Узнайте, как использовать gözlerine в предложении на турецкий. Более 62 тщательно отобранных примеров.
Güneş ışığında okumak gözlerine zarar verebilir.
Translate from турецкий to английский
Onun gözlerine bakamayacak kadar çok utandım.
Translate from турецкий to английский
Tom gözlerine güçlükle inanabiliyordu.
Translate from турецкий to английский
Anavatanının bayrağı onun gözlerine gözyaşlarını akıttı.
Translate from турецкий to английский
Mary ellerini gözlerine gölge yaparak duruyordu.
Translate from турецкий to английский
Paul ellerini gözlerine gölge yaparak duruyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom gözlerine inanamadı.
Translate from турецкий to английский
Onun gözlerine baktım.
Translate from турецкий to английский
Tom'un gözlerine şampuan kaçmıştı.
Translate from турецкий to английский
O, gözlerine inanamadı.
Translate from турецкий to английский
O, çocuğun gözlerine baktı.
Translate from турецкий to английский
Onun gözlerine bakmaktan kaçınmaya çalıştım.
Translate from турецкий to английский
Senin ve arkadaşlarının gözlerine bakınca beyninden ne geçtiğini okumak kolay ve güzel bir duygu.
Translate from турецкий to английский
Gözlerine ne zaman baksam, sevgim içimde kor olur; ısıtır.
Translate from турецкий to английский
Tom doğrudan Mary'nin gözlerine baktı.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin gözlerine baktı ve onu öptü.
Translate from турецкий to английский
Tom, Mary'nin gözlerine baktı.
Translate from турецкий to английский
Tom ve Mary birbirlerinin gözlerine baktılar.
Translate from турецкий to английский
Gözlerine ter kaçtığında neden yanar?
Translate from турецкий to английский
Gözlerine ter kaçırmaktan nasıl kaçınırsın?
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin gözlerine derin derin baktı.
Translate from турецкий to английский
Neden kadınlar gözlerine makyaj yaparken ağızlarını açıyor?
Translate from турецкий to английский
Kendi gözlerine inanmıyor musun?
Translate from турецкий to английский
En son ne zaman birisinin gözlerine baktın?
Translate from турецкий to английский
Sabah uyanınca gözlerine yarım saat boyunca işkence eden bir varlıktır kadın.
Translate from турецкий to английский
Adamın kişiliğini gözlerine bakarak anlarım.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin gözlerine içten baktı.
Translate from турецкий to английский
Tom May'nin gözlerine derinden baktı ve gülümsedi.
Translate from турецкий to английский
Onun gözlerine son derece içten baktı.
Translate from турецкий to английский
Tom'un gülmekten gözlerine yaş geldi.
Translate from турецкий to английский
Ben Tom'un gözlerine baktım.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin gözlerine derinden baktı.
Translate from турецкий to английский
Tom, Mary'nin gözlerine derin derin baktı.
Translate from турецкий to английский
Tom ve Mary birbirlerinin gözlerine baktılar ve öpüştüler.
Translate from турецкий to английский
O onun gözlerine baktı.
Translate from турецкий to английский
Doğrudan doğruya onun gözlerine baktım.
Translate from турецкий to английский
Doğrudan doğruya onun gözlerine baktı.
Translate from турецкий to английский
Senin gözlerine ne oldu?
Translate from турецкий to английский
Bu konuda gözlerine ziyafet çek.
Translate from турецкий to английский
Tom ve Mary birbirlerinin gözlerine baktı.
Translate from турецкий to английский
Tom ellerini Mary'nin omuzlarına koydu ve derinden onun gözlerine baktı.
Translate from турецкий to английский
O, gözyaşları gözlerine doluncaya kadar güldü.
Translate from турецкий to английский
Doğrudan onun gözlerine baktım.
Translate from турецкий to английский
Ben onun gözlerine baktım.
Translate from турецкий to английский
İyi haber, onun gözlerine gözyaşı getirdi.
Translate from турецкий to английский
Müziğin güzelliği onun gözlerine gözyaşı getirdi.
Translate from турецкий to английский
Işık, Tom'un gözlerine çarptı.
Gözlerine daha derin baktığımda, hayatın çok güzel olduğunu daha iyi anlıyorum.
Tom gözlerine inanmadı.
Fadıl gözlerine inanmadı.
Gözlerine inanamadılar.
O, babasının gözlerine ve annesinin burnuna sahip.
Mary Tom'un gözlerine baktı.
Tom Mary'nin gözlerine baktı, eğildi ve onu öptü.
Sami, Leyla'nın ölü gözlerine baktı.
Sami gözlerine inanamadı.
Sami gözlerine inanamaz.
Tom annesinin gözlerine sahip.
Bu cidden gözlerine zararlı.
Seni aramadım, ama gözlerine ilk baktığımda, yuvama geldiğimi anladım.
Gözlerine ne kadar derin baksam bir o kadar hayatın ne denli güzel olduğunu anlıyorum.
Bana inanmıyorsan kendi gözlerine inanacaksın.