Узнайте, как использовать hazırlamak в предложении на турецкий. Более 32 тщательно отобранных примеров.
Soruları önceden hazırlamak senin yararına olur.
Translate from турецкий to английский
Akşam yemeği hazırlamak zorunda mısın?
Translate from турецкий to английский
Öğretmen bana konuşmamı hazırlamak için daha çok zaman harcamam gerektiğini söyledi.
Translate from турецкий to английский
Masayı hazırlamak için kimin sırası?
Translate from турецкий to английский
Olacak şeye Tom'u hazırlamak için elimizden geleni yaptık.
Translate from турецкий to английский
Hazırlamak için biraz daha zamana ihtiyacım var.
Translate from турецкий to английский
Sunumumu hazırlamak zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Listeyi hazırlamak için zamana ihtiyacımız var.
Translate from турецкий to английский
2.30'a kadar raporu hazırlamak için elimden geleni yapacağım.
Translate from турецкий to английский
Senin için yeni bir takım elbise hazırlamak istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom okulun onu hayata hazırlamak için az şey yaptığını söyledi.
Translate from турецкий to английский
Tom az önce son fincan kahveyi içti. Ona bir demlik daha hazırlamak zorunda kalacağız.
Translate from турецкий to английский
Mary, Tom'a turta hazırlamak için sabah çok erken kalktı.
Translate from турецкий to английский
Biz bir strateji hazırlamak için anlaştık.
Translate from турецкий to английский
Biz bir eylem planı hazırlamak için anlaştık.
Translate from турецкий to английский
Tom, Mary'nin doğum günü için özel bir akşam yemeği hazırlamak istedi.
Translate from турецкий to английский
Bildiğim kadarıyla, ben bir aşçıyım. Yaptığım tek şey yemek hazırlamak.
Translate from турецкий to английский
Tom kendi öğle yemeğini hazırlamak için yeterli zamanını olmadığını söyledi.
Translate from турецкий to английский
Bir stratejiyi özenle hazırlamak için ara verelim.
Translate from турецкий to английский
Hazırlamak için biraz daha zamana ihtiyacımız var.
Translate from турецкий to английский
Ben kahvaltı hazırlamak zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Tom bahçeden öğle yemeği hazırlamak için Mary'nin ihtiyacı olan tüm sebzeleri aldı.
Translate from турецкий to английский
Ben uyandım ve kahvaltımı hazırlamak niyetindeyim.
Translate from турецкий to английский
Sana iyi bir yemek hazırlamak için geldim.
Translate from турецкий to английский
Yunanlılar virgülü icat ettiler, edebiyatları için değil, oyuncuları için, onları yaklaşan uzun bir cümleye hazırlamak için derin bir nefes almaya ikna etmek; bu nedenle virgül, duraklama noktasını temsil eder.
Translate from турецкий to английский
Masayı hazırlamak Mary'nin sadece birkaç dakikasını aldı.
Translate from турецкий to английский
Koreograflardan oluşan bir ekip, performansı hazırlamak için dansçılarla birlikte çalıştı.
Translate from турецкий to английский
Uygulamayı birtakım evrelere ayırmak ve olaylardan yararlanarak ulusun duygu ve düşüncelerini hazırlamak ve adım adım ilerleyerek amaca ulaşmaya çalışmak gerekiyordu. Nitekim öyle olmuştur.
Translate from турецкий to английский
Kahvaltılarını hazırlamak zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Evliliğin ilk birkaç yılı çocuk yapmayıp kediyle kendilerini hazırlamak istiyorlar.
Translate from турецкий to английский
Bir yasa teklifi taslağı hazırlamak için hükümetle ortaklaşa çalışmayı amaçlıyoruz.
Translate from турецкий to английский
Onun yüzünden saatlerce sunum hazırlamak zorunda kaldım.
Translate from турецкий to английский