Узнайте, как использовать gürültülü в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Çocuklara sessiz olmalarını söyledim, fakat onlar gürültülü olmaya devam ettiler.
Translate from турецкий to английский
Tom gürültülü şehirleri sevmiyor.
Translate from турецкий to английский
Siyah bulutlar gelen gök gürültülü fırtınayı bildirdi.
Translate from турецкий to английский
Sabah hava durumu daha sonra gün içinde gök gürültülü sağanak yağışı öngördü.
Translate from турецкий to английский
Konuşmayı böylesine gürültülü bir odada sürdüremeyiz.
Translate from турецкий to английский
Gürültülü sınıfta kendimi duyuramadım.
Translate from турецкий to английский
Burada gürültülü olmayın.
Translate from турецкий to английский
Yan komşu gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Onun müziği çok gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Radyo biraz gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Aniden gürültülü oldu.
Translate from турецкий to английский
O cadde çok gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Böylesine gürültülü bir yerde yaşamaktan nefret ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Gürültülü bir odada çalışırdım.
Translate from турецкий to английский
Küçük çocuklar çok gürültülü olabilir.
Translate from турецкий to английский
Gittikçe gürültülü oluyordu.
Translate from турецкий to английский
Dışarısı gürültülü olduğu için iyi uyuyamadım.
Translate from турецкий to английский
Uyurken gürültülü bir şekilde horluyordu.
Translate from турецкий to английский
Japonya oldukça gürültülü bir ülkedir.
Translate from турецкий to английский
Böyle gürültülü bir yerde yaşamayı sevmiyorum.
Translate from турецкий to английский
Gürültülü müzik, rock gibi, sevmiyorum.
Translate from турецкий to английский
Burası o kadar gürültülü ki kendi düşündüğümü duyamıyorum.
Translate from турецкий to английский
Oh, bu çok gürültülü!
Translate from турецкий to английский
Çiçekleri niçin aldım? Az önce söylediğin bu mudur? Burası gerçekten gürültülü bu yüzden seni çok iyi duyamadım.
Translate from турецкий to английский
Tom gürültülü oluyor.
Translate from турецкий to английский
Bu çok gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Çok gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Gerçekten gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Bu yer gerçekten gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Gürültülü cocuklar kontrolden cıkıyordu.
Translate from турецкий to английский
Çocuklar gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Lütfen daha yüksek sesle konuş. Burası çok gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Odayı değiştirmek istiyoruz, çok gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Müzik çok gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Yeni komşularınız gürültülü partileriniz hakkında şikayet ettiler.
Translate from турецкий to английский
Gürültülü kulaklıklar bu adamın.
Translate from турецкий to английский
Tom gürültülü kulüpte kendini duyuramadı.
Translate from турецкий to английский
Bu yer benim için çok gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Burası çok gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Bayan Maruta ve onun gürültülü arkadaşlarından gına geliyorum.
Translate from турецкий to английский
Burası gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Gürültülü olmayan parka gidelim.
Translate from турецкий to английский
Tom buranın gürültülü olacağı konusunda beni uyardı.
Translate from турецкий to английский
Gürültülü bir patlama vardı.
Translate from турецкий to английский
Uyumak için çok gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Bilgisayarımdaki fan çok gürültülü.
Translate from турецкий to английский
İnşaat kamyonları gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Bu kamyon çok gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Bu oda ders çalışmak için çok gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Yol silindiri gürültülü.
Translate from турецкий to английский
Gök gürültülü fırtınaları sever misin?
Yandaki ev biraz gürültülü. Onların parti yapıp yapmadıklarını merak ediyorum.
Erkekler kızlara göre gürültülü ve kabadır.
Çöp öğütücüsü çok gürültülü.
Komşunun çocukları ile sorun onların her zaman gece geç saatlerde gürültülü olmaları.
Neden bu kadar gürültülü davranıyorsun?
Evimde bir yerde çalışamam. Çok gürültülü.
Gürültülü olduğu için kent beni rahatsız ediyor.
Aniden, sessizlik gürültülü bir patlamayla bozuldu.
Gürültülü sınıfta sesimi duyuramadım.
Bitişikteki müzik çok gürültülü. Keşke onu kıssalar.
Burası benim için çok gürültülü.
O gürültülü oldukları için onları cezalandırdı.
O gürültülü oldukları için onları uyardı.
Mahalle nasıl? Sakin mi? Gece gürültülü mü?
Ben gürültülü bir patlama duydum.
Bazı gürültülü komşularım var.
Ben gürültülü çocuklara tahammül edemem.
Ne dediğini duyamıyorum, burası çok gürültülü.
Benim çalar saatim çok gürültülü ses çıkarıyor.
Bu cadde nasıl da gürültülü!
Nefesli sazlar bölümü yine çok gürültülü.
Gök gürültülü fırtınalar hem korkutucu hem de heyecan vericidirler.
Gürültülü platformda birinin adımı seslendiğini duyabildim.
Onlar oldukça gürültülü.
Biz gürültülü bir patlama duyduk.
Kahretsin, o lanet baykuşun çok gürültülü bir şekilde cırlaması yüzünden uyuyamıyorum.
Yaptığın şey o kadar gürültülü ki ne söylediğini duyamıyorum.
Tom gürültülü bir şekilde güldü.
Büfelerden hoşlanmıyorum. Onlar pahalı, gürültülü ve tütün ve kızrtılmış yiyecek kokusu dolu.
Geçen geceki gürültülü partimizden sonra bir sürü kızgın komşularımız vardı.
Tom çok gürültülü olduğumu söyledi.
Hepiniz daha az gürültülü olabilir misiniz?
Gürültülü makine sessizliği bozuyor.
Burasını çok gürültülü bulmuyor musun?
Leyla gürültülü bir ses duydu.
Burası gerçekten gürültülü.
Kediler iyi evcil hayvanlardır, çünkü temizlerdir ve gürültülü değillerdir.
Lütfen çok gürültülü olma.
Burada gerçekten gürültülü.
Tom'un çok gürültülü davrandığı hakkında hiçbir fikri yoktu.
Tom Mary'ye çok gürültülü olmamasını söyledi.
Tom Mary'yi çok gürültülü olmaması için uyardı.
Tom, Mary'ye bu kadar gürültülü olmamasını söylemeli.
Boston'un gürültülü bir şehir olduğunu düşünüyor musun?
Tom'a bu kadar gürültülü olmamasını söyledim.
Tom Mary'den çok gürültülü olmamasını istedi.
Burası fazla gürültülü. Başka bir yere gidelim.
Sami bir gürültülü bir darbe sesi duydu.
Bilgisayarım çok gürültülü çalışıyor.