Узнайте, как использовать göçmen в предложении на турецкий. Более 34 тщательно отобранных примеров.
Amerikalıların çoğu göçmen soyundan gelmektedir.
Translate from турецкий to английский
Oliver, yeni kız arkadaşının yasadışı bir göçmen olduğunu öğrendi.
Translate from турецкий to английский
Gemi Amerika'ya yüzlerce göçmen taşıdı.
Translate from турецкий to английский
Göçmen sayısı 19.yy'da hızla arttı.
Translate from турецкий to английский
İtalyalı ve İrlandalı bir sürü göçmen vardı.
Translate from турецкий to английский
Onlar göçmen seli için bir son talep ettiler.
Translate from турецкий to английский
On beş bin göçmen Kanal Tüneli'ne saldırdı.
Translate from турецкий to английский
Binlerce göçmen Avrupa'ya ulaşmak için her ay Akdeniz'i geçmeye çalışıyorlar.
Translate from турецкий to английский
Birçok göçmen Balkanlar üzerinden Yunanistan'dan Batı Avrupa'ya seyahat ediyor.
Translate from турецкий to английский
Birçok göçmen, Yunanistan ve Balkanlar üzerinden Batı Avrupa'ya yolculuk ediyor.
Translate from турецкий to английский
Binlerce göçmen Macaristan'daki Budapeşte'den Avusturya'ya yürümeye karar verdi.
Translate from турецкий to английский
Sonbaharda göçmen kuşları güneye uçar.
Translate from турецкий to английский
Her yıl kış aylarında birçok göçmen kuş bu gölete gelir.
Translate from турецкий to английский
Okulumuzda birçok göçmen çiftlik işçisi çocuğu var.
Translate from турецкий to английский
Ebabil Apodidae ailesinin küçük bir göçmen kuşudur.
Translate from турецкий to английский
Tom konağını yeniden inşa etmek için göçmen işçileri işe aldı.
Translate from турецкий to английский
Dan göçmen işçileri köle gibi sömürdü.
Translate from турецкий to английский
O bir göçmen çekirge değil, o bir çekirge!
Translate from турецкий to английский
BM'nin 2015 yılında yaptığı bir ankete göre Rusya, çok sayıda göçmen ve göç veren az sayıda ülkelerden biridir.
Translate from турецкий to английский
Tom, Avustralyalı bir göçmen.
Translate from турецкий to английский
Tom'un ebeveynleri göçmen.
Translate from турецкий to английский
Kış yaklaşınca göçmen kuşlar güneye gidiyor.
Translate from турецкий to английский
2013'te kaç göçmen, vatandaşlığa alındı?
Translate from турецкий to английский
Leyla ölüme mahkum edilen ilk göçmen kadındı.
Translate from турецкий to английский
Jim, Meksika'dan gelen göçmen sayısına üzüldü.
Translate from турецкий to английский
Leyla, Sami adında Mısırlı bir göçmen arkadaşla çıkmaya başladı.
Translate from турецкий to английский
Sami, Meksikalı bir göçmen gibi davranıyordu.
Translate from турецкий to английский
Sami, Meksikalı bir göçmen numarası yapıyordu.
Translate from турецкий to английский
Kırlangıç göçmen bir kuştur.
Translate from турецкий to английский
Tom bir dijital göçmen.
Translate from турецкий to английский
Bu dernek Kanada'daki bir Cezayirli göçmen tarafından kuruldu.
Translate from турецкий to английский
Eve dönerken yolda göçmen olduğunu düşündüğü bir adamla karşılaştı.
Translate from турецкий to английский
Göçmen kökenli bazı insanlar, aşağılık kompleksi ve kabul edilme arzusundan doğan sağlıksız ve saldırgan bir tutumla kendi kültürlerine karşı nefret besliyor.
Translate from турецкий to английский
Avrupa'nın göçmen politikası çöküşe mahkumdur.
Translate from турецкий to английский