Узнайте, как использовать geziye в предложении на турецкий. Более 56 тщательно отобранных примеров.
Yurt dışında bir geziye davet edildim, ama ben gitmek istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
O bir geziye gitti.
Translate from турецкий to английский
Geziye kaç kişi gidiyor?
Translate from турецкий to английский
O bir geziye çıktı.
Translate from турецкий to английский
Ben bir geziye gideceğim.
Translate from турецкий to английский
Hindistan'a bir geziye gittim.
Translate from турецкий to английский
O, Avrupa'ya geziye gitti.
Translate from турецкий to английский
Canım bir geziye gitmek istiyor.
Translate from турецкий to английский
Karım iki günlük bir geziye gitti.
Translate from турецкий to английский
Geziye gitmeden önce bazı çekimlere ihtiyacım var.
Translate from турецкий to английский
Önümüzdeki Pazar arabayla geziye çıkacağız.
Translate from турецкий to английский
Benimle bir geziye gitmek ister misin?
Translate from турецкий to английский
Hastalık onun geziye çıkmasını engelledi.
Translate from турецкий to английский
Kız kardeşin bir geziye gitmedi, değil mi?
Translate from турецкий to английский
Zor zamanlarda, insanlar geziye gitmek istemeyebilir fakat iyi kahve için fazla ödemeye istekli olabilirler.
Translate from турецкий to английский
Oraya geziye giden odur.
Translate from турецкий to английский
Gelecek ay geziye çıkıyoruz.
Translate from турецкий to английский
Bir geziye gitmeyi düşünüyorum.
Translate from турецкий to английский
Yabancı ülkedeki bir geziye nasıl hazırlanmalıyım?
Translate from турецкий to английский
Parası olmadığı için geziye gidemedi.
Translate from турецкий to английский
Bu aptalca geziye çıkmamızı isteyen oydu.
Translate from турецкий to английский
Önümüzdeki ayın başında Estonya'ya geziye gideceğiz.
Translate from турецкий to английский
Öğrenciler yaklaşan geziye can atıyor.
Translate from турецкий to английский
Hong Kong'u görme şansını kaçırmak istemedim, bu yüzden geziye gitmeyi kabul ettim.
Translate from турецкий to английский
Neden Tom bizimle bu geziye gelmek istemiyordu?
Translate from турецкий to английский
Ben mümkünse dünyanın etrafında bir geziye çıkmak istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Sen ve Tom birlikte bir sürü geziye gittiniz mi?
Translate from турецкий to английский
Birkaç gün için bir geziye gitti.
Translate from турецкий to английский
Benimle bir geziye çıkmak ister misin?
Translate from турецкий to английский
Arkadaşlarım üç gün önce geziye başladılar.
Translate from турецкий to английский
Ben bu akşam bir geziye çıkacağım.
Translate from турецкий to английский
Neden bu geziye gelmek zorundaydık? Gerçekten çok sıkıcı.
Translate from турецкий to английский
Dün geziye katıldın mı?
Translate from турецкий to английский
O ebeveynleri ona izin vermeyeceği için geziye gelmiyor.
Translate from турецкий to английский
Kışın başında bir geziye çıkıyorum.
Translate from турецкий to английский
Bu geziye katılma fırsatını kaçırmayın!
Translate from турецкий to английский
Ben onları bir tekneyle küçük bir geziye götürdüm.
Translate from турецкий to английский
Bizden altı kişi bu hafta sonu sahile bir geziye gidiyoruz.
Translate from турецкий to английский
Bizim Büyük Kanyon'a bir geziye gitmemiz gerekiyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom birkaç gün için bir geziye gitti.
Translate from турецкий to английский
Ziyaretimin amacı, sizi benimle bir geziye çıkmaya ikna etmektir.
Translate from турецкий to английский
Eşim bana onu geziye götürmemi önerdi.
Translate from турецкий to английский
Biz birlikte çok geziye çıkarız.
Translate from турецкий to английский
Sınıfımız Hakone'ye bir geziye çıktı.
Translate from турецкий to английский
Mary'nin çocukları yarın hayvanat bahçesine geziye çıkıyor.
Translate from турецкий to английский
Geçen yıl dünya çapında bir geziye çıktık.
Translate from турецкий to английский
Ben geziye çıktım.
Seni bir geziye çıkaracağım.
Fransa'nın güneyine bir geziye gidiyoruz.
Ben bu geziye karşıyım.
Sık sık geziye çıkar mısın?
Tom ve Mary birlikte bir sürü geziye çıktı mı?
Sınıfımız önümüzdeki pazartesi günü bir geziye çıkıyor.
Sami o geziye gitmiyor.
Tom, ailesiyle birlikte Kanada'ya bir geziye gitti.
Birçok insan için geziye çıkmak oldukça yorucu bir iştir.