Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "durumda"

Узнайте, как использовать durumda в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Odasını her zaman iyi durumda tutar.
Translate from турецкий to английский

Her durumda, bu seni ilgilendirmez.
Translate from турецкий to английский

Ben bu durumda ne yapmalıyım?
Translate from турецкий to английский

O durumda ne yapmalıydım?
Translate from турецкий to английский

Bu kural her durumda uygulanamaz.
Translate from турецкий to английский

O araba satıcısı bu kullanılmış Toyota'nın iyi durumda olduğunu söylediğinde bana yanlış bilgi vermiş.
Translate from турецкий to английский

Yerinde olsam, böyle zor bir durumda aynı şeyi yaparım.
Translate from турецкий to английский

Hoşuna gitsin ya da gitmesin, her durumda erken ayrılmak zorundasın.
Translate from турецкий to английский

TV aklınızı pasif durumda tutması bakımından zararlıdır.
Translate from турецкий to английский

O bu işe başladığından beri oldukça iyi durumda.
Translate from турецкий to английский

İstasyona kadar koşacak durumda değilim.
Translate from турецкий to английский

Acil durumda hangi numarayı aramalıyım?
Translate from турецкий to английский

Acil bir durumda, bu düğmeye basın.
Translate from турецкий to английский

Acil durumda, 119'u arayın.
Translate from турецкий to английский

Acil bir durumda, 110'u çevirin.
Translate from турецкий to английский

Acil bir durumda, temsilcim ile temas kurun.
Translate from турецкий to английский

Acil bir durumda, polisi arayın.
Translate from турецкий to английский

Acil bir durumda, hemen temsilcimle temas kurun.
Translate from турецкий to английский

Acil durumda derhal bu düğmeye basınız.
Translate from турецкий to английский

Acil bir durumda birikimlerine baş vurabilirsin.
Translate from турецкий to английский

Çoğu durumda, onun cevapları doğru.
Translate from турецкий to английский

Bir avukatın zor bir durumda küçük konularda bile her taşın altına bakması ve aynı konuda sonuca ulaşmak için ısrarla belirtmesi önemlidir.
Translate from турецкий to английский

Dünya şimdi olduğu durumda olmasa, kimseye güvenemem.
Translate from турецкий to английский

O beni güç bir durumda bırakırdı.
Translate from турецкий to английский

Keşke bu zor durumda bana ne yapmam gerektiğini söylesen.
Translate from турецкий to английский

Tom bugünlerde kötü durumda.
Translate from турецкий to английский

Tom tehlikeli durumda Mary'ye yardım etmek için gitti ve o, ona teşekkür bile etmedi.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'nin özürünü kabul edecek durumda değildi.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary ile konuşacak durumda değildi.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'ye bu durumda ne yapması gerektiğini düşündüğünü sordu.
Translate from турецкий to английский

Onu tartışacak durumda değilim.
Translate from турецкий to английский

Bu durumda, polis çağırın.
Translate from турецкий to английский

O üç yıl öncekinden daha iyi bir durumda.
Translate from турецкий to английский

O şimdi çok zor bir durumda.
Translate from турецкий to английский

O gerçekten iyi durumda.
Translate from турецкий to английский

Hastalık Mike'ı yürüyemez durumda bıraktı.
Translate from турецкий to английский

O iyi durumda.
Translate from турецкий to английский

Onlar iyi durumda.
Translate from турецкий to английский

Kendini sefil bir durumda bulacaksın.
Translate from турецкий to английский

Bu durumda yanılıyorsunuz.
Translate from турецкий to английский

Şaka yapacak durumda değilim.
Translate from турецкий to английский

Diş etleriniz kötü durumda.
Translate from турецкий to английский

Yasa bu durumda uygulanmaz.
Translate from турецкий to английский

Her durumda, yarın seni arayacağım.
Translate from турецкий to английский

O, bu işi gerçekleştirebilecek durumda değil.
Translate from турецкий to английский

Yürüyebilecek durumda mısınız?
Translate from турецкий to английский

Sıfırken 3.000.000 yen fiyatı olan arabalar, şimdi 300.000 ediyor; bu durumda sanırım benimkini biraz daha kullanacağım.

Bu durumda, fikrimi değiştireceğim.

Çoğu durumda üç iş günü içerisinde teslim edebiliyoruz.

ABD ekonomisi iyi durumda.

Bu durumda bu kuralı uygulayabilir miyiz?

Acil bir durumda, hızlı davranır mısınız?

Mallar iyi durumda geldi.

O durumda ne yapardın?

Bu durumda ne yapardın?

Annen kritik durumda.

Bu kural her durumda geçerli değildir.

Bu durumda ne yapmalılar?

Onun iş ilişkileri iyi durumda.

Benzer bir durumda, aynı şeyi yaparım.

Bu kuralı her durumda uygulayamazsınız.

Bu hâlâ atılamayacak kadar çok iyi durumda.

Böyle bir durumda ne yapmalıyım?

Böyle bir durumda ne yaparsın?

Çok garip bir durumda olduğumu hayal ettim.

O kelime o durumda uygun muydu?

Kendimi oldukça hassas bir durumda buluyorum.

Acil bir durumda, beni bu numaradan ara.

Herhangi acil durumda ona her zaman güvenebilirsin.

O şimdi beş yıl önce olduğundan daha iyi durumda.

O şimdi beş yıl önce olduğundan çok daha iyi durumda.

Birçok kişi eskisinden daha iyi durumda.

O benim zor durumda başvurduğum adam.

Oda kusursuz durumda.

Web sayfası çökmüş durumda.

Bu durumda kimin otorite olduğu bilinmiyor.

Bu durumda siz ne yapardınız?

Her durumda, ben görevimi yaptım.

Hepsi çok iyi oyuncu olmasa da oyunculukları idare eder durumda.

Neden beni her durumda kendimi korumam için eğitiyorsun?

Tom harap durumda.

Bazen söz verirsin yapamazsın bu durumda da suçlu olur muyuz?

Ben sadece beni sevmesini istemiştim hatalarımla eksiklerimle; bu durumda ikimiz de hatalı değil miydik?

Her acil durumda her zaman Holmes'e güvenebilirsin.

Şu durumda yatırımlarımızı başka ülkelere kaydırmaktan başka çaremiz yok.

Ev kötü durumda idi.

Tom çok iyi. / Tom gayet iyi durumda.

Bu kadar eski bir arabayı böyle iyi bir durumda hiç görmedim.

Tom kritik durumda.

Tom'un ve benim uzun süredir birbirimizle ilişkimiz kesilmiş durumda.

Motoru çalışır durumda tutun. Hemen döneceğim.

Tom mükemmel durumda.

Bu antik saat neredeyse mükemmel durumda.

Michael Schumacher kritik durumda.

Çok zor bir durumda bana yardım etti.

Tom gerçekten kötü durumda.

Aksi durumda hava kararmadan önce oraya varamazsınız.

Başladığımızdan daha iyi durumda değiliz.

Baştan yanlış yapmasaydın şimdi bu durumda olmazdık.

Acil bir durumda polisi arayın.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский