Узнайте, как использовать ekmek в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Ekmek undan yapılır.
Translate from турецкий to английский
Bu ekmek çok lezzetli.
Translate from турецкий to английский
Eve ekmek ve tereyağı getirir.
Translate from турецкий to английский
Bu sabah ekmek ve tereyağı yedim.
Translate from турецкий to английский
Adam ekmek yiyor.
Translate from турецкий to английский
Erkek çocuk ekmek yiyor.
Translate from турецкий to английский
Ve biraz ekmek.
Translate from турецкий to английский
Kutunun içinde taze ekmek var mıydı?
Translate from турецкий to английский
Her kim geç kalkarsa, onun için, yeterli ekmek olmayabilir.
Translate from турецкий to английский
Çoğu sporlarda en sıkı çalışma yapan takım genellikle eve ekmek parasını getirir.
Translate from турецкий to английский
İncil'de, " İnsan yalnız ekmek ile yaşamayacak " diyor.
Translate from турецкий to английский
Kahvaltı için çayla ekmek yedim.
Translate from турецкий to английский
Beyaz ekmek, lütfen.
Translate from турецкий to английский
Anne bir somun ekmek aldı.
Translate from турецкий to английский
Anne biraz ekmek almak için şehre gitti.
Translate from турецкий to английский
Ben geçen baharda bir aşçılık dersi aldım ve ekmek pişirmeyi öğrendim.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'den biraz ekmek satın alması için dükkâna gitmesini rica etti.
Translate from турецкий to английский
Tom 6:30'da yataktan kalktı, mutfağa gitti ve tost makinesine iki dilim ekmek koydu.
Translate from турецкий to английский
Ekmek yiyin!
Translate from турецкий to английский
Ben gideyim ve biraz ekmek satın alayım.
Translate from турецкий to английский
Geçen yıl ilkbaharda aşçılık kursuna gittim ve ekmek pişirmeyi öğrendim.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin zaten ekmek aldığını bilmiyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'yi işten eve giderken onun biraz ekmek almasını isteyip istemediğini sormak için aradı.
Translate from турецкий to английский
O, kız kardeşine bir parça ekmek kesti.
Translate from турецкий to английский
Ekmek ister misiniz?
Translate from турецкий to английский
Tom, üç yumurta ve bir dilim kızarmış ekmek yedik.
Translate from турецкий to английский
Tom bir parça sarımsaklı ekmek yedi.
Translate from турецкий to английский
Mayuko kahvaltı için ekmek yer.
Translate from турецкий to английский
Tom fareyi bir parça ekmek ile duvardaki deliğin dışına çıkması için ikna etti.
Translate from турецкий to английский
Şu adam ekmek yedi.
Translate from турецкий to английский
Bu bir çeşit ekmek.
Translate from турецкий to английский
Ekmek bir fırında pişirilir.
Translate from турецкий to английский
O ekmek ve tereyağı seviyor.
Translate from турецкий to английский
Ekmek bayat ve sert.
Translate from турецкий to английский
Biraz ekmek ve süte ihtiyacım var.
Translate from турецкий to английский
O, bir somun ekmek aldı.
Translate from турецкий to английский
Ben sadece bir lokma ekmek aldım.
Translate from турецкий to английский
İki somun ekmek aldım.
Translate from турецкий to английский
Yarım somun ekmek hiç yoktan iyidir.
Translate from турецкий to английский
Lütfen bana bir parça ekmek ver.
Translate from турецкий to английский
Kahvaltı için bir somun ekmek aldım.
Translate from турецкий to английский
O, boğazına bir parça ekmek sıkıştırdı.
Translate from турецкий to английский
Ekmek ve süt iyi yiyeceklerdir.
Translate from турецкий to английский
Biraz peynir ve ekmek alacağım.
Translate from турецкий to английский
Biraz daha ekmek istiyorum, lütfen.
Translate from турецкий to английский
Bu ekmek fırından yeni çıktı.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'ye ekmek pişirmeyi öğretti.
Translate from турецкий to английский
Ekmek ve tereyağından başka bir şey yemedim.
Translate from турецкий to английский
Hangisini tercih edersin, pirinç pilavı mı yoksa ekmek mi?
Translate from турецкий to английский
Annem her sabah ekmek pişirir.
Bu bayat ekmek bir kaya kadar sert.
Hâlâ biraz ekmek kaldığını umuyorum.
Bilirsin, ekmek aslanın ağzında.
Ekmek ve süt alacak kadar parası ancak vardı.
Bu sabah bir somun ekmek aldı.
Bu ekmek büyük.
Bu ekmek küçük.
Ekmek un, su ve maya'dan yapılır.
Öğle yemeği için biraz ekmek ve bir kaynamış yumurta yedim.
Bu ekmek taze değil.
Annem hafta sonları ekmek ve kurabiye pişirir.
Umarım ekmek yarına kadar dayanır.
Yemeğinle bir parça ekmek ister misin?
Ekmek yerim.
Ekmek pişiriyorum.
Adam ekmek yedi.
Ekmek nerede?
Çocuk ekmek yiyor.
Ekmek fırında.
Taze ekmek aldım.
Oğlan ekmek yemekte.
Adam ekmek yemekte.
Ekmek yiyorum.
Ekmek yitiren ekmek bulmaz.
Eve gelmeden önce ekmek alırsan harika olur.
Kadın ekmek yiyor.
Kız ekmek yiyor.
Ekmek bayattır.
İspanya'da ve Fransa'da her gün taze ekmek alırız.
Çoğunlukla postanenin yanındaki fırından ekmek alırım.
Adam ekmek yiyordu.
Her gün ne kadar ekmek yersin?
Ekmek buğdaydan yapılır.
Tom üç somun ekmek aldı.
Tom yaklaşık haftada bir kez ekmek pişirir.
Bu ekmek en az üç haftalıktır.
Taze pişmiş ekmek kokusunu severim.
Biraz daha ekmek ister misin?
Tom üç somun ekmek pişirdi.
Bana bir dilim ekmek verebilir misin?
Ekmek yoksa, sadece pasta yiyin.
Üzgünüm ama bana biraz ekmek satın alabilir misiniz?
Ekmek yemeye bayılırım.
Ekmek almamı söylemeyi unuttun.
Japonya'daki birçok genç insan kahvaltıda ekmek yer.
Bu ekmek lezzetli.
Hepinize yetecek kadar ekmek var.
Ekmek fırındadır.
Biraz ekmek, biraz jambon ve bir şişe de şarap al.
Tereyağlı ekmek yiyoruz.