bekliyorum.
Translate from турецкий to английский

Kalbin kimin için çarpıyorsa doğan güneş seni ona kavuştursun.
Translate from турецкий to английский

Sami'nin yeni doğan oğlu sürekli ağlıyordu.
Translate from турецкий to английский

Doğan avcı bir kuştur.
Translate from турецкий to английский

Anadoluspor ofsayttan doğan endirekt serbest vuruşu kullandı.
Translate from турецкий to английский

Değirmende doğan sıçan gök gürültüsünden korkmaz.
Translate from турецкий to английский

Habil de sürüsünde ilk doğan hayvanlardan bazılarını, özellikle de yağlarını getirdi. RAB Habil'i ve sunusunu kabul etti.
Translate from турецкий to английский

Ali ofsayttan doğan endirekt serbest vuruşu kullandı.
Translate from турецкий to английский

Şafak doğan güneş.
Translate from турецкий to английский

Doğan medyası bir gecede Tüpçü medyasına döndü.
Translate from турецкий to английский

Göçmen kökenli bazı insanlar, aşağılık kompleksi ve kabul edilme arzusundan doğan sağlıksız ve saldırgan bir tutumla kendi kültürlerine karşı nefret besliyor.
Translate from турецкий to английский

Paranın değer kaybedip geliri yabancı para birimleri üzerinden olanların alım gücünün çok daha yükselmesinden doğan çıkar çatışmasının doğal bir sonucu olarak, belli bir süreden fazladır ülkede ikamet etmeyen gurbetçilerin oy hakkının iptal edilmesi fikri gün geçtikçe daha fazla kişi tarafından dillendirilmeye başlanıyor.
Translate from турецкий to английский