Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "epey"

Узнайте, как использовать epey в предложении на турецкий. Более 92 тщательно отобранных примеров.

Onun epey tecrübesi var.
Translate from турецкий to английский

Tom epey bos zamanı var.
Translate from турецкий to английский

Projeye epey para harcadık.
Translate from турецкий to английский

Sen epey değiştin.
Translate from турецкий to английский

Tom ve Mary beraber epey zaman geçirdiler.
Translate from турецкий to английский

Objektif olarak bakınca, onun görüşleri rasyonalizmden epey uzak.
Translate from турецкий to английский

Bu yüksek maaşınla epey birikim yapmışsındır diye tahmin ediyorum.
Translate from турецкий to английский

Buna epey kafa yoruyorum.
Translate from турецкий to английский

Epey kafa patlatıyorum.
Translate from турецкий to английский

Tom yeni dairesinde, gürültü yapan komşularıyla epey sorun yaşıyor.
Translate from турецкий to английский

Epey para kazandım.
Translate from турецкий to английский

Birlikte epey zaman geçireceğiz.
Translate from турецкий to английский

Burada epey insan var.
Translate from турецкий to английский

Eline epey fırsat geçmişti senin.
Translate from турецкий to английский

Tom epey acı içinde.
Translate from турецкий to английский

Yaşlı amcam ve halam ikisi de epey katı ahlakçıdır.
Translate from турецкий to английский

Biliyorum belli olmuyor, ama gerçekten misafir yatak odasından epey ıvır zıvır attım.
Translate from турецкий to английский

Hey Tom, seni son görüşümden beri boyun epey uzamış.
Translate from турецкий to английский

Hey Tom, seni son gördüğümden beri epey uzamışsın.
Translate from турецкий to английский

Tom son zamanlarda epey uzadı.
Translate from турецкий to английский

Şu an onların fikirlerini yermek kolay, fakat onlar o zaman epey haklı göründü.
Translate from турецкий to английский

Bu, epey cesurca.
Translate from турецкий to английский

Japoncam için faydalı olacak güzel bir yazı hazırlamaya çalıştım, ama öğretmenim yazıda epey yanlışlar olduğunu ve yeni baştan yazmam gerektiğini söyledi.
Translate from турецкий to английский

Bu soğuk algınlığını atlatmam için epey zaman geçecek.
Translate from турецкий to английский

Tom yeni klavyesine alışana kadar epey imla hatası yapıyordu.
Translate from турецкий to английский

Bu iş epey karışabilir.
Translate from турецкий to английский

Kızına epey para verdi.
Translate from турецкий to английский

Bu aralar IT sertifikasyonlarına çalışmak için epey zaman harcıyorum.
Translate from турецкий to английский

Kumarbaz epey para kaybetti.
Translate from турецкий to английский

Seni epey önemsiyorum.
Translate from турецкий to английский

Epey iyi oynadık.
Translate from турецкий to английский

Yapacak epey işim var.
Translate from турецкий to английский

Ben senden epey yaşlıyım.
Translate from турецкий to английский

Tom epey çok yedi. Acıkmış olmalı.
Translate from турецкий to английский

Aslında buna epey sevindim.
Translate from турецкий to английский

Sami İslam hakkında epey bilgiliydi.
Translate from турецкий to английский

O şehirde epey mahalle baskısı varmış.
Translate from турецкий to английский

Tom bunu yaparken epey zorluk çekti.
Translate from турецкий to английский

Kaybolup da otele geri dönmeye çalışırken epey zorlandım.
Translate from турецкий to английский

Onu yolculuktan vazgeçirmeye çalışırken epey zorlandım.
Translate from турецкий to английский

Bu raporu zamanında yetiştirmeye çalışırken epey zorlandım.
Translate from турецкий to английский

Bu dükkânı tutarken epey hava parası ödedik.
Translate from турецкий to английский

Tom bu konuda epey iyiydi.
Translate from турецкий to английский

Tom bizden epey yaşlı.
Translate from турецкий to английский

Tom epey heyecanlı görünüyordu.
Translate from турецкий to английский

Tom epey dikkafalı.
Translate from турецкий to английский

Dün gece Tom'un çenesi epey düşmüştü.
Translate from турецкий to английский

İngilizcende epey ilerleme var.

Senden epey büyüğüm.

Yapmam gereken işler epey birikti.

Bunu yapmak epey güçtü.

Kutu epey ağırmış.

Tom anlaşması epey zor biridir.

Tom evlendikten sonra epey kilo aldı.

Bu kaynak geçerliliğini yitireli epey bir zaman oluyor.

Tom epey sinsi biri.

Tom epey hızlı yürüyordu.

Boyu eskiye göre epey uzamış galiba.

İstanbul'un hemen yamacında epey arazisi var.

İstanbul'un hemen dışında epey arsası var.

İstanbul'un yanıbaşında epey arsası var.

Şehrin epey dışındaki bir evde oğluyla beraber yaşıyor.

Çok ciddi değildi ama epey rahatsız ediciydi.

Epey hata yaptı.

Saat epey ilerliyor.

Ooo, saat epey ilerlemiş.

Aslında koşullar epey çeşitlilik gösteriyor.

Teknik analiz üzerine epey yazı ve kitap okudum ama borsanın kumar olduğuna dair düşüncem değişmedi.

Tetris ilk çıktığı zamanlarda heves edip epey oynamıştık.

Hindistan cevizini kırarken epey zorlandı.

Yabancı dil bilgim çok azken epey bilgim olduğunu sanırdım. Bilgim arttıkça aslında çok az bildiğimi fark etmeye başladım. Korkarım bu işin sonu Sokrates'in meşhur sözüne varacak.

Ayda birkaç kez kullanılan aletler mutfakta epey yer kaplıyor.

FOMO psikolojisine kapılıp daha da yükselir diye o hisseye epey para yatırmıştı, ama kâr satışları başlayıp hisse serbest düşüşe geçince fena badelendi.

Bu şarkının enstrümantal versiyonunu bulmakta epey zorlandım.

Tom, Mary'nin ilk sevişme öncesi gerginlik ve triplerini aşarken epey zorlandı.

Özel plaka almak için epey para ödedi.

Damlama yapan musluk ve rezervuarlar su faturasına epey etki edebilir.

Birkaç gündür aralıksız süren yağışlar baraj doluluk oranlarını epey yükseltti.

Böyle bir şey yapmayalı epey oldu.

Ödevi yaparken o kitaptan epey faydalandım.

Bir ara taksici cinayetleri epey yaygındı.

Mutfakları epey geniş olduğundan yer sıkıntısı çekmeden çift kapılı bir buzdolabı aldılar.

Tom epey zorladı.

Arabalardan epey anlıyor.

Ali'nin attığı tweet epey yürüdü.

Bu kazak üzerimde epey dökümlü durdu. Bir beden küçüğü belki daha yakışır.

"Bu aralar epey kilo aldım." "Ne iyi. Güzelliğinin hacmi artmış işte."

Filmin alt yazılarında epey çeviri hatası vardı.

Tom'dan haber almayalı epey zaman oldu.

5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü'nde İbrahim Tatlıses'e Yaşam Boyu Onur Ödülü verilmesi epey ironik olmuş.

Bu epey ağır bir ifade olur.

Bu iş için Ali'ye epey para tosladık.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский