Узнайте, как использовать duygusal в предложении на турецкий. Более 80 тщательно отобранных примеров.
Kediler sahiplerininkine paralel duygusal alışkanlıklar gösterir.
Translate from турецкий to английский
Tom duygusal hissetmekten kendini alamadı.
Translate from турецкий to английский
Madison Kongrede çok duygusal bir konuşma yaptı.
Translate from турецкий to английский
Boşanma adamda duygusal yaralar bıraktı.
Translate from турецкий to английский
O çok duygusal.
Translate from турецкий to английский
Tom duygusal olmaz.
Translate from турецкий to английский
Ona duygusal ve fiziksel zarar vermeden ilk önce arkadaş olmak isterim.
Translate from турецкий to английский
Tom duygusal oldu.
Translate from турецкий to английский
Tom duygusal mıydı?
Translate from турецкий to английский
Tom aşırı duygusal.
Translate from турецкий to английский
Tom'un birkaç duygusal problemi var.
Translate from турецкий to английский
Tom bana Mary'nin duygusal yönden kararsız olduğunu söyledi.
Translate from турецкий to английский
Böyle bir duygusal aptal olmayın.
Translate from турецкий to английский
Tom duygusal bir çocuktu ve kolayca ağladı.
Translate from турецкий to английский
Tom'un duygusal sorunları var.
Translate from турецкий to английский
Tom'un bazı duygusal sorunları var.
Translate from турецкий to английский
Duygusal bir düzeyde katılıyorum ama pragmatik düzeyde katılmıyorum.
Translate from турецкий to английский
Bu ilaçlar prolaktin seviyesini arttırıyor ve çok daha duygusal oluyorsun.
Translate from турецкий to английский
Tom çok duygusal.
Translate from турецкий to английский
İnsanlar, ekonomik ve duygusal yönden birbirlerine bağımlı olmamalıdır.
Translate from турецкий to английский
Çok duygusal oluyorsun.
Translate from турецкий to английский
Tom bazen çok duygusal olur.
Translate from турецкий to английский
Tom aşırı duygusal görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Bu kadar duygusal olmayın.
Translate from турецкий to английский
Sayılar tamamen rastgele seçilmiş olsa ve duygusal ilişkileri olmasa daha iyi olur mu?
Translate from турецкий to английский
İnsanlar seni hiç aşırı duygusal olarak suçlar mı?
Translate from турецкий to английский
Tom böyle zamanlarda aşırı duygusal olur.
Translate from турецкий to английский
Tom genellikle çok duygusal.
Translate from турецкий to английский
Tom oldukça duygusal, değil mi?
Translate from турецкий to английский
Gelgitli, uzatmalı ilişkiler duygusal açıdan bezdirici olabilir.
Translate from турецкий to английский
Mahmurluğun en kötü türü duygusal mahmurluktur.
Translate from турецкий to английский
Aşırı duygusal olduğumu sanmıyorum.
Translate from турецкий to английский
Çok duygusal olma.
Translate from турецкий to английский
Tom aşırı duygusal olur, değil mi?
Translate from турецкий to английский
Kızın çok hanım ve duygusal.
Translate from турецкий to английский
Tom duygusal zekadan yoksun.
Translate from турецкий to английский
Duygusal yönden perişan insanlarla nasıl konuşacağımı bilmiyorum.
Translate from турецкий to английский
Aşırı duygusal olma.
Translate from турецкий to английский
Duygusal olma.
Translate from турецкий to английский
Duygusal olmayalım.
Translate from турецкий to английский
O, çocukları için sıcak duygusal yakınlık gösteriyor.
Translate from турецкий to английский
Tom fiziksel ve duygusal istismara maruz kalmıştı.
Translate from турецкий to английский
Tagalog, İngilizceden daha duygusal bir dildir.
Translate from турецкий to английский
Sanırım Tom aşırı duygusal.
Translate from турецкий to английский
O ve Mary ayrıldıktan sonra Tom üzücü ve duygusal aşk şarkılarını dinlemekten kaçındı.
Translate from турецкий to английский
Çok aşırı duygusal olma.
Translate from турецкий to английский
Mülteciler fiziksel ve duygusal olarak acı çekti.
Translate from турецкий to английский
Duygusal olmak bir bilim adamı için iyi değil.
Translate from турецкий to английский
Bu, duygusal şey.
Ben çok hassas ve duygusal bir insanım.
Onun duygusal bir ağzı vardır.
Bu kadar duygusal olmayı bırak.
Dikkat! Duygusal bağlılık, aşk ile eşanlamlı değildir!
Tom çok duygusal olur.
İnsanların duygusal yaşamları gittikçe daha istikrarsız hale geliyor.
Tom duygusal olarak Mary'ye şantaj yapıyor.
Bunun hakkında duygusal konuşma yaparım.
Rakunlar duygusal hale geldi.
Tom aşırı duygusal davrandığımı söyledi.
Fadıl başkalarının duygusal acılarından keyif alıyordu.
Tom bana duygusal destek vermeyi başaramadı.
Sami'nin duygusal olgunluk sorunları vardı.
Başka birinin duygusal bir varlık olduğunu nereden bilirim?
Tom'un ciddi duygusal sorunları vardı.
Kendimi hep duygusal olarak kötüye kullanılmış hissettim.
Biz duygusal yaratıklarız.
İnsanlar olaylara duygusal tepki verme eğilimindedirler.
Kültür şoku genellikle duygusal bir lunapark hız treni olarak tanımlanır.
Leyla duygusal olarak hasarlıydı.
Leyla duygusal olarak değil ama fiziksel olarak iyileşti.
Sami'nin kendi çocuklarıyla hiçbir duygusal bağı yoktu.
Sami duygusal bir enkazdı.
Sami'nin birçok zihinsel ve duygusal sorunu vardı ve onları alkolle tedavi ediyordu.
Mary duygusal bir insandır.
Her duygusal tepki aklın sınamasına tabi tutulmalıdır.
Duygusal anlamda tükenmiş durumdayım.
Öfke de sevgi gibi bir duygusal yakınlıktır.
Bu çok duygusal bir kare.
Duygusal ve fiziksel olarak yorgunum.
Filmin çok duygusal olduğunu düşünüyorum.