Узнайте, как использовать ettirmek в предложении на турецкий. Более 61 тщательно отобранных примеров.
Hastalık nedeniyle ödevimde erkek kardeşime yardım ettirmek zorunda kaldım.
Translate from турецкий to английский
Gözlerimi kontrol ettirmek için hastaneye gittim.
Translate from турецкий to английский
Bizim fikrimizi diğerlerine kabul ettirmek iyi değildir.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'ye zorla kabul ettirmek istemiyordu.
Translate from турецкий to английский
Bunu yapabilmemin tek yolunun Tom'u bana yardım ettirmek olduğunu anladım.
Translate from турецкий to английский
Arabayı tamir ettirmek 300 dolara mal oldu.
Translate from турецкий to английский
Kameramı tamir ettirmek zorunda kalacağım.
Translate from турецкий to английский
Arabamı tamir ettirmek bana üç yüz dolara mal oldu.
Translate from турецкий to английский
Bu teybi tamir ettirmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Çok büyük bir kaya parçasını hareket ettirmek çok zor olacak.
Translate from турецкий to английский
Bu arabayı tamir ettirmek kaça mal olur?
Translate from турецкий to английский
Ayakkabılarımı tamir ettirmek ne kadara mal olur?
Translate from турецкий to английский
Ben kendi düşüncelerimi dikte ettirmek gibi bir niyetim yok.
Translate from турецкий to английский
Bence, bu kamerayı tamir ettirmek size 10.000 Yen'den fazlaya patlayacak.
Translate from турецкий to английский
Eski gelenekleri devam ettirmek lazım.
Translate from турецкий to английский
Diğerlerini bize yardım ettirmek zorunda kalacağım.
Translate from турецкий to английский
Tom saçını tıraş ettirmek için, hastanenin yakınındaki berbere gitti.
Translate from турецкий to английский
En kısa sürede bunu tamir ettirmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
En kısa sürede bu arabayı tamir ettirmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Kamyonunu tamir ettirmek için ne kadar ödemek zorunda kaldın?
Translate from турецкий to английский
Tom'u bize yardım ettirmek mümkün olmalı.
Translate from турецкий to английский
Bu koliyi sigorta ettirmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Bu sandalyeyi tamir ettirmek yaklaşık kaça mal olur?
Translate from турецкий to английский
Tom'u bize yardım ettirmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Bisikleti tamir ettirmek bana bin yene mal oldu.
Translate from турецкий to английский
Rezervasyonumu iptal ettirmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Seni acele ettirmek istemiyorum ama bir sonraki otobüsü yakalamaya çalışalım.
Translate from турецкий to английский
Tom, Mary'yi rahat ettirmek için elinden gelenin en iyisini yaptı.
Translate from турецкий to английский
Kas ve sinir erimesi hastalığı vücudunuzu hareket ettirmek için gerekli sinirleri ve kasları tahrip ediyor.
Translate from турецкий to английский
Tom Meryem'i rahat ettirmek istedi.
Translate from турецкий to английский
Tom'a kabul ettirmek için basit bir planım var.
Translate from турецкий to английский
Hareket ettirmek acı veriyor.
Translate from турецкий to английский
Onlara yardım ettirmek zorundayız.
Translate from турецкий to английский
Onlara yardım ettirmek zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Ona yardım ettirmek zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Onları bize yardım ettirmek zorundasın.
Translate from турецкий to английский
Onu bize yardım ettirmek zorundasın.
Translate from турецкий to английский
Onları bize yardım ettirmek zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Bunu tamir ettirmek zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Tom buradayken ona sızdıran musluğunu tamir ettirmek isteyebilirsin.
Translate from турецкий to английский
Arabamı tamir ettirmek zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Bunu derhal tamir ettirmek zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Gelenekleri farklı bağlamlarda devam ettirmek zordur.
Ben sadece seni rahat ettirmek istedim.
Tom'u bize yardım ettirmek için bir yol bulmak zorundayız.
Birini bize yardım ettirmek zorundayız.
Bu bahçıvan küreğini tamir ettirmek zorundayım.
Bir mide tümörüm vardı ve onu ameliyat ettirmek zorunda kaldım.
İkinizi de bana yardım ettirmek istiyorum.
Devam ettirmek zorundasın.
Tom'u Mary'nin onu yapmasına yardım ettirmek için çok çalıştım.
Çocuklarımı okula devam ettirmek için ne gerekiyorsa yapacağım.
Tom kontrol ettirmek için arabasını tamirhaneye getirdi.
Arabamı tamir ettirmek için tamirciye götürmem gerekiyor.
O saati tamir ettirmek üç yüz dolara mal oldu.
Bilgisayarını tamir ettirmek istedi.
Of ya, arabamı tamir ettirmek bana iki yüz kâğıda mal oldu.
Kanımı tahlil ettirmek istiyorum.
Rezervasyonumuzu iptal ettirmek istiyoruz.
Her devrim kendini kabul ettirmek için bir karşıta ihtiyaç duyar.
Annem kır evimizi restore ettirmek istiyor.