Узнайте, как использовать hakkını в предложении на турецкий. Более 61 тщательно отобранных примеров.
Ana baba, çocuklarına verilecek eğitim türünü seçmek hakkını öncelikle haizdirler.
Translate from турецкий to английский
Ana ve çocuk özel ihtimam ve yardım görmek hakkını haizdir. Bütün çocuklar, evlilik içinde veya dışında doğsunlar, aynı sosyal korunmadan faydalanırlar.
Translate from турецкий to английский
Her şahıs memleketin kamu hizmetlerine eşitlikle girme hakkını haizdir.
Translate from турецкий to английский
Her şahıs, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla, memleketin kamu işleri yönetimine katılmak hakkını haizdir.
Translate from турецкий to английский
Her ferdin fikir ve fikirlerini açıklamak hürriyetine hakkı vardır. Bu hak fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, memleket sınırları mevzubahis olmaksızın malümat ve fikirleri her vasıta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkını içerir.
Translate from турецкий to английский
Ben söylediğini doğru bulmuyorum fakat onu söyleme hakkını ölünceye kadar savunacağım.
Translate from турецкий to английский
Onlar onun özgürce konuşma hakkını destekledi.
Translate from турецкий to английский
Rahip bana hakkını helal etti.
Translate from турецкий to английский
Kazandığım paranın hakkını vermek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Kazandığım paranın hakkını verdiğimi düşünüyor musun?
Translate from турецкий to английский
Ben kazandığım paranın hakkını vermek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Beni yargılama hakkını siz kendinizde göremezsiniz.
Translate from турецкий to английский
Hakkını helal et baba.
Translate from турецкий to английский
Tom hakkını helal etti.
Translate from турецкий to английский
Kitabımın yayın hakkını geri alabildim.
Translate from турецкий to английский
Benimle o şekilde konuşma hakkını sana kim veriyor?
Translate from турецкий to английский
Tom’un hakkını yememek lazım.
Translate from турецкий to английский
Onu yapma hakkını sana ne veriyor?
Translate from турецкий to английский
Sezarın hakkını Sezara verin.
Translate from турецкий to английский
Senin hakkını arayacağım.
Translate from турецкий to английский
Hakkını sonuna kadar savun.
Translate from турецкий to английский
Sana böyle bir şey yapma hakkını kim verdi?
Translate from турецкий to английский
Size böyle bir şey yapma hakkını kim verdi?
Translate from турецкий to английский
Hakkını yemeyelim, Tom oldukça iyi bir adamdır.
Translate from турецкий to английский
Eğer bu yapmaya değer bir işse hakkını vererek yapmak lazım.
Translate from турецкий to английский
İşinin hakkını verir.
Translate from турецкий to английский
Onlar bir gün oy verme hakkını elde edeceklerini hayal etti.
Translate from турецкий to английский
Tom hakkını almayacak.
Translate from турецкий to английский
Biz birine hizmet etmeyi reddetme hakkını saklı tutuyoruz.
Translate from турецкий to английский
Bu konuda hakkımı daha sonra kullanma hakkını alabilir miyim?
Translate from турецкий to английский
Ona hakkını ver.
Translate from турецкий to английский
Ona hakkını ödeyeceğim.
Translate from турецкий to английский
Tom'a hakkını ver.
Translate from турецкий to английский
Sana sorma hakkını veren şey nedir?
Translate from турецкий to английский
Tom'a onu yapma hakkını ne veriyor?
Translate from турецкий to английский
Herkesin oy hakkını kullanması gerekir.
Translate from турецкий to английский
Tom'a bunu yapma hakkını ne veriyor?
Translate from турецкий to английский
Tom Goodman hayır kurumlarına her yıl binlerce dolar bağış yapar. Gerçekten isminin hakkını veriyor.
Translate from турецкий to английский
Her yıl yardım kuruluşlarına binlerce dolarlık bağışta bulunan Tom Goodman gerçekten adının hakkını veriyor.
Translate from турецкий to английский
Anadoluspor stat isim hakkını yabancı bir şirkete kiraladı.
Lig maçlarının yayın hakkını Ali'nin sahibi olduğu kanal aldı.
Ali bu maç formasının hakkını verdi.
Anadoluspor maçta ilk oyuncu değişikliği hakkını kullandı. Ali oyundan alınırken, Mehmet onun yerine oyuna dâhil oldu.
Anadoluspor 3 oyuncu değiştirme hakkını da kullandı.
Hakkını helal et.
Onun hakkını ödeyemem.
Tom'a hakkını verin.
Hakkı, Hakkı'nın hakkını yemiş. Hakkı, Hakkı'dan hakkını istemiş. Hakkı, Hakkı'ya hakkını vermeyince Hakkı da Hakkı'nın hakkından gelmiş.
Siz kapıcının, apartman görevlisinin, taşeron işçisinin hakkını savunuyorsanız o zaman halkın partisi oluyorsunuz demektir. Ezilenlerin partisi oluyorsunuz demektir.
Anne-babanızın hakkını asla ödeyemezsiniz.
Kısa çöp uzun çöpten hakkını alır elbette.
Yiğidi öldür, hakkını yeme.
Miletiç ise sessiz kalma hakkını kullandı.
Seçmen listelerinin her vatandaşın oy kullanma hakkını güvence altına almasını sağladınız mı?
Sırp Cumhuriyeti eşit temsil hakkını ihlal etti mi?
Fiyatının hakkını veren bir ürün değil bence.
Dönüp arkana baktığında hakkını vererek yaşadığını düşünüyor musun?
Çalıştırdığın kişinin hakkını vermek zorundasın.
Herkese hakkını ödedi.
Sayısız ülke Filistinlilerin kendilerini savunma hakkını tanıyor.
Kimin var olma hakkını savunacağız?