Узнайте, как использовать durmadan в предложении на турецкий. Более 55 тщательно отобранных примеров.
Tren durmadan önce, inmemelisin.
Translate from турецкий to английский
O, durmadan ailesinin sorunları hakkında konuştu.
Translate from турецкий to английский
Köpek durmadan koştu.
Translate from турецкий to английский
Hiç durmadan on saat çalıştı.
Translate from турецкий to английский
Durmadan masum olduğunu söyledi.
Translate from турецкий to английский
Durmadan sık sık saatlerce çalışırdı.
Translate from турецкий to английский
Otobüs durmadan inmeyiniz.
Translate from турецкий to английский
Neden ben seçimleri durmadan kaybediyorum?
Translate from турецкий to английский
Birkaç gün durmadan yağmur yağdı.
Translate from турецкий to английский
O durmadan yemek yiyor.
Translate from турецкий to английский
Doğa bizi durmadan değiştiriyor.
Translate from турецкий to английский
Tüm öğleden sonra durmadan uyudum.
Translate from турецкий to английский
Onlar durmadan kavga eder.
Translate from турецкий to английский
Durmadan kar yağıyor.
Translate from турецкий to английский
Sabahtan akşama kadar durmadan çalışıyordu.
Translate from турецкий to английский
Durmadan çalış!
Translate from турецкий to английский
Durmadan koştu.
Translate from турецкий to английский
Bugün telefon durmadan çalıyor!
Translate from турецкий to английский
Durmadan aynı hatayı yapıyor.
Translate from турецкий to английский
Tom durmadan aynı hatayı yapıyor.
Translate from турецкий to английский
Durmadan başına iş açıyorum.
Translate from турецкий to английский
Durmadan başıma iş açıyorsun.
Translate from турецкий to английский
O durmadan mendilini kaybeder.
Translate from турецкий to английский
Tren durmadan önce kapıyı açma.
Translate from турецкий to английский
Otobüs durmadan gitti.
Translate from турецкий to английский
Toz bulutları hiç durmadan etrafta uçuşuyordu.
Translate from турецкий to английский
Sarhoşlar durmadan içiyorlar.
Translate from турецкий to английский
Bu kız bütün gün durmadan kitap okudu.
Translate from турецкий to английский
Yağmur bütün gün durmadan yağdı.
Translate from турецкий to английский
Tom üç saat boyunca durmadan konuştu.
Translate from турецкий to английский
Üç gün durmadan yağmur yağdı.
Translate from турецкий to английский
O durmadan yağmurda yürüdü.
Translate from турецкий to английский
O durmadan konuşur.
Translate from турецкий to английский
Tren durmadan önce açmayın.
Translate from турецкий to английский
Ben sadece durmadan uçuşlarla ilgileniyorum.
Translate from турецкий to английский
Sevgilimden ayrıldıktan sonra durmadan ıstırap çektim.
Translate from турецкий to английский
Hiç durmadan günlerce kar yağdı.
Translate from турецкий to английский
Haziran ayında her gün durmadan yağmur yağar.
Translate from турецкий to английский
Son iki haftadır, Mary basın toplantısına hazırlanmak için durmadan çalışıyor.
Translate from турецкий to английский
İleri! Durmadan, korkmadan!
Translate from турецкий to английский
Erkek kardeşimin kedisi durmadan mırlıyor.
Translate from турецкий to английский
Durmadan ileriye gidiyoruz.
Translate from турецкий to английский
Durmadan gülüyordu.
Translate from турецкий to английский
Kadın durmadan konuşuyor.
Translate from турецкий to английский
Hayatta çok daha önemli şeyler var, sürekli durmadan her şeyi hızlandırmaktansa.
Translate from турецкий to английский
Sami saatlerce durmadan patates soyarak babasının restoranında çalıştı.
Translate from турецкий to английский
Sinekler hiç durmadan vızlıyor.
Translate from турецкий to английский
Tom durmadan bana soru sordu.
Translate from турецкий to английский
Neden Kırgızistan'ın eski cumhurbaşkanının evine durmadan baskın yapılıyor?
Translate from турецкий to английский
Mary durmadan telefonuna bakıyordu.
Translate from турецкий to английский
İçimde durmadan kabaran, dinmek bilmeksizin sızlayan bir şey; ruhumda cinayet işlemişim gibi bir ağırlık var.
Bunu Demokratlara durmadan söylüyoruz.
Tom tüm gün durmadan çalıştı.
William durmadan Sandra'nın kapı zilini çalıyordu.
Bu göt yalayıcısı durmadan müdürlere yalakalık yapıyor.