Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "fırsatını"

Узнайте, как использовать fırsatını в предложении на турецкий. Более 35 тщательно отобранных примеров.

O, fırsatını iyi kullandı.
Translate from турецкий to английский

Fox bir film yıldızı olma fırsatını kaçırdı.
Translate from турецкий to английский

Tom terfi fırsatını kaçırdı.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary ile Boston'a gitme fırsatını kaçırdı.
Translate from турецкий to английский

Tom tekrar yüzmeye gitme fırsatını güçlükle bekleyebiliyordu.
Translate from турецкий to английский

Her güne hayatındaki en güzel gün olma fırsatını ver.
Translate from турецкий to английский

İtalyan yemeği yeme fırsatını asla kaçırmam.
Translate from турецкий to английский

Fırsatını bulur bulmaz sana biraz para gönderirim.
Translate from турецкий to английский

Fırsatını bulur bulmaz, annenin çiti boyamasına yardım edeceğim.
Translate from турецкий to английский

Onu görme fırsatını kaçırdım.
Translate from турецкий to английский

Onunla tanışma fırsatını kaçırdığım için üzgünüm.
Translate from турецкий to английский

Ünlü şarkıcıyı görme fırsatını kaçırdı.
Translate from турецкий to английский

Fırsatını bulduğunda bu filmi izlemelisin.
Translate from турецкий to английский

Tom her zaman Fransızca öğrenmek istemişti ve sonunda öğrenme fırsatını yakaladı.
Translate from турецкий to английский

Tom fırsatını kaçırdı.
Translate from турецкий to английский

Tom fırsatını bulur bulmaz ayrıldı.
Translate from турецкий to английский

Fırsatını bulur bulmaz ayrıldım.
Translate from турецкий to английский

Keşke Tom'la tanışma fırsatını yakalasaydım.
Translate from турецкий to английский

Konuşmak için bir sonraki fırsatını dört gözle beklemiyor musun?
Translate from турецкий to английский

Sen fırsatını kaçırdın.
Translate from турецкий to английский

Ben müzeyi ziyaret etme fırsatını elde ettim.
Translate from турецкий to английский

Onu yenme fırsatını kaçırdım.
Translate from турецкий to английский

Bu geziye katılma fırsatını kaçırmayın!
Translate from турецкий to английский

Ben birkaç gündür Paris'teyim. Louvre müzesini ziyaret etme fırsatını kullanıyorum.
Translate from турецкий to английский

O diğer insanların işine karışma fırsatını kaçırmaz.
Translate from турецкий to английский

Kayınvalidem kendim için işe gitme kararım üzerinden beni azarlama fırsatını asla kaçırmaz.
Translate from турецкий to английский

Newton okulda başarı göstermemesine rağmen hukuk okumak istediği Trinity College Cambridge'e katılma fırsatını kazandı.
Translate from турецкий to английский

Boston'dayken Tom'u görme fırsatını kaçırırsan çok üzücü olur.
Translate from турецкий to английский

Mary onu bir kez daha yapabilme fırsatını bekliyor.
Translate from турецкий to английский

Tom fırsatını buldukça çikolatalı dondurma yer.
Translate from турецкий to английский

Tom fırsatını buldukça uyur.
Translate from турецкий to английский

Tom fırsatını buldukça hotdog gömer.
Translate from турецкий to английский

Terfi etme fırsatını kaçırdı.
Translate from турецкий to английский

Gunter kaçma fırsatını yakaladı.
Translate from турецкий to английский

George teklifini yönetmene sunma fırsatını yakaladı.
Translate from турецкий to английский