Узнайте, как использовать harcama в предложении на турецкий. Более 55 тщательно отобранных примеров.
Oda arkadaşım, filmlere para harcama söz konusu olduğunda, müsriftir; o fiyatı ne olursa olsun, onları piyasaya çıktığı gün alıyor.
Translate from турецкий to английский
TV izlemek için fazla zaman harcama.
Translate from турецкий to английский
Harcama 200.000 yen'i buldu.
Translate from турецкий to английский
Zamanını ve paranı boşa harcama.
Translate from турецкий to английский
Paranı boşa harcama.
Translate from турецкий to английский
Çok fazla para harcama.
Translate from турецкий to английский
Kazandığından daha fazla harcama.
Translate from турецкий to английский
Umarım bu harcama raporu tüm ilişkili iş masraflarını içerir,çünkü bundan bir sent daha fazlasını ödemeyeceğim.
Translate from турецкий to английский
Zamanımı boşa harcama.
Translate from турецкий to английский
Zamanını boşa harcama.
Translate from турецкий to английский
Gençliğini boşa harcama, yoksa sonra üzülürsün.
Translate from турецкий to английский
Önemsiz şeylerle vakit harcama.
Translate from турецкий to английский
Lütfen zamanımı boşa harcama.
Translate from турецкий to английский
Gençliğini boş harcama, aksi durumda daha sonra pişman olursun.
Translate from турецкий to английский
Bütün paranı çizgi romanlara harcama!
Translate from турецкий to английский
Nefesini boşa harcama.
Translate from турецкий to английский
Benimle vaktini harcama.
Translate from турецкий to английский
Onunla vaktini harcama.
Translate from турецкий to английский
Nefesini harcama. Onunla konuşmanın hiçbir faydası yok.
Translate from турецкий to английский
Aylığını boşa harcama.
Translate from турецкий to английский
Nefesini Tom'la boşa harcama.
Translate from турецкий to английский
Onu düzeltmeye çalışarak boşa zaman harcama.
Translate from турецкий to английский
O böyle bir şeye para harcama konusunda isteksiz.
Translate from турецкий to английский
Çok fazla zaman harcama!
Translate from турецкий to английский
Televizyon izleyerek çok fazla zaman harcama.
Translate from турецкий to английский
Onu yaparak zamanını boşa harcama.
Translate from турецкий to английский
Boston'da en sevdiğin zaman harcama şeklin nedir?
Translate from турецкий to английский
Tom'un zamanını boşa harcama.
Translate from турецкий to английский
O, ayda ne kadar harcama yapıyor?
Translate from турецкий to английский
İşte 50.000 yen. Önemsiz şeylere para harcama lütfen.
Translate from турецкий to английский
Hayati önemi olmayan şeylere boşa para harcama.
Translate from турецкий to английский
Bu konuda ne kadar harcama yaptın?
Translate from турецкий to английский
Televizyon izlemeye çok fazla zaman harcama.
Translate from турецкий to английский
Yeni kazandığın parayı boşa harcama!
Translate from турецкий to английский
Cephaneni boşa harcama.
Translate from турецкий to английский
Cephaneyi boşa harcama.
Translate from турецкий to английский
Cep harçlığını yararsız şeylere harcama.
Translate from турецкий to английский
Yaşlanan bir nüfus sağlık üzerinde daha fazla harcama gerektirecektir.
Translate from турецкий to английский
Tom bir işi iyi yapmak için gereken süreyi harcama konusunda isteksiz görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Şimdi harcama kesintilerine ihtiyacımız var.
Translate from турецкий to английский
Harcama konusundaki tartışma bekliyor.
Translate from турецкий to английский
Bütün geceyi kendini hazırlarken harcama.
Translate from турецкий to английский
Vaktini Tom'a yardım etmeye çalışarak harcama.
Translate from турецкий to английский
Tom'u ikna etmeye çalışırken zamanını boşa harcama.
Translate from турецкий to английский
Çok para harcama.
Translate from турецкий to английский
Tom'u sana yardım etmesi için ikna etmeye çalışarak zamanını boşa harcama.
Translate from турецкий to английский
Tom'la vaktini harcama. Kulağı nasihate tıkalıdır onun.
Zamanını açıklamalarla harcama. İnsanlar hep duymak istediklerini duyarlar.
Tom'a sormakla zamanını harcama.
Tom'a sorarak vaktini boşuna harcama.
Boşuna iyi olmak için çaba harcama. Nasıl olsa ilk hatanda en kötü sen olacaksın.
Açıklama yapmak için çok vaktini harcama. İnsanlar sadece duymak istediklerini duyar.
Değiştiremeyeceğin şeylerle uğraşıp vaktini boşa harcama.
Elinde olmayan parayı harcama.
İşte biraz para. Hepsini bir anda harcama.