Узнайте, как использовать farkında в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Tehlikenin farkında olmayabilir.
Translate from турецкий to английский
Bana bakan adamın farkında değildim.
Translate from турецкий to английский
Beni izleyen birinin farkında değildim.
Translate from турецкий to английский
Hilenin farkında değildim.
Translate from турецкий to английский
O, tehlikenin farkında değildi.
Translate from турецкий to английский
O, gerçeğin farkında gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Onun seni ne kadar çok sevdiğinin farkında mısın?
Translate from турецкий to английский
Eğer bir şeyi anlamıyorsanız, onun içeriğinin farkında olmamanızdandır.
Translate from турецкий to английский
Saatin farkında mısın, Aşkım?
Translate from турецкий to английский
Ancak baş oyuncu kendi hatalarının farkında.
Translate from турецкий to английский
O, anne ve babasının onu seyrettiğinin farkında oldu.
Translate from турецкий to английский
Ben onun varlığının farkında değildim.
Translate from турецкий to английский
Tom kendi gücünün farkında değil.
Translate from турецкий to английский
Tom, Mary'nin John'un kız arkadaşı olduğunun farkında olmalı.
Translate from турецкий to английский
"Tom! Bu cümlelerin çok bencil olduğunun farkında mısın?: Onlar her zaman ya seninle başlıyor ya da seninle bitiyor! Hatta her ikisi!" o, Tom'a serzenişte bulundu.
Translate from турецкий to английский
Tom zorlukların farkında idi.
Translate from турецкий to английский
Tom tamamen problemin farkında.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin ona baktığının farkında oldu.
Translate from турецкий to английский
İnsanların farklılıklarının farkında olması gerekir, ama aynı zamanda onları yaygınlığını da kucaklamalılar.
Translate from турецкий to английский
Tom durumun ciddiyetinin farkında değildi.
Translate from турецкий to английский
Tom patronu için önemli bir belgeyi çevirirken, bazı hatalar yaptığının farkında değildi.
Translate from турецкий to английский
Tom kesinlikle Mary'nin hastanede olduğunun farkında.
Translate from турецкий to английский
Tom kesinlikle dün burada ne olduğunun farkında.
Translate from турецкий to английский
O günahının farkında değil.
Translate from турецкий to английский
Zamanın farkında değildik.
Translate from турецкий to английский
O, tehlikenin farkında olmalı.
Translate from турецкий to английский
Onun yokluğunun farkında değildim.
Translate from турецкий to английский
O, güzelliğinin farkında değil.
Translate from турецкий to английский
O, durumun farkında değildi.
Translate from турецкий to английский
O kadar kötü hissettiğinin farkında değildim.
Translate from турецкий to английский
Neden bunun farkında değildim?
Translate from турецкий to английский
O, tehlikenin farkında olmayabilir.
Translate from турецкий to английский
O, sonunda hatalarının farkında oldu.
Translate from турецкий to английский
Neyi ve ne kadar çok yediğimizin farkında olma iyi sağlık için gereklidir.
Translate from турецкий to английский
O, zorluğun farkında mıdır?
Translate from турецкий to английский
Hatasının farkında değildi.
Translate from турецкий to английский
Tom ne kadar şanslı olduğunun farkında değil.
Translate from турецкий to английский
Kötü davranışlarının farkında değil.
Translate from турецкий to английский
Hatasının farkında değil gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Farkında olmadan tam yanımdan geçti.
Translate from турецкий to английский
Eksikliklerimizin farkında olmalıyız.
Translate from турецкий to английский
Sorunların farkında gibi görünmüyor.
Translate from турецкий to английский
Tom sorunun farkında gibi görünmüyor.
Translate from турецкий to английский
Tom ne olduğunun farkında değil.
Translate from турецкий to английский
Tom'un ebeveynleri olmadan müzeye girmesine izin verilmeyeceğinin farkında olmamasının pek mümkün olmadığını düşünüyorum.
Kişilik gücünün ve zayıflıklarının farkında olmaktır.
Farkında mısın yoksa değil misin, bilmiyorum; ama Tom son zamanlarda işe vaktinde gelmiyor.
Ne kadar şanslı olduğunun farkında değilsin.
Bir adamın bana baktığının farkında değildim.
Her şeyin farkında mıyım?
Her şeyi düşündüğümün farkında değil misin?
Neden farkında olduğumu anlamıyorsunuz?
Farkında değil miyim?
Tom ofiste olanların iyice farkında.
Tom eksikliklerinin farkında.
Tom'un Mary'nin ne yaptığının farkında olmadığından kuşkulanıyorum.
Benim onu ne kadar çok sevdiğimin farkında mıydınız?
Olayların çoğunun farkında değil miydim?
Onun bana zahmet verdiğinin farkında bile değil.
Okinawa'nın Çin'e Honshu'dan daha yakın olduğunun farkında mısın?
Sürücüler trafik kurallarının farkında olmalı.
Senin bu kadar hasta olduğunun farkında değildim.
Muhakkak ki, bütün insanların birer ruhu vardı ama birçoğu bunun farkında değildi.
Ne yaptığının farkında mısın?
Sorunların farkında mısın?
Oğlunun ne kadar harcadığının farkında mısın?
Risklerin farkında mısın?
Ne olabileceğinin farkında mısın?
Tom olağandışı bir şey olduğunun farkında değildi.
Tom ne olduğunun farkında değildi.
Tom bundan sonra artık yalnız olmadığının farkında oldu.
Tom Mary'nin zaten eve gittiğinin farkında değildi.
Tom hiç kimsenin kendisini dinlemediğinin farkında değildi.
Tom bir sorun olduğunun farkında değildi.
Tom'un ailesinin ne kadar para kazandığının farkında olduğunu düşünüyor musun?
Birçok kişi antibiyotiklerin virüs kaynaklı hastalıklara karşı etkisiz olduklarının farkında değil.
Birçok kişi antibiyotiklerin virüslere karşı yararsız olduklarının farkında değiller.
Annesi hastalığının farkında değil.
Sanki kızım onun gerçek annesi olmadığımın biraz farkında gibi görünüyor.
Orada Fransızca konuşamayan tek kişi olacağının farkında olduğundan eminim.
Onların hepsinin olanların farkında olduklarından eminim.
Tom'un olanların farkında olduğundan eminim.
Tom'un onun farkında olduğundan eminim.
Babam ve benim aramdaki anlaşmazlığın farkında değil gibi görünüyor.
Hepimiz değişiyoruz farkında mısın?
Tom sorunun farkında değildi.
Tom tehlikenin farkında olmayabilir.
İçinde olduğun tehlikenin farkında mısın?
Tom tehlikenin farkında olmalı.
Tom tehlikenin farkında değildi.
Hiçbirinizi ayırmadığımın farkında değil misiniz?
Allah'a inandığımın farkında değil misiniz?
Onlar farkında sadece salağa yatıyorlar, dikkatli ol.
Hala bunun farkında değildim.
Sadece kendimi düşündüğümün farkında değil misin?
Neredeyse ölüyordum farkında mısınız?
Orada hiç kimse varlığımın farkında değildi.
Birçok yazar Türkçenin zenginliğinin farkında bile değil.
Taleplerinin ne anlama geldiğinin farkında değiller.
Ne yaptığımın farkında değildim.