Узнайте, как использовать günlük в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Her gün bir günlük tutuyorum.
Translate from турецкий to английский
Sözde "30 günlük" dil kurslarından nefret ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Patron hepimize bir günlük izin verdi.
Translate from турецкий to английский
O, İngilizce bir günlük tutar.
Translate from турецкий to английский
Monoton günlük yaşantısı yüzünden bunalmış gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Günlük oran nedir?
Translate from турецкий to английский
Bir tam günlük çalışmadan sonra bir bardak bira gibi bir şey yoktur.
Translate from турецкий to английский
Bu bir günlük gazetedir.
Translate from турецкий to английский
Günlük yaşantından memnun musun?
Translate from турецкий to английский
O süpermarkete giderseniz, günlük hayatta kullandığınız pek çok şeyi satın alabilirsiniz.
Translate from турецкий to английский
Bu bilgi çağıdır, ve bilgisayarlar günlük hayatımızda gittikçe önemli rol oynuyorlar.
Translate from турецкий to английский
TV günlük yaşamda önemli bir rol oynar.
Translate from турецкий to английский
Doktor hastanın sadece birkaç günlük ömrü olduğunu vurguladı.
Translate from турецкий to английский
Tom Fransızca bir günlük tutuyor.
Translate from турецкий to английский
O, bir günlük tutardı, ama artık tutmuyor.
Translate from турецкий to английский
Üç tam günlük mülakattan sonra aday sayısını iki ile sınırladık.
Translate from турецкий to английский
Tom, bir günlük izin almalı.
Translate from турецкий to английский
Bana günlük yaşantından bahset.
Translate from турецкий to английский
O, bugün bir günlük izin alıyor.
Translate from турецкий to английский
Eğer o onların ona beş günlük ücretli izin vermelerini umuyorsa, hayal kırıklığına uğrayacaktır.
Translate from турецкий to английский
O bir günlük tutar.
Translate from турецкий to английский
Tom bir günlük tutar.
Translate from турецкий to английский
Bir günlük tutuyor musunuz?
Translate from турецкий to английский
Bana günlük ödeniyor.
Translate from турецкий to английский
Bir günlük tutardım.
Translate from турецкий to английский
İngilizce bir günlük tutuyorum.
Translate from турецкий to английский
Onlara günlük ödenir.
Translate from турецкий to английский
Ben her gün bir günlük tutuyorum.
Translate from турецкий to английский
Hiç günlük turunuz var mı?
Translate from турецкий to английский
O bir günlük seyahate çıktı.
Translate from турецкий to английский
Bir günlük turlarınız var mı?
Translate from турецкий to английский
Bu bir günlük olay.
Translate from турецкий to английский
O, bir günlük tutmaya karar verdi.
Translate from турецкий to английский
Tom bir günlük izin almak istiyor.
Translate from турецкий to английский
Günlük turlar önerir misiniz?
Translate from турецкий to английский
Karım iki günlük bir geziye gitti.
Translate from турецкий to английский
Bir günlük tutmak iyi bir alışkanlıktır.
Translate from турецкий to английский
Yarım günlük turlarınız var mı?
Translate from турецкий to английский
O, yolculuğu esnasında bir günlük tuttu.
Translate from турецкий to английский
Karım günlük işlerden yoruluyor.
Translate from турецкий to английский
Birkaç günlük istirahat sana iyi gelecektir.
Translate from турецкий to английский
Ben her gün günlük tutmayı zor buldum.
Translate from турецкий to английский
Onların günlük bakıma ihtiyacı var.
Translate from турецкий to английский
Siz hiç günlük turlar sunuyor musunuz?
Translate from турецкий to английский
Birkaç günlük izne ayrılıyorum.
Translate from турецкий to английский
Takeshi İngilizce bir günlük tutar.
Translate from турецкий to английский
Altın fiyatı günlük olarak dalgalanır.
Translate from турецкий to английский
Üç yıldır bir günlük tutmaktayım.
Translate from турецкий to английский
Lisedeyken günlük tutardım.
Translate from турецкий to английский
Bu günlük bu kadar yeter. Çok yorgunum.
Seyahat ederken genellikle günlük tutarım.
Amerikan günlük yaşamını öğrenmek istiyorum.
Paskalya Adası'na on günlük bir seyahate gittim.
Matematik günlük hayatta önemlidir.
Bu arada, kaç taneniz bir günlük tutuyor?
Onun bir günlük izin isteğini reddetti.
Bu yıl bir günlük tutmaya karar verdim.
Günlük hayattan uzaklaşmak istedi.
Tom bu yıl günlük tutmaya karar verdi.
Bu hafta üç günlük bir hafta sonu yaşıyoruz.
Hayatın günlük rutininden usandım.
O, isteksizce günlük işlerini halletti.
Her gün günlük tutmaya karar verdi.
Günlük tutardı fakat artık tutmuyor.
Yaklaşan üç günlük tatili nasıl geçireceksin?
Dün bir günlük izin aldım ve pikniğe gittim.
Kırmızı bir günlük aldım.
Günlük ücret nedir?
Tom'a günlük izin verdim.
Her gün günlük tutmaktan vazgeçmeni bekledim.
Fransızca bir günlük tutuyorum.
Bir öğrenciyken Fransızca bir günlük tuttum.
Son üç yıldır Fransızca bir günlük tuttum.
Bir günlük tutmuyorum.
Günlük en az sekiz saat uyumam gerektiğini biliyorum ama genellikle daha az uyuyorum.
Moskova'ya ulaşmadan önce dört günlük daha seyahatiniz kaldı.
Bana günlük olarak hangi ilacı aldığını söyler misin?
Öğrenciye üç günlük bir uzaklaştırma verildi.
Yarım günlük bir işim var.
Kore'ye üç gece ve dört günlük bir gezi 30.000 yen. Bu çok ucuz.
Babamın 30 yıl boyunca tuttuğu bir günlük buldum.
Günlük spor, sağlığın için gereklidir.
Bir günlük özgürlük, on yıllık zulümden daha iyidir.
Türkiye'ye iki günlük bir seyahat için yola çıktılar.
Öğretmen günlük çalışmanın önemini vurguladı.
Ben hiç günlük tutmadım.
Kesinlikle üç günlük bir hafta sonu diliyorum.
En azından günlük konuşmalar yapabilmeyi istiyorum.
İyi ruh hali içindeki herkes yarın başlayacak olan beş günlük tatili dört gözle bekliyor.
Ebola virüsü taşıdıklarından süphelenilen kişiler için 21 günlük bir karantina vardır.
İşte bu nedenle onların dini olarak bunun yerine günlük geleneklerinde Sintoizm ve Budizm uygulanmaktadır.
Gelecek hafta birkaç günlük izine ihtiyacım olabilir.
Günlük yazmak iyi bir alışkanlıktır.
Tom günlük tutmaya karar verdi.
Tom üç günlük bir seyahate gitti.
Yarın bir günlük izin.
Tom bugün bir günlük izin alıyor.
Tom üç günlük zaman içerisinde gidiyor.
Günlük hedefi nedir?
Bir günlük tutuyor musun?