Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "havuç"

Узнайте, как использовать havuç в предложении на турецкий. Более 61 тщательно отобранных примеров.

Havuç sağlıklı bir aperitiftir.
Translate from турецкий to английский

Tavşanlar havuç sever.
Translate from турецкий to английский

Tom öğle yemeği için sadece üç havuç yedi.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'nin hatır hutur havuç yediğini duyabiliyordu.
Translate from турецкий to английский

Tavşanlar havuç yemeği severler.
Translate from турецкий to английский

O, havuç tepelerini kesti.
Translate from турецкий to английский

Havuç çok miktarda A vitamini içerir.
Translate from турецкий to английский

"Havuç sevmem." "Ben de."
Translate from турецкий to английский

Bakkal dükkanında havuç satıyorlar.
Translate from турецкий to английский

Tavşan bahçeden bir havuç çaldı.
Translate from турецкий to английский

Tom bir havuç çubuğu kemiriyor.
Translate from турецкий to английский

Tom havuç sevmez.
Translate from турецкий to английский

Havuç sevmediğine dair hiçbir fikrim yoktu.
Translate from турецкий to английский

Tavşanlar havuç severler.
Translate from турецкий to английский

Yabani havuç, iki yılda bir yetişen, havuca benzer bir türdür.
Translate from турецкий to английский

Hiç havuç suyu içtin mi?
Translate from турецкий to английский

Yahniye çok fazla havuç koydun.
Translate from турецкий to английский

Bir havuç, bir pancar ve bir brokoliye ihtiyacımız var. Onlar çiğ olmalı, pişirilmiş değil.
Translate from турецкий to английский

Havuç gözlerin için iyidir. Sen hiç gözlük takan tavşan gördün mü?
Translate from турецкий to английский

Patlıcan, havuç, domates.
Translate from турецкий to английский

Havuç üç dolar.
Translate from турецкий to английский

Havuç sevmez bu yüzden onu yemedi.
Translate from турецкий to английский

Kırmızı saçları var bu yüzden ona "Havuç" lakabını taktılar.
Translate from турецкий to английский

Onun saçları kırmızımsı. Bu yüzden onun lakabı Havuç.
Translate from турецкий to английский

Tom havuç doğrarken yanlışlıkla bıçakla parmağını kesti.
Translate from турецкий to английский

Bizim kabak, domates, salatalık, havuç, bamya ve patatesimiz var.
Translate from турецкий to английский

O bir havuç doğradı.
Translate from турецкий to английский

Senin havuç sevmediğini unuttum.
Translate from турецкий to английский

Bana birkaç havuç satın alın.
Translate from турецкий to английский

Hayır, bir havuç ondan sonra bir ünlem işareti gerektirecek kadar önemli değildir.
Translate from турецкий to английский

Tom çiğ havuç yemekten hoşlanır.
Translate from турецкий to английский

Bazı insanlar havuç yemenin görüş yeteneğinizi geliştireceğini söylüyor.
Translate from турецкий to английский

O, çiğ havuç yemeyi sever.
Translate from турецкий to английский

Tavşan havuç yiyor.
Translate from турецкий to английский

Yabani havuç, kabak, havuç, bezelye ve tatlı patates nişastalı sebzeler olarak kabul edilmektedir.
Translate from турецкий to английский

Havuç, soğandan bile daha kötüdür.
Translate from турецкий to английский

Havuç hariç, onun yemeyeceği hiçbir şey yok.
Translate from турецкий to английский

Bir sürü havuç yerim.
Translate from турецкий to английский

Yenilikçi tavşan havuç yemeyi reddetti.
Translate from турецкий to английский

Mor havuç garip olurdu.
Translate from турецкий to английский

Havuç gözleriniz için iyidir.
Translate from турецкий to английский

Havuç sever misin?
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'nin çiğ havuç yemeyeceğini bildiğini söylüyor.
Translate from турецкий to английский

Havuç sevmiyorsun, değil mi?
Translate from турецкий to английский

Tom, Mary'nin onun içine havuç koymazsa güveci yemesinin mümkün olmayacağını biliyordu.
Translate from турецкий to английский

Ali havuç suyu içti.
Translate from турецкий to английский

Ali vaatleriyle eşeğin önündeki havuç misali bizi oyalıyor.
Translate from турецкий to английский

Rendelenmiş havuç severim.

Ben rendelenmiş havuç severim.

Annem çocukluğumda bana her gün havuç yedirirdi.

Salata için havuç rendelerken elini kesti.

Havuç-sopa taktiğiyle bizi oyalamaya çalışıyorlar.

Ona "havuç" lakabını takmışlar çünkü onun saçları kızıldır.

Allah vegan olmamızı isteseydi İbrahim'e koç değil, havuç indirirdi.

At en hızlı koşup yarışı kazanınca ödül olarak sahibi milyonlar, binicisi yüz binler, atsa havuç kazanıyor. Vahşi kapitalizmde de durum çok farklı değil.

Çocuklara havuç yedirmenin en iyi yolu onları pasta yapımında kullanmaktır.

Genellikle ne iyi ne de kötü olan ve sadece üstlerinin verdiği görevleri yapan çalışanlar vardır. Havuç ve sopalarla kolayca daha fazla şevke kapılan ve beklenenden daha iyi sonuçlar elde eden çalışanlar var. Ayrıca gücenip şirkete düşmanca davranan çalışanlar da var.

Lütfen benim için biraz havuç satın al.

Havuç ve şalgam yenilebilir köklerdir.

Havuç istemiyorum.

"Ben havuç sevmem." "Ben de."

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский