Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "hayatı"

Узнайте, как использовать hayatı в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

GDO'lu ürünler insan hayatı için tehlikelidir.
Translate from турецкий to английский

Arabalar banliyö hayatı için kaçınılmazdır.
Translate from турецкий to английский

Bir web sayfasında, Larry Ewing'in özel hayatı paylaşıldı.
Translate from турецкий to английский

Sakin bir köy hayatı yaşamak istiyorum.
Translate from турецкий to английский

İster iyi olsun ister kötü olsun hayatı kabul etmeliyiz.
Translate from турецкий to английский

Sanırım onun hayatı tehlikede.
Translate from турецкий to английский

Bir kişinin hayatı geçici bir şeydir.
Translate from турецкий to английский

O, karısını terk etti ve yarı yaşında bir kadınla aşk hayatı yaşıyor.
Translate from турецкий to английский

Ben bu tür bir hayatı yaşamaktan usandım.
Translate from турецкий to английский

Onun hayatı sorun dolu.
Translate from турецкий to английский

Sınavlar olmasaydı, bizim okul hayatı ne kadar mutlu olurdu!
Translate from турецкий to английский

Tüm hayatı boyunca o kasabada yaşadı.
Translate from турецкий to английский

Bir romanın varlığının tek nedeni hayatı temsil etmek için girişimde bulunmasıdır.
Translate from турецкий to английский

Hastanın hayatı tehlike altında idi.
Translate from турецкий to английский

Tom bütün hayatı boyunca Boston'da yaşadı.
Translate from турецкий to английский

Tom hayatı boyunca fakir kaldı.
Translate from турецкий to английский

Online alışveriş ve rezervasyonun büyümesi tüketiciler için hayatı oldukça iyileştirdi.
Translate from турецкий to английский

Tom hayatı yaşamaya değmezmiş gibi düşünüyor.
Translate from турецкий to английский

Tom, özel hayatı hakkında konuşmak istemiyor.
Translate from турецкий to английский

Bu hayatı yaşamaktan bıktım.
Translate from турецкий to английский

Tom tüm hayatı boyunca şanslıydı.
Translate from турецкий to английский

Tom'un yaşayacak kendi hayatı var.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'ye Avustralya'daki hayatı hakkında soru sordu.
Translate from турецкий to английский

Putperestler hayatı tanrılaştırdılar ve hıristiyanlar ölümü tanrılaştırdılar.
Translate from турецкий to английский

O, şimdi hastanede ve onun hayatı kritik.
Translate from турецкий to английский

Onun hayatı tehlikede.
Translate from турецкий to английский

Onun hayatı için korkuyorum.
Translate from турецкий to английский

Hayatı yaşamaya değer hale getir.
Translate from турецкий to английский

Ben öyle bir hayatı hayal edemiyorum.
Translate from турецкий to английский

Benim köpeğimin harika bir hayatı vardır.
Translate from турецкий to английский

O, ona hayatı pahasına güvenir.
Translate from турецкий to английский

O, bütün hayatı boyunca bekar kaldı.
Translate from турецкий to английский

O, bütün hayatı boyunca onunla birlikte yaşadı.
Translate from турецкий to английский

Babam hayatı boyunca hiç hastalanmadı.
Translate from турецкий to английский

Bütün hayatı boyunca restoranda hiç yemek yemediğini söyleyen bir adamla tanıştım.
Translate from турецкий to английский

O sevgili hayatı için koştu.
Translate from турецкий to английский

O, bütün hayatı boyunca fakir kaldı.
Translate from турецкий to английский

Onun çocuğunun hayatı tehlikededir.
Translate from турецкий to английский

Hayatı meşakkatlerle geçti.
Translate from турецкий to английский

Bütün hayatı boyunca bekar kaldı.
Translate from турецкий to английский

Hasta adamın hayatı tehlikede.
Translate from турецкий to английский

Hayatı boyunca fakir insanlara yardım etti.
Translate from турецкий to английский

Hayatı boyunca hiç yurt dışında bulunmadı.
Translate from турецкий to английский

Tom bütün hayatı boyunca yalnız kaldı.
Translate from турецкий to английский

Hayatı boyunca bekar kaldı.
Translate from турецкий to английский

Hayatı boyunca eğitime devam etti.
Translate from турецкий to английский

O hasta kişinin hayatı tehlikede.

Emeklilikten sonraki hayatı mutsuzdu.

Onun hayatı hakimin kararına bağlı.

Köy hayatı şehir hayatından daha sağlıklıdır.

Onun hayatı uzun bir başarısızlıklar dizisiydi.

Hayatı hakkında bana bir sürü hikaye anlattı.

Sensiz bir hayatı asla hayal edemedim.

Size uzun ve mutlu bir evlilik hayatı diliyorum.

Evcil hayvanın olmadığı bir hayatı düşünmek zor.

Bütün hayatı boyunca aynı işte kaldı.

Kendi hayatı riske atarak arkadaşını kurtardı.

Para hayatı satın alamaz.

O, kendi hayatı pahasına bile olsa başarmak istedi.

Bazen sessiz bir emekli hayatı yaşayabilmeyi düşünüyorum fakat buna birkaç günden daha fazla dayanabileceğimden şüpheliyim.

Zor bir hayatı vardı.

Hayatı tehlikede.

Hayatı boyunca fakire yardım etti.

Her şey göz önüne alındığında, babamın hayatı mutlu bir hayattı.

O, aile hayatı hakkında ağzı sıkıdır.

Hayatı olduğu gibi görmeyi öğrenmelisin.

Herkesin hayatı muğlak.

Hayatı boyunca Tom'u tanıyorum.

Tom hayatı boyunca bekar kalmayı planladı.

Ben hepimiz tarafından örülen duvarlar arasında hapis hayatı yaşıyordum.

Kimseye zarar vermeden hayatı severek yaşamaya karar verdim.

Hayatı acıyla doludur.

Kim şarap, kadın ve şarkı sevmez; bütün hayatı boyunca aptal kalır.

Mary Japonya'da bütün hayatı boyunca bekar kaldı.

Tom'un hayatı karardı.

Herkesin bir hayatı var.

Arabalar banliyö hayatı için vazgeçilmezdir.

Hayatı tehlikedeydi.

Tom'un hayatı tehlikede.

Hayatı pamuk ipliğine asılı.

Hayatı ölümden ayıran sınırlar azami karanlık ve belirsizdir. Birinin nerede biteceğini ve diğerinin nerede başlayacağını kim söyleyecek?

Tom bütün hayatı boyunca fakir kaldı.

Tom'un muhtemelen hayatı boyunca hiç iyi bir fikri olmadı.

Tom'un özel hayatı hakkında çok şey bilmiyorum.

Tom'un kişisel hayatı hakkında çok şey bilmiyoruz.

Hayatı sevmek, iyi yaşamak anlamına gelir.

Tom tüm hayatı boyunca Harvard'a gitmeyi hayal etmişti.

Hayatı boyunca bir kız kurusu kaldı.

Tom bunu bütün hayatı boyunca hatırlayacak.

Hayatı için savaşıyor.

Tom hayatı için yalvardı.

Tüm mesele hayatı matematikle bağdaştıramamış olmamızdan kaynaklanıyor.

Tom hayatı boyunca bekar kaldı.

Kusura bakmayın ama hayatı doyasıya yaşamam lazım.

Ne yapacaksın sevgisiz bir hayatı?

Mary bir rahibe hayatı yaşamış; doğru mu?

Hayatta isteğim her şey oldu diyorsan, hayatı henüz anlamamışsın demektir.

Yaşlı adam tüm hayatı boyunca burada yaşadı.

Hayatı boyunca hapisteydi.

Kitap, hapishanedeki bir kadının hayatı hakkındadır.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский