Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "hassas"

Узнайте, как использовать hassas в предложении на турецкий. Более 74 тщательно отобранных примеров.

O, yeni pantolon askısı hakkında gerçekten hassas.
Translate from турецкий to английский

Tom hassas bir çocuk.
Translate from турецкий to английский

Bir bebeğin hassas cildi vardır.
Translate from турецкий to английский

Şu anda hassas bir konumdayım.
Translate from турецкий to английский

O, hassas bir problem.
Translate from турецкий to английский

Dini meseleler hakkında konuşmak hassas bir mevzudur.
Translate from турецкий to английский

O çok hassas bir durumdu.
Translate from турецкий to английский

Gördüğüm kadarıyla çok hassas bir durumdayım.
Translate from турецкий to английский

Kendimi oldukça hassas bir durumda buluyorum.
Translate from турецкий to английский

Hassas bir noktaya değindim mi?
Translate from турецкий to английский

Bu hassas bir konu.
Translate from турецкий to английский

Müşterilerin şikayetleri hassas bir konuyla ilgiliydi.
Translate from турецкий to английский

Tom hassas.
Translate from турецкий to английский

Makine o kadar hassas ki kolayca bozuluyor.
Translate from турецкий to английский

Bu hassas bir nokta.
Translate from турецкий to английский

Bu hassas bir durum.
Translate from турецкий to английский

Bu hassas bir sorun.
Translate from турецкий to английский

Onun hassas derisi var.
Translate from турецкий to английский

O kadar hassas olma.
Translate from турецкий to английский

Gördüğüm kadarıyla durum çok hassas.
Translate from турецкий to английский

Mescid-i Aksa elbette çok hassas olduğumuz bir konudur.
Translate from турецкий to английский

Doğu - hassas bir mesele.
Translate from турецкий to английский

Ölçümler hassas olmalı.
Translate from турецкий to английский

Bu gerçekten hassas.
Translate from турецкий to английский

Size hassas bir soru sorabilir miyim?
Translate from турецкий to английский

Bu son derece hassas olacaktı.
Translate from турецкий to английский

Bu hassas soruyu çok dikkatli şekilde çalışmamız gerek.
Translate from турецкий to английский

Hassas bir cildim var.
Translate from турецкий to английский

Benim hassas bir cildim var.
Translate from турецкий to английский

Benim gözlerim ışığa çok hassas.
Translate from турецкий to английский

Tom bunun hassas bir konu olduğunu biliyor.
Translate from турецкий to английский

Bu çok hassas bir konu.
Translate from турецкий to английский

Ben çok hassas ve duygusal bir insanım.
Translate from турецкий to английский

Biz hassas bir durumun ortasındayız.
Translate from турецкий to английский

Bu çok hassas bir soru.
Translate from турецкий to английский

Hacker şirketin veri tabanında bulunan hassas dosyalara erişimi kazandı.
Translate from турецкий to английский

Bu mektup, bazı insanlar gücendirecek hassas bilgiler içermektedir.
Translate from турецкий to английский

O kızın çok hassas özellikleri var.
Translate from турецкий to английский

O hassas bir konu.
Translate from турецкий to английский

Kölelik hâlâ burada hassas bir konudur.
Translate from турецкий to английский

İlk randevuda, hassas konulardan uzak durmak en iyisidir.
Translate from турецкий to английский

Bu hassas durumla nasıl başa çıkmamız gerekir?
Translate from турецкий to английский

Görüşmeler çok hassas bir aşamada.
Translate from турецкий to английский

Bu hassas aygıttır.
Translate from турецкий to английский

Bir bilgisayar korsanı, şirketin veritabanındaki hassas dosyalara erişebildi.
Translate from турецкий to английский

Bu hassas bir soru.
Translate from турецкий to английский

Hassas konulardan kaçındım.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'nin hassas olduğunu söyledi.
Translate from турецкий to английский

Tom çok hassas.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'nin hassas olmadığını söyledi.
Translate from турецкий to английский

Tom hassas olduğunu söyledi.
Translate from турецкий to английский

Bu hassas bir konudur.
Translate from турецкий to английский

Tom çok hassas olduğunu söyledi.

Acı bir gerçek: Dünya hassas ve iyi kalpli insanlara göre, zor bir yerdir.

Acı bir gerçek: Dünya hassas ve iyi kalpli insanlara göre zor bir yerdir.

Tom bana hassas olduğunu söyledi.

Mevzuyu son derece hassas bir biçimde takip etmeyi sürdüreceğiz.

Kul hakkı çok hassas bir konu.

Hassas bir dönemden geçiyoruz.

Hassas olduğunu söyledi

Cumhurbaşkanı hassas soruyu cevaplamayı kibarca reddetti.

Hepimizin hassas olduğu konular var.

Bunun hassas bir mesele olduğunu biliyorum.

Ayrımcılık hassas bir konu.

Mesele Türkiye'de oldukça hassas bir sorun.

Fakat burada din hassas bir konu.

Bu sitede hassas veriler 256 bit şifreleme ile korunuyor.

Bu kadar hassas olma.

Gururlu, düzgün kesilmiş bir yüzü vardı, o kadar düzenliydi ki, hassas ağzı ve güzel, koyu renkli, istekli gözleri olmasaydı, duygusuz görünebilirdi.

Cümlelerin Almanca'ya çevrilmesinin sadece arzu edilen değil, aynı zamanda gerekli olduğuna şüphe yok. Anadili Almanca olanların hassas tavsiyeleri, her zaman mükemmel olmayan dilimizdeki orijinal metni düzeltmemiz için bizi teşvik ediyor.

Acı bir gerçek ama "Dünya hassas kalpler için cehennemdir."

Çok hassas bir cildim var.

Hassas mısın?

O beni çok hassas bir durumdayken bıraktı.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский