Узнайте, как использовать görüp в предложении на турецкий. Более 28 тщательно отобранных примеров.
Tom Mary'yi tekrar görüp görmeyeceğini merak ediyordu.
Translate from турецкий to английский
Köpek ona doğru uzandığımı görüp havlamaya başladı.
Translate from турецкий to английский
Görüp duyuyorum.
Translate from турецкий to английский
Birinin bir şey görüp görmediğini ya da duyup duymadığını anlamak için birilerine soracağım.
Translate from турецкий to английский
Tom bana ehliyetimi görüp göremeyeceğini sordu.
Translate from турецкий to английский
Onun bunu görüp görmediğinden emin değilim.
Translate from турецкий to английский
Tom'un bunu görüp görmediğinden emin değilim.
Translate from турецкий to английский
Seni tekrar görüp görmeyeceğimi merak ediyorum
Translate from турецкий to английский
Tom'u tekrar görüp görmeyeceğimizi merak ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Hélène görüp duyamadığı için, ne okumayı ne de yazmayı öğrenebilirdi.
Translate from турецкий to английский
"-mış, -miş, -muş, -müş" ekleri sonradan duyup veya görüp öğrenildiğinde kullanılır.
Translate from турецкий to английский
Suda boğulmayla ilgili bu rüyayı görüp duruyorum.
Translate from турецкий to английский
Birinin onu görüp görmediği Tom'un umurunda değildi.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'ye John'u görüp görmediğini sordu.
Translate from турецкий to английский
Beni görüp kaçtılar.
Translate from турецкий to английский
Tom'a sürücü ehliyetini görüp göremeyeceğimi sordum.
Translate from турецкий to английский
Tom, Mary'yi bir daha hiç görüp göremeyeceğini merak ediyordu.
Translate from турецкий to английский
Göz ile kulak iki, ağız tek. Çok görüp, çok dinleyip, az konuşmak için.
Translate from турецкий to английский
Ali rakibine yaptığı sert müdahale nedeniyle kırmızı kart görüp oyundan atıldı.
Translate from турецкий to английский
Tom bir şey görüp görmediğimi sordu.
Translate from турецкий to английский
Her ne olursa olsun benim İstanbul'dan uzaklaşmamı isteyenlerin buldukları gerekçe, "Samsun ve yöresindeki güvensizliği yerinde görüp önlemek için Samsun'a kadar gitmek" idi.
Translate from турецкий to английский
Daha az görüp daha fazla hissetmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Profiline baktığımı görüp rahatsız olmasın diye yazdığı cümleyi çekinip çevirmedim.
Translate from турецкий to английский
Yıllar önce okuduğumda sırf heyecan ve değişiklik olsun diye hayatı birkaç hafta "Zar Adam" kitabındaki gibi yaşamak istedim. Sonra uyuşturucudan bile daha tehlikeli olduğunu görüp uzak durdum.
Translate from турецкий to английский
Seni önce fotoğraflarından görüp tanımıştım.
Translate from турецкий to английский
İlandaki fotoğraflar ilgimi çekti ama yine de gözümle görüp incelemem lazım.
Translate from турецкий to английский
Kalman hiçbir şey görüp duymadı.
Translate from турецкий to английский
Tom'un bu filmi görüp görmediğini merak ediyorum.
Translate from турецкий to английский