Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "fırsat"

Узнайте, как использовать fırsat в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Onlar iyi bir fırsat kaçırdı.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'ye işi henüz niçin yapmadığını açıklamak için bir fırsat vermek istedi.
Translate from турецкий to английский

Tom başarmak için bir şansı olduğunu düşünmüyordu fakat o hiç olmazsa bir fırsat vermek istedi.
Translate from турецкий to английский

Tom bana onunla konuşmak için bir fırsat vermedi.
Translate from турецкий to английский

Çabucak karar vermezsen, fırsat kaybedilecek.
Translate from турецкий to английский

Bu kaybedilmeyecek kadar çok iyi bir fırsat.
Translate from турецкий to английский

O bunun kaçırılmayacak kadar çok iyi bir fırsat olduğunu hissetti.
Translate from турецкий to английский

Seni ziyarete gelmeye ne zaman fırsat bulacağımı bilmiyorum.
Translate from турецкий to английский

Fırsat bulur bulmaz, bir ziyarete geleceğim.
Translate from турецкий to английский

Bir fırsat daha kaçırdım.
Translate from турецкий to английский

Fırsat kapıyı nadiren iki kez çalar.
Translate from турецкий to английский

Bu fırsat için size çok minnettarım.
Translate from турецкий to английский

Her ne zaman fırsat bulsam müzeye giderim.
Translate from турецкий to английский

Bir fırsat daha kaybettim.
Translate from турецкий to английский

Bir fırsat gördüm.
Translate from турецкий to английский

Tom'un eline fırsat geçmedi.
Translate from турецкий to английский

Tom bir fırsat yakalayamadı.
Translate from турецкий to английский

Kendim olmam için fırsat verildi mi?
Translate from турецкий to английский

Bunu bir fırsat olarak düşünmelisin.
Translate from турецкий to английский

Ne yapabileceğini göstermen için bu büyük bir fırsat.
Translate from турецкий to английский

Kimse ona uygun bir fırsat tanımadı.
Translate from турецкий to английский

Onu iyi bir fırsat olarak kullandım.
Translate from турецкий to английский

Sana ikinci bir fırsat vermek istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Bu alandaki gelişmeleri fırsat buldukça takip etmeye çalışırım.
Translate from турецкий to английский

Fırsat için teşekkürler.
Translate from турецкий to английский

Daha fazla öğrenmek için bir fırsat isterdim.
Translate from турецкий to английский

Bu nadir bir fırsat.
Translate from турецкий to английский

Tom bana bir fırsat vermedi.
Translate from турецкий to английский

Sana son bir fırsat veriyorum.
Translate from турецкий to английский

Bu harika bir fırsat.
Translate from турецкий to английский

Tom'a raporu bitirmesi için bir fırsat vermeliyiz.
Translate from турецкий to английский

Gerçekten ne olduğunu bize söylemesi için Tom'a bir fırsat vermeliyiz.
Translate from турецкий to английский

Bu kaçırılmayacak kadar çok iyi bir fırsat.
Translate from турецкий to английский

Bana bir fırsat ver. Söyleyecek bir şeyin varsa, surat asmayı bırak ve onu söyle.
Translate from турецкий to английский

O zengin olmalı: göçten beri eline her fırsat geçti.
Translate from турецкий to английский

Yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak için bir fırsat istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Tom'u kurtarabileceğimize dair hâlâ bir fırsat var.
Translate from турецкий to английский

Bana açıklamak için bir fırsat ver.
Translate from турецкий to английский

En azından açıklamak için bana bir fırsat verir misin?
Translate from турецкий to английский

Altın bir fırsat mı kaçırdım?
Translate from турецкий to английский

Bana bir fırsat sundu, ben de değerlendiriyorum.
Translate from турецкий to английский

Eline epey fırsat geçmişti senin.
Translate from турецкий to английский

Bunun büyük bir fırsat olduğunu biliyorum.
Translate from турецкий to английский

Böyle bir fırsat ancak kırk yılda bir gelir.
Translate from турецкий to английский

Karşına çok fırsat çıkmıştı.
Translate from турецкий to английский

Bu büyük bir fırsat olacak.
Translate from турецкий to английский

Sana bir fırsat veriyorum.

Planımı açıklamak için bir fırsat istiyorum.

Bu büyük bir fırsat.

Tom bağırmaya bile fırsat bulamayacak kadar korkmuştu.

Bu mükemmel bir fırsat.

Bu müthiş bir fırsat.

Bu birbirimizi daha iyi tanımak için bir fırsat.

İkinci bir fırsat olmayacak.

Fırsat için tekrar teşekkürler.

O iyi bir fırsat gibi görünüyordu.

Nedenlerimi açıklamak için bir fırsat istiyorum.

Tom'un eline hiç fırsat geçmedi.

Senin eline hiç fırsat geçmedi.

Bana hiç fırsat vermedin.

Fırsat hiç kimseyi beklemez.

Onun kaçmasına izin vermek için çok iyi bir fırsat.

Burs çalışmalarıma devam etmek için bana bir fırsat verdi.

Kaçırılmayacak kadar iyi bir fırsat bu.

Bütün istediğim üzgün olduğumu söylemek için bir fırsat.

Bütün istediğim özür dilemek için bir fırsat.

Kaçırılmış bir fırsat asla geri gelmez.

Elimize bir fırsat geçmedi.

Sana bir fırsat verdim ama onu almadın.

Fırsat için teşekkür ederim.

Ona başka bir fırsat verdim.

Elimize fırsat geçmedi.

Dan bir fırsat bekledi.

Eğer ona bir fırsat verirsem Tom'un işin üstesinden gelebileceğini düşündüm.

Tom zombi filmlerini sever ve fırsat buldukça seyreder.

O büyük bir fırsat.

Ben bu fırsat hakkında heyecanlıyım.

Bunun Fransızcanı geliştirmen için bir fırsat olacağını düşündüm.

Ben sadece bir fırsat istedim.

Ben çok fırsat kaçırdım.

Bu mutlu bir fırsat değil.

Bu iyi bir fırsat.

Akıllı bir adam bulduğundan daha fazla fırsat sağlayacaktır.

Biz büyük bir fırsat kaçırdık.

O fırsat kayboldu.

Fırsat ayağına gelse onu tekrar yapar mısın?

Tom ona kum gelincikler yapmayı pratik yapmaya bir fırsat verdiği için çoğunlukla plajda olmayı seviyor.

Bu büyük bir fırsat olabilir.

Uygun bir fırsat varsa, sizi onunla tanıştıracağım.

Bu, pazar payımızı artırmak için büyük bir fırsat.

Fırsat kesinlikle orada.

Ben bir fırsat gördüm ve onu aldım.

Dün gece bir meteor yağmuru görmek için iyi bir fırsat sağladı.

Bunun yeteneklerini göstermek için iyi bir fırsat olduğunu düşünmüyor musunuz?

Bu şaşırtıcı bir fırsat.

Böyle bir fırsat kaçırılmamalı.

Mükemmel bir fırsat!

Bu olağanüstü bir fırsat.

Bu fırsat için mutluyum.

Görüşme sırasında özenli olmanız ve kendini gösteren bir fırsat yakalamanız gerekiyor.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский