Узнайте, как использовать gerekli в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.
Translate from турецкий to английский
Ne hissettiğimi söyleyebilmeyi gerekli buluyorum.
Translate from турецкий to английский
Daha fazla gerekli.
Translate from турецкий to английский
Yurt dışına gittiğinizde, bahşiş vermenin gerekli olduğunu aklınızda tutsanız iyi olur.
Translate from турецкий to английский
İş için en az üç yüz dolar gerekli idi.
Translate from турецкий to английский
Hiçbir kültürel geçmiş, sanatı anlamak için gerekli değildir.
Translate from турецкий to английский
Bilişimsel dil bilimi eğitimi yapmak için çeşitli dilleri bilmek gerekli, ancak, insan bilgisayarların kullanımı da bilmelidir.
Translate from турецкий to английский
Sadece onları toparlamanız gerekli.
Translate from турецкий to английский
Lincoln, askerlerin gerekli olduğunu söyledi.
Translate from турецкий to английский
Işık sağlık için temiz havanın gerekli olduğu kadar gereklidir.
Translate from турецкий to английский
Sağlık mutluluk için gerekli bir koşuldur.
Translate from турецкий to английский
Yarın tekrar gelmen gerekli görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Adam bana kim olduğumu sordu. Ki bu soruya cevap vermenin gerekli olduğunu düşünmedim.
Translate from турецкий to английский
Biz trafik kazalarını önlemek için gerekli önlemleri almamız gerekir.
Translate from турецкий to английский
Benim partiye katılmam gerekli midir?
Translate from турецкий to английский
Bilgisayarını çalıştırmak için gerekli olanın tümü oydu.
Translate from турецкий to английский
Hükümet, gerekli olandan daha fazla para kazanıyordu.
Translate from турецкий to английский
Romalılar ilk önce Latince çalışması gerekli olsaydı, asla dünyayı fethetme şansları olmazdı.
Translate from турецкий to английский
Onu bu hastaneye koymak gerekli değildir.
Translate from турецкий to английский
Tom bir markette gerekli şeyleri alabildi.
Translate from турецкий to английский
Tom kesinlikle gerekli olduğunda yemin ettiğini söylüyor.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary ile temasa geçmesinin gerekli olduğunu söyledi.
Translate from турецкий to английский
Tom başarılı olmak için gerekli niteliklere sahip.
Translate from турецкий to английский
Tom vitamin almanın gerekli olmadığına karar verdi.
Translate from турецкий to английский
Tom doktorun ona verdiği ilacı almanın gerekli olmadığına karar verdi.
Translate from турецкий to английский
Tom o faturayı bugün ödemenin gerekli olmadığına karar verdi.
Translate from турецкий to английский
Tom tavanı boyamanın gerekli olmadığına karar verdi.
Translate from турецкий to английский
Tom bugün ofise gitmenin gerekli olmadığına karar verdi.
Translate from турецкий to английский
Tom bu öğleden sonra o sorunla ilgilenmenin gerekli olmadığına karar verdi.
Translate from турецкий to английский
Tom her gün en az bir litre suyu içmenin kesinlikle gerekli olduğuna inanıyor.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'ye eve gitmesinin gerekli olup olmadığını sordu.
Translate from турецкий to английский
Gerekli arama fikrinden hoşlanmadım, fakat o yapılmalıydı.
Translate from турецкий to английский
Evlilik,eğer insan gerçekle yüz yüze kalacaksa bir beladır fakat gerekli bir bela.
Translate from турецкий to английский
Bu gerekli.
Translate from турецкий to английский
O gerekli değildi.
Translate from турецкий to английский
Tom bana gerekli hissettiriyor.
Dış tavsiye gerekli olabilir.
Onun bir şemsiye getirmesi gerekli değildi.
Ben bir kredi almayı gerekli buldum.
Yardımını istemeyi gerekli buldum.
Yardım almayı gerekli buldum.
Her sabah erken kalkmayı gerekli buldum.
O adam bana kim olduğumu sordu fakat o soruya cevap vermenin gerekli olduğunu düşünmüyordum.
Bir yerli gibi konuşabilmemin gerekli olduğunu düşünmüyorum, sadece akıcı şekilde konuşabilmeyi istiyorum.
Gerekli donanımın listesi burada mevcut.
Koleje kabul için gerekli şeyleri anlatabilir misiniz.
Arabanın tamiri biter bitmez, lütfen bana masrafları gösteren bir mektup yolla. Gerekli parayı sana göndereceğim.
Böylesine önlemler gerekli değildi.
Saat 9:00 buraya gelmesi gerekli.
Senin çok çalışman gerekli.
Bizzat gitmesi gerekli.
Bu şeylerden çoğu gerekli değildi.
Önceden gerekli tüm hazırlıkları yapmadan kışın dağlara tırmanmamam gerektiğini biliyorum.
Onlar gerekli oyları alamadı.
Beden eğitimi gerekli bir ders mi?
Daha çok çalışmanız gerekli.
O mektuba cevap vermek gerekli değil.
Sadece gerekli tamiratları yapın lütfen.
Onun oraya gitmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum.
İşi bırakman gerekli değil.
Daha fazla sebze yemen gerekli.
Benden gerekli olandan daha fazla para istedi.
Her gün uygulama yapman gerekli.
Gerekli olan bir diğer şey bir sözlüktür.
Halı yapmak için ihtiyacın olan gerekli şeyler var mı?
Oraya tek başına gitmesi gerekli değil.
İlkin, kızımızı tekrar bulmamız gerekli.
Gerekli olan şeyi yaptım.
Sanırım o gerekli.
Sanırım neyin gerekli olduğunu biliyorum.
Ona yardım etmen gerekli.
Şeytanı bu dünyada aramak gerekli mi?
Her şeyi benim size söylemem gerekli mi?
Fransızcada akıcı olmak için Fransızca konuşan bir ülkede yaşamak gerekli midir?
Sanırım Tom'un Mary'den başka biriyle takılması gerekli.
Tom başka bir yerde gerekli.
Bu gerekli değil.
Para her şey değil fakat bazı işler için gerekli değil mi?
O gerekli değil.
Gerekli değil.
Gerekli değildi.
Bana oyunlar oynadınız, riske ettiniz, dışladınız daha saymam gerekli mi?
Beni sevmeniz yeterliydi arkamdan dolap çevirmeniz gerekli miydi?
Gerekli mi?
Biz gerekli değiliz.
Saat durmuş. Yeni bir pil gerekli.
Bunu yapman gerekli değil.
Ne gerekli değil?
Sen gerekli değilsin.
Dünya barışını sağlamak için el birliğiyle çalışmamız gerekli.
Başkalarına saygı göstermek gerekli.
O toplantıya gitmemiz gerekli olmayabilir.
Bu gerekli miydi?
Bir kitap yazmak için henüz gerekli malzemeleri toplamadım.
Gerçekten onun gerekli olacağını düşünmüyorum.
Buradan bankaya ulaşmak için biraz yürümemiz gerekli.
Onun gerekli olmayacağından eminim.
Gitmek için bunun gerekli olmayabileceğini düşünmüştüm.
Onun gerekli olduğuna emin misin?
Tom bu civarda onu yapmak için gerekli yeteneklere sahip değil.