Узнайте, как использовать geçerken в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Timsah antilopu nehri geçerken tuzağa düşürdü.
Translate from турецкий to английский
Yolu geçerken dikkat etmelisin.
Translate from турецкий to английский
Karşıya geçerken çok dikkâtli olamıyorsun.
Translate from турецкий to английский
İsa, Galilee Denizi boyunca geçerken, Simon ve kardeşi Andrew'in göle bir ağ attıklarını gördü.
Translate from турецкий to английский
Dere geçerken at değiştirilmez.
Translate from турецкий to английский
Caddeden geçerken arabalara dikkat et.
Translate from турецкий to английский
Gün geçerken, hava gittikçe kötüleşiyordu.
Translate from турецкий to английский
Tren geçerken Tom sürücünün bir anlık bakışını yakaladı.
Translate from турецкий to английский
Tren geçerken, Tom sürücünün bir bakışını yakaladı.
Translate from турецкий to английский
Tom teşekkürler demek için geçerken uğradı.
Translate from турецкий to английский
Zamanın varsa, geçerken galeriye uğrasan iyi olur.
Translate from турецкий to английский
Zaman geçerken, insanlar konuyla gittikçe daha az ilgilendiler.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'yi yolu geçerken gördü.
Translate from турецкий to английский
Biz dün gece onun evini geçerken Tom kesinlikle fazla gürültü yapmıyordu.
Translate from турецкий to английский
Lütfen geçerken evime uğra.
Translate from турецкий to английский
Geçerken onun evine uğrayalım.
Translate from турецкий to английский
Lütfen beni görmek için geçerken uğra.
Translate from турецкий to английский
Ben onu caddeyi geçerken gördüm.
Translate from турецкий to английский
O, geçerken bana başını salladı.
Translate from турецкий to английский
O, geçerken beni başıyla selamladı.
Translate from турецкий to английский
Geçerken uğramaya ve seni görmeye niyet ediyordum fakat bu hafta oldukça meşguldüm.
Translate from турецкий to английский
Onu caddeyi geçerken gördüm.
Translate from турецкий to английский
O, yanımdan geçerken beni itti.
Translate from турецкий to английский
O, caddeyi geçerken görüldü.
Translate from турецкий to английский
Onun treni geçerken, onlar tezahürat yaptı.
Translate from турецкий to английский
Caddeden karşıya geçerken bir kaza gördüm.
Translate from турецкий to английский
Caddeyi geçerken dikkatli ol.
Translate from турецкий to английский
Caddeyi geçerken kaydı.
Translate from турецкий to английский
Çocukları caddeden karşıya geçerken gördüm.
Translate from турецкий to английский
Yoldan karşıya geçerken arabalara dikkat et.
Translate from турецкий to английский
Zaman geçerken, gökyüzü gittikçe karardı.
Translate from турецкий to английский
Zaman geçerken, insanlar konu hakkında daha çok endişelendi.
Translate from турецкий to английский
Caddeden karşıya geçerken neredeyse bana bir araba çarpıyordu.
Translate from турецкий to английский
İki araç ayrı ayrı geçerken ikisini de ayrı ayrı selamladım.
Translate from турецкий to английский
Karşıdan karşıya geçerken dikkatli ol.
Translate from турецкий to английский
Yoldan karşıya geçerken mesaj yazmak tehlikelidir.
Translate from турецкий to английский
Karşıdan karşıya geçerken mesaj yazmak tehlikelidir.
Translate from турецкий to английский
Tom sokakta birbirimizi geçerken bana her zaman merhaba diyor.
Translate from турецкий to английский
Bugün yolda onu geçerken Tom'u tanımadım.
Translate from турецкий to английский
İşlek bir caddeden geçerken dikkatli ol.
Translate from турецкий to английский
Caddeyi geçerken çok dikkatli olamazsın.
Translate from турецкий to английский
Onu köprüden geçerken görürüm.
Translate from турецкий to английский
Bir akarsu geçerken atları asla takas etme.
Translate from турецкий to английский
Tom bitiş çizgisini geçerken sıcak ve yorgun görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Geçerken uğradığımda Tom evde değildi.
Translate from турецкий to английский
Geçerken uğradığımda Tom uyumuyordu.
Geçerken uğradığını onlara söyleyeceğim.
Geçerken uğradığını ona söyleyeceğim.
Tom ve Mary her ikisi de geçerken uğradı.
Yolu geçerken dikkatli olmalısın.
Kısa bir süre sonra, Sezar bir kez daha orduya katılmaya karar verdi ve Roma'dan ayrıldı. O, yelkenli ile denizi geçerken bir grup korsan onu kaçırdı.
Küçük kız kardeşim caddeyi geçerken elimi tuttu.
İşlek bir caddeyi geçerken dikkatli olmalısın.
Motorlu araç kullananlar, bisikletlileri geçerken en az bir metre emniyet mesafesi bırakmak zorundalar.
Irmaktan geçerken at değiştirilmez.
Yoldan karşıya geçerken dikkatli ol.
Lütfen caddeyi geçerken dikkatli olun.
Büyük bir caddeyi geçerken dikkatli olmalısın.
Caddeyi geçerken arabalara dikkat et.
O caddeyi geçerken bir araba tarafından vurulup yere serildi.
Tom geçerken uğramamı istedi.
Tom caddeyi geçerken büyük bir sıçan gördü.
O, caddeyi geçerken neredeyse araba tarafından çarpılıyordu.
Yoldan geçerken az kalsın araba çarpıyordu.
Caddeyi geçerken arabalara dikkat etmelisin.
O, köprüyü geçerken, derede aşağı baktı.
Kedi, karşıdan karşıya geçerken araba çarptı.
Caddeyyi geçerken küçük kız kardeşimle el ele tutuştuk.
Bir adam caddeyi geçerken bir araba tarafından yere serildi ve hastaneye götürülmek zorunda kaldı.
Zaman geçerken bilgelik artar.
Mary yolu geçerken çok dikkatli olmalıdır.
Ben onların evini geçerken Tom ve Mary tartışıyordu.
7 Aralık 1941'de altı uçak gemisi : Akagi, Kaga, Hiryu, Soryu ve Shokaku Zuikaku ve ek olarak iki yan savaş gemisi: Hiey ve Kirishima'dan oluşan Japon filosu Hawaii'deki Oahu adasına geçerken fark edildi.
Karşıdan karşıya geçerken dizlerinin üzerine düştü.
O, caddeyi geçerken bir araba tarafından çarpıldı.
Onun, caddeyi geçerken çok dikkatli olması gerekir.
Caddeyi geçerken dikkatli olun.
Küçük çocuk caddeyi geçerken annesinin elini sıkıca tuttu.
Tom bitiş çizgisini geçerken kalabalık tezahürat yapıyordu.
Köprüyü geçerken, aşağıya bakma.
Caddeyi geçerken trafik konusunda dikkatli olmalısın.
Yol geçerken mesaj atmak tehlikelidir.
O öylesine güzel bir kızdı ki o geçerken herkes ona bakmak için döndü.
Sokaktan geçerken lütfen dikkatli ol.
Tom geçerken başını eğerek bana selam verdi.
Caddeyi geçerken Tom bir araba tarafından çarpıldı.
Tom caddeyi geçerken bir araç ile çiğnendi.
Geçerken bir uğrayayım dedim.
Geçerken uğradım.
Sıkışık bir ortamda birinin önünden geçerken kıçını mı önünü mü dönersin?
Dar bir ortamda birinin önünden geçerken yüzünü mü, yoksa arkanı mı dönersin?
İyi misin diye bakmak için geçerken uğradım.
İyi olup olmadığını görmek için geçerken uğradım.
Dereyi geçerken at değiştirilmez.
Tren hızla geçerken makinisti hayal meyal gördü.
Tren geçerken hayal meyal makinisti gördü.
Arabayla geçerken ışıklarının açık olduğunu gördüm.
İşlek bir caddeden karşıya geçerken dikkatli olun.
Kapı çok alçak olduğundan geçerken kafanı çarpmamaya dikkat et.
Biri gecenin köründe arabayla evin önünden geçerken "Şerefsiz ibneler!" diye bağırdı.