Узнайте, как использовать fatih в предложении на турецкий. Более 13 тщательно отобранных примеров.
Fatih William, 1066 yılında İngiltere'yi işgal etmiştir.
Translate from турецкий to английский
Bir insan öldürürsen katil olursun. Milyonlarca insan öldürürsen fatih olursun. Herkesi öldürürsen bir Tanrı olursun.
Translate from турецкий to английский
Bir zamanlar büyük bir fatih olan bir imparator yaşardı ve dünyadaki herhangi birinden daha fazla ülkede hüküm sürdü.
Translate from турецкий to английский
1453'te İstanbul Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedildi.
Translate from турецкий to английский
Fatih William 1066 yılında İngiltere'yi fethetti.
Translate from турецкий to английский
Fatih William 1066 yılında Hastings Savaşı'nda Kral Harold'ı yendi.
Translate from турецкий to английский
Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u 1453 yılında, 21 yaşındayken fethetti.
Translate from турецкий to английский
Neden bir fatih olmak isteyeyim?
Translate from турецкий to английский
Adaleti, merhameti, hoşgörüsüyle İstanbul'u milletimizin ve insanlığın en nadide, en kıymetli hazinelerinden biri haline getirdi. 29 Mayıs, Fatih Sultan Mehmet Han'ın ve İstanbul'un yeniden doğduğu gündür. Kutlu olsun.
Translate from турецкий to английский
İstanbul'un fethinin 567. yılında, devletlerin başkenti, medeniyetlerin beşiği bu nadide dünya şehrini bizlere miras bırakan Fatih Sultan Mehmet Han'ı ve ecdadımızı saygı, rahmet ve şükranla anıyorum.
Translate from турецкий to английский
Tarihin en muhteşem zaferlerinden biri olan, bir çağ kapatıp bir başka çağ açan İstanbul'un fethinin 567. yıl dönümünü tebrik ediyorum. Fatih Sultan Mehmed Han başta olmak üzere, bu toprakları bizlere vatan kılan tüm kahramanlarımızı rahmetle, hürmetle yâd ediyorum.
Translate from турецкий to английский
"Fatih ilçesi hangi ile bağlıdır?" "İstanbul."
Translate from турецкий to английский
Temel Dursun'la gezmek için İstanbul'a gelip dolmuşa binmiş. Muavin duraklarda sık sık "Levent, Fatih, Eyüp" diye bağırıyormuş. Bir süre sonra Dursun sıkılıp Temel'e "Ula Temel, biz ne zaman ineceğiz da?" diye sormuş. Temel de "Çatlama da! İsmimiz okununca ineriz" demiş.
Translate from турецкий to английский