Узнайте, как использовать efendim в предложении на турецкий. Более 73 тщательно отобранных примеров.
Bugün size nasıl yardımcı olabilirim, efendim?
Translate from турецкий to английский
Şimdi gidebilirsiniz, efendim.
Translate from турецкий to английский
Sürücü belgenizi görebilir miyim, efendim?
Translate from турецкий to английский
Sizin için özel bir şeyimiz var, efendim.
Translate from турецкий to английский
Onu yapamam, efendim.
Translate from турецкий to английский
Siz yokken bir beyefendi aradı, efendim.
Translate from турецкий to английский
Bir beyefendi sizin yokluğunuzda aradı, efendim.
Translate from турецкий to английский
Efendim, yardımınıza ihtiyacımız var lütfen.
Translate from турецкий to английский
Bir iş arıyorum, efendim.
Translate from турецкий to английский
Bizimle gelir misiniz efendim?
Translate from турецкий to английский
Size bir fincan kahve getirebilir miyim, efendim?
Translate from турецкий to английский
Efendim, ben elektronik, matematik ve satranç kulüpleri başkanıyım.
Translate from турецкий to английский
O size yakın mı yaşıyor, efendim?
Translate from турецкий to английский
Nereye gitmek istersiniz, efendim?
Translate from турецкий to английский
Neymiş efendim?
Translate from турецкий to английский
Tom hemen sizi görmek istiyor, efendim.
Translate from турецкий to английский
Size bir şeye getirebilir miyim, efendim?
Translate from турецкий to английский
"Efendim?" "Efendim değil, buyurun diyeceksin."
Translate from турецкий to английский
Evet, efendim.
Translate from турецкий to английский
Başka bir şey var mı efendim?
Translate from турецкий to английский
Günaydın efendim! Size Mutlu Noeller!
Translate from турецкий to английский
Üzgünüm efendim ama ceket ve kravat mecburidir.
Translate from турецкий to английский
Olumlu, efendim.
Translate from турецкий to английский
Hizmetinizdeyim, efendim.
Translate from турецкий to английский
Bu son tren, efendim.
Translate from турецкий to английский
Size yardım edebilir miyim, efendim?
Translate from турецкий to английский
Masanız hazır, efendim.
Translate from турецкий to английский
Sizinle tanışmak bir zevkti, efendim.
Translate from турецкий to английский
Efendim, içki mi içiyorsunuz?
Translate from турецкий to английский
Katip "Sizin için ne yapabilirim, efendim?" dedi.
Translate from турецкий to английский
"Çay nasıl, genç efendim?" "Olağanüstü, sevgili Jeeves'im, olağanüstü."
Translate from турецкий to английский
Ve sizin için efendim; bir çorba, belki?
Translate from турецкий to английский
Hayır efendim, ben Alman'ım.
Translate from турецкий to английский
Lütfen kızmayın, efendim! Ben yeni bir işçiyim!
Translate from турецкий to английский
Herhangi bagajınız var mı, efendim?
Translate from турецкий to английский
Siz doktor musunuz, efendim?
Translate from турецкий to английский
İşte faturanız, efendim.
Translate from турецкий to английский
Efendim, sizin için özel bir şeyimiz olacak.
Translate from турецкий to английский
Hayalet diye bir şey yoktur, efendim.
Translate from турецкий to английский
Bir şilin alabilir miyim, efendim?
Translate from турецкий to английский
Şimdi dinleyin efendim. Siz daha iyi bir fiyat bulamazsınız. Bunun için size söz veriyorum!
Translate from турецкий to английский
Üzgünüm efendim. Bir hata olmuş olmalı.
Translate from турецкий to английский
Dışarı çıkabilir misiniz, lütfen, efendim?
Translate from турецкий to английский
Bunu nasıl biliyorsunuz, efendim?
Translate from турецкий to английский
Efendim, otel odasında sigara içtiniz ve faturanıza 200 dolarlık bir ücret ekledik.
Translate from турецкий to английский
Pekala, efendim. Salata barı orada.
Translate from турецкий to английский
Bir sorun mu var efendim?
Translate from турецкий to английский
Lütfen içeri girin, efendim.
Translate from турецкий to английский
Bu taraftan, efendim.
Translate from турецкий to английский
"Üzgünüm efendim." "Tamam, ama tekrar yok"
Lütfen buyurun efendim.
Randevunuz var mı, efendim?
Daha sonra tekrar gelin, efendim.
Partinizde kaç kişi var, efendim?
Efendim, ben sizin büyük bir hayranınızım. Bana bir imza verebilir misiniz?
Hizmetinizdeyim, sevgili efendim!
Hiç bagajınız var mı, efendim?
Bu doğru mu, efendim?
Bunu şarabın üstün kalitesine bağlıyorum efendim.
Efendim, polisi çağırmam gerekiyor mu?
Bir sorun mu var, efendim?
Bir problem mi var, efendim?
Kahve ister misiniz, efendim?
"Efendim?" "Efendin kalem odasında."
Evet efendim, sepet efendim.
Aman efendim, lafı mı olur?
Merhabalar efendim. Çöl sizi bekliyor.
Peki efendim, öteki kararlara uymakla da sonuç bu olmayacak mıydı?
Efendim?
Beni mi istemiştiniz efendim?
İşte hesabınız, efendim.
Şapkanızı alabilir miyim efendim?
Hayır, benim değil efendim.