Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "hayatını"

Узнайте, как использовать hayatını в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Hayatını milleti için verdi.
Translate from турецкий to английский

Hayatını İngilizce dersi vererek kazanıyor.
Translate from турецкий to английский

O, hayatını Hindistan'daki hastaları tedavi etmeye adamak istiyor.
Translate from турецкий to английский

O çocuk, trafik kazasında hayatını kaybetmemiş olsaydı, şimdi bir üniversite öğrencisi olacaktı.
Translate from турецкий to английский

Karısı kazada hayatını kaybetti.
Translate from турецкий to английский

Televizyon aile hayatını mahvediyor.
Translate from турецкий to английский

Para onun hayatını değiştirdi.
Translate from турецкий to английский

Bir itfaiyecinin hayatını pahasına yangın söndürüldü.
Translate from турецкий to английский

Tom, Boston'da kaldığı sırada hayatını kaybetti.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'yi kurtarmak için hayatını riske attı.
Translate from турецкий to английский

Tom bir tren kazasında hayatını kaybetti.
Translate from турецкий to английский

Tom üniversiteden mezun olduktan sonra 10 saat içinde bir trafik kazasında hayatını kaybetti.
Translate from турецкий to английский

Ben gerçekten şehir hayatını severim.
Translate from турецкий to английский

Tom bir otomobil kazasında hayatını kaybetti.
Translate from турецкий to английский

Hayatını bir trafik kazasında kaybetti.
Translate from турецкий to английский

Tom, Mary'nin hayatını kurtardı.
Translate from турецкий to английский

Tom hayatını kurtarmak için koştu.
Translate from турецкий to английский

Tom, bir trafik kazasında hayatını kaybetti.
Translate from турецкий to английский

Tom, bir uçak kazasında hayatını kaybetti.
Translate from турецкий to английский

Tom, bir araba kazasında hayatını kaybetti.
Translate from турецкий to английский

Tom kanser nedeniyle hayatını kaybetti.
Translate from турецкий to английский

Tom bütün hayatını köpek balıklarını araştırmaya adadı.
Translate from турецкий to английский

Tom bütün hayatını kamu hizmetine adadı.
Translate from турецкий to английский

Tom bütün hayatını fakirlere yardım etmeye adadı.
Translate from турецкий to английский

Büyükbabam seksen yaşında bir hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.
Translate from турецкий to английский

O şok nedeniyle hayatını kaybetti.
Translate from турецкий to английский

Ertesi gün hayatını kaybetti.
Translate from турецкий to английский

Tom şehir hayatını sevmez.
Translate from турецкий to английский

İlaç onun hayatını kurtardı.
Translate from турецкий to английский

O, okul hayatını seviyor.
Translate from турецкий to английский

O, hayatını barışa adadı.
Translate from турецкий to английский

O, bir yazar olarak hayatını kazanıyor.
Translate from турецкий to английский

O yazarak hayatını kazanır.
Translate from турецкий to английский

Yeni ilaç onun hayatını kurtardı.
Translate from турецкий to английский

O, bir kazada hayatını kaybetti.
Translate from турецкий to английский

O, onu kurtarmak için hayatını riske attı.
Translate from турецкий to английский

O, hayatını fakirlerin arasında çalışmaya adadı.
Translate from турецкий to английский

O, hayatını çalışmasına adamıştır.
Translate from турецкий to английский

O, hayatını fakir insanlara yardım etmeye adadı.
Translate from турецкий to английский

Hayatını tıp mesleğine adadı.
Translate from турецкий to английский

Hayatını doğanın korunmasına adadı.
Translate from турецкий to английский

O tüm hayatını fakir insanlara yardım etmeye adadı.
Translate from турецкий to английский

O, hayatını müziğe adadı.
Translate from турецкий to английский

Köpek kızın hayatını kurtardı.
Translate from турецкий to английский

Onu kurtarmak için hayatını riske attı.
Translate from турецкий to английский

Hayatını eğitime adadı.
Translate from турецкий to английский

Ülkesi için hayatını verdi.
Translate from турецкий to английский

Hayatını kazanmak için çok çalışır.

Bir öğretmen olarak hayatını kazandı.

Hayatını kazanmak için çok çalışıyor.

Bu tavsiyeler hayatını kurtarabilir.

Bu hayatını kurtarabilir.

Hayatını şirketine adadı.

Kocasının bir kazada hayatını kaybettiği haberi ona büyük bir şok oldu.

Hayatını değiştirmeyi düşünüyor.

Babası hayatını bilime adadı.

İkinci Dünya Savaşı'nda birçok asker hayatını kaybetti.

Bir bale dansçısı olarak hayatını kazanır.

Hayatını tıpa adadı.

Oğlu bir trafik kazasında hayatını kaybetti.

Çocuğunu korumak için hayatını riske attı.

Keman çalarak hayatını kazanır.

Hayatını gerçeğin peşinde geçirdi.

Hayatını bilim çalışmasına adadı.

Tom, hayatını değiştirdiğim için bana teşekkür etti.

Hayatını yolsuzlukla mücadeleye adadı.

Bir araba kazasında hayatını kaybetti.

Kendi hayatını riske atarak köpeği kurtardı.

Herkes hayatını gönlünce yaşayabilmeli.

O, hayatını kazanıyor.

Hayatını kurtardım.

Tom hayatını değiştirmeyi istedi.

Hayatını gerçeği aramakla geçirdi.

Büyük bir bomba düştü ve çoğu insan hayatını kaybetti.

Tom'un hayatını nasıl kurtardığını gördüm.

Tom'un hayatını kurtardım.

Bu japonların hayatını açıklıyor, aynı yüz yıl önce olduğu gibi.

Tom'un hayatını kurtarabilirdim.

Bir milyon kişi savaşta hayatını kaybetti.

Babası hayatını bilime adamıştı.

Benim için hayatını riske atma.

Ölüyordun ama doktor senin hayatını kurtardı.

Hayatını kurtarmaya çalışıyorum.

Benim de herkesin hayatını bilme hakkım yok mu?

Tom'un Mary'nin hayatını kurtardığını biliyorum.

Tom bizim için hayatını riske attı.

Tom sana hayatını borçlu.

Tom yoksullara yardım etmek için hayatını adadı.

Hayatını düşün.

Tom bütün hayatını insanlara yardım ederek geçirdi.

Tom dizüstü çöktü ve Mary'ye onu sevdiğini ve hayatını onunla paylaşmak istediğini söyledi.

Bütün hayatını insanlara yardım ederek geçirdi.

Dün galiba teyzemin hayatını kurtardım.

Birinin hayatını kurtardıysam illa ondan bir karşılık mı beklemem lazım?

Kocasının ölümü onun hayatını tamamen değiştirdi.

Mary hayatını kurtardığımı biliyor mu?

Tom kendi hayatını ve mutluluğunu düşünmeli.

Senin hayatını kurtardım, sen hâlâ beni küçük düşürmeye çabalıyorsun.

Senin hayatını kurtardığımı unutma.

Oğlunu, kendi hayatını mahvetmekle suçladı.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский