Узнайте, как использовать hamile в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Maddelerin bazıları, özellikle eğer hamile iseniz, zararlıdır.
Translate from турецкий to английский
Söylenenlere göre on Avrupalıdan biri IKEA yatakta hamile kalmıştır.
Translate from турецкий to английский
455 kadından bir kadın gebeliğinin yirminci haftasına kadar hamile olduğunu fark etmez.
Translate from турецкий to английский
Mary 36 haftalık hamile.
Translate from турецкий to английский
Sürekli olarak doğum kontrol hapı alan insanların hamile kalmayacaklarını biliyor muydunuz?
Translate from турецкий to английский
Tom'un karısı ikinci çocuklarına hamile.
Translate from турецкий to английский
Tom onun hamile olamayacağından oldukça emin.
Translate from турецкий to английский
Hamile bayanların sıkı şeyler giyinmemeleri gerekir.
Translate from турецкий to английский
Hamile kız kardeşimle bebek isimlerini tartıştık.
Translate from турецкий to английский
Mary hamile.
Translate from турецкий to английский
Karım hamile!
Translate from турецкий to английский
O hamile oldu.
Translate from турецкий to английский
Düzenli bir şekilde doğum kontrol hapı alan erkeklerin hamile kalmadıklarını biliyor muydun?
Translate from турецкий to английский
Düzenli olarak doğum kontrol hapı kullanan erkeklerin hamile kalmadıklarını biliyor muydun?
Translate from турецкий to английский
O, sekiz aylık hamile.
Translate from турецкий to английский
Onun hamile olduğunu az önce öğrendim.
Translate from турецкий to английский
Mary 14 yaşında hamile oldu.
Translate from турецкий to английский
Kadın hangi adamdan hamile kaldı?
Translate from турецкий to английский
Hangi kadın hamile kaldı?
Translate from турецкий to английский
Çocuk doğdu mu yoksa kız hâlâ hamile mi?
Translate from турецкий to английский
Tom'un karısı hamile.
Translate from турецкий to английский
Neden bize hamile olduğunu söylemedin?
Translate from турецкий to английский
Geçen gece sana bahsettiğim Fin arpçıdan hamile kaldım.
Translate from турецкий to английский
O hamile kaldı.
Translate from турецкий to английский
Ben öyle cezalı gibi evlenmem! Hamile olsam bile fark etmez! Adam gibi sevilen bir kız olmak istiyorum! Böyle kafama kakar gibi de olmaz!
Translate from турецкий to английский
Hamile değil.
Translate from турецкий to английский
Kazara hamile kaldım.
Translate from турецкий to английский
Panda hamile.
Translate from турецкий to английский
Onun hamile olup olmadığını sorduğunda pot kırdı.
Translate from турецкий to английский
Bazı şirketler hamile olan ya da çocuk sahibi olmaya niyetlenen kadınlara karşı farklı davranıyorlar.
Translate from турецкий to английский
Mary iki aylık hamile.
Translate from турецкий to английский
Tanrım! Hamile bir kadını öldürdüm!
Translate from турецкий to английский
Tom'un kız kardeşi 15'de hamile kaldı.
Translate from турецкий to английский
O hamile.
Translate from турецкий to английский
Hamile misin?
Translate from турецкий to английский
Tom'un karısı ikizlere hamile.
Translate from турецкий to английский
Partideki o kadın hamile miydi?
Translate from турецкий to английский
Çok geçmeden, o hamile kaldı.
Translate from турецкий to английский
Hiç hamile oldun mu?
Translate from турецкий to английский
Hamile olduğundan beri karımın hiç cinsel dürtüsü yok. Ne yapabilirim?
Translate from турецкий to английский
Hamile olduğunu unutma.
Translate from турецкий to английский
Tom bana Mary'nin hamile olduğunu söyledi.
Translate from турецкий to английский
Linda, Dan'ı evliliğe zorlamak için hamile olduğunu iddia etti.
Translate from турецкий to английский
Ben hamile miyim?
Translate from турецкий to английский
Anne baban, senin hamile olduğunu biliyorlar mı?
Translate from турецкий to английский
Bana hamile olduğunu söyledi.
Translate from турецкий to английский
Mary'nin hamile olduğunu duydum.
Translate from турецкий to английский
Benim en iyi bayan arkadaşım hamile.
Tom hamile eşine çilek almak için mağazaya kadar 30 km bisiklet sürdü.
Hamile olduğumu aileme nasıl söylerim.
O onun hamile olup olmadığını sorduğunda gaf yaptı.
Bana hamile olduğunu söylediğinde, neredeyse kalbime iniyordu.
Kız arkadaşım hamile ve bebeğe bakmak istiyor.
Onu hamile kalmadan önce düşünmeliydin.
Mary hamile kalmaya çalışıyordu.
O hamile değil.
Ben hamile değilim.
Maria 14 yaşında hamile kaldı.
Linda hamile olabileceğini aklına getirmedi bile.
Ben onun hamile olduğunu duydum.
Neden bu kadının hamile olduğunu bana söylemedin?
Senin hamile olma olasılığın var mı?
Erkek arkadaşım hamile olduğumu öğrendiğinde beni terk etti.
O ne kadar süredir hamile?
"Bir insan otuz beşten sonra hamile kalmalı mı?" "Kesinlikle hayır! Otuz beş çocuk çok."
Hamile olduğum için her zaman canım uyumak istiyor.
O ona hamile olduğunu söylediğinde Tom Mary'den ayrılmak üzereydi.
O, ikizlere hamile.
Ben şimdiye kadar ilk kez hamile oldum.
Hamile değil misin? Peki, o zaman içki içmeyi kes!
Doktor, Linda'nın hamile olduğunu doğruladı.
O, kız arkadaşını hamile bıraktı ve onlar evlenmek zorundaydı.
Haberlerim var! Melissa hamile.
Onun hamile olduğunu düşündüm.
Mary' nin hamile olduğunu göremiyor musun?
O, hamile mi yoksa sadece şişman mı?
Tom hamile karısının karnına elini koydu.
Senin o zaman hamile olduğun doğru mu?
Kız arkadaşım bana hamile olduğunu söylediğinde ne yapacağımı bilmiyordum.
Bu gece hamile kalıyorum.
O, kızının on altı yaşında hamile olmasını istemiyordu.
Kadın hamile.
Tom onu hamile bıraktı.
Medyaya çıkmadan önce, hamile olduğumu bütün hayranlarıma duyurmak istiyorum.
Sen biraz hamile olamazsın.
Onun 48 yaşında hamile kalabildiğine herkes çok şaşırmıştı.
Mary hamile, söyleyemiyor musunuz?
Linda Dan'e hamile olduğunu söylediğinde o çok heyecanlıydı.
Deniz atlarında hamile kalan erkektir.
Mary ilk çocuğuna hamile.
Mary ikinci çocuğuna hamile.
Mary şimdi hamile.
Hamile iseniz, yememeniz gereken bazı gıdalar nelerdir?
Linda ikizlere hamile oldu.
Tom Mary'nin hamile olduğunu düşündü.
Hamile iseniz kedi tuvalet kutusunu değiştirmemelisiniz.
Kumarhane girişinin yakınında hamile bir kedi gördük.
Mary bana hamile olduğunu söyledi.
On bir kadının hepsi sihirbazın tohumuyla hamile kalmıştı.
İlk başta basit ofis politikasıydı ama sonra Tom bürodaki her kadını hamile bıraktı.