Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "içinden"

Узнайте, как использовать içinden в предложении на турецкий. Более 79 тщательно отобранных примеров.

Bir grup kentin içinden geçit açtı.
Translate from турецкий to английский

Ben bahçenin içinden kestirmeden gideceğim.
Translate from турецкий to английский

Maruyama nehri Kinosaki'nin içinden akar.
Translate from турецкий to английский

Paris'in içinden akan nehir, Seine'dir.
Translate from турецкий to английский

Nehir kasabanın içinden geçer.
Translate from турецкий to английский

Nehir ormanın içinden kıvrılarak gitmektedir.
Translate from турецкий to английский

Nehir şehrin içinden akar.
Translate from турецкий to английский

Tom kasabanın içinden yürüdü.
Translate from турецкий to английский

Onun kocası öldüğünde, içinden intihar etmek geldi.
Translate from турецкий to английский

Cüzdanın içinden çıkan bir resim, adamı teşhis etmemizi sağladı.
Translate from турецкий to английский

Süpermen de giysilerin içinden görebilir mi?
Translate from турецкий to английский

O, duvarların içinden görebileceğini söylüyor.
Translate from турецкий to английский

Süpermen duvarların içinden görebilir.
Translate from турецкий to английский

Duvarların içinden göremem.
Translate from турецкий to английский

Havaalanı şehir içinden çok uzakta.
Translate from турецкий to английский

Çünkü asıl çaresizlik; çareyi geçirmişken eline avuçlarının içinden kaçırmaktır.
Translate from турецкий to английский

Şimdi onu yapmak içinden gelmiyor.
Translate from турецкий to английский

Mary mükemmel şekilde manikürlü tırnaklarını saçının içinden geçirdi.
Translate from турецкий to английский

Her şeyi denedim deyip işin içinden sıyrılma.
Translate from турецкий to английский

Tom elini saçının içinden geçirdi.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'ye bugün içinden işe gitmenin gelmediğini söyledi.
Translate from турецкий to английский

Tom parmaklarını Mary'nin saçının içinden geçirdi.
Translate from турецкий to английский

Evin içinden hızla odasına fırladı ve arkasından kapıyı kapattı.
Translate from турецкий to английский

Hepsinin içinden en çok istediğim budur.
Translate from турецкий to английский

Onu zorlamayın içinden gelirse zaten beni sevecektir.
Translate from турецкий to английский

Onu zorlamamalıydınız, içinden gelseydi beni severdi.
Translate from турецкий to английский

Onu zorlamayacaksınız, içinden gelirse beni sevecektir.
Translate from турецкий to английский

Açtığım mandalin'in içinden kapkara bir örümcek çıktı.
Translate from турецкий to английский

Eğer devam etseydin işin içinden çıkamayacaktın.
Translate from турецкий to английский

Eğer isyan devam etseydi işin içinden çıkamazdın.
Translate from турецкий to английский

Düz meydanın içinden gidin.
Translate from турецкий to английский

Ses evin içinden geliyor.
Translate from турецкий to английский

Tom kalabalığın içinden geçti.
Translate from турецкий to английский

Aniden sisin içinden bir gemi çıktı.
Translate from турецкий to английский

Filmlerde, hayaletler duvarların içinden geçebilir.
Translate from турецкий to английский

Matematik aşk gibidir - basit bir fikir fakat o içinden çıkılmaz hale getirilebilir.
Translate from турецкий to английский

Köyün içinden doğru gitmeye devam et.
Translate from турецкий to английский

Bu, konuyu içinden çıkılmaz hale getiriyor.
Translate from турецкий to английский

O, elini dalgalı kahverengi saçının içinden geçiriyor.
Translate from турецкий to английский

Dostlarım, nasıl çıkacağız bu işin içinden?
Translate from турецкий to английский

Yeni telefon alıyorsun içinden hıyar çıkıyor, şaşılacak iş.
Translate from турецкий to английский

Hiçbir zaman bunu belli etmeyecek ama içinden ciddi bir şekilde endişeli olduğunu düşünüyorum.
Translate from турецкий to английский

Devasa bir deprem şehrin içinden yardırıp gitti.
Translate from турецкий to английский

Tom buzun içinden suya düştü.

Tom çemberin içinden atlaması için köpeğini eğitti.

Sizin cesur ruhunuz sizi içinden taşıyacak.

İşi iyice içinden çıkılmaz hâle getirdi.

O, körfezin soğuk ve sakin sularına atladı ve karanlığın içinden yüzmeye başladı.

Nehir vadinin içinden geçiyor.

Arizona'nın içinden hangi nehirler akar?

Teksas'ta en uzun nehir hangi eyaletlerin içinden akar.

Geçit töreni kalabalığın içinden gitti.

Tom anahtar kelime araştırmaları kullanarak e-posta mesajlarını içinden seçti.

Prens ve prenses tezahürat yapan kalabalığın içinden geçtiler.

Tom evin içinden ne olduğunu görmek istedi.

Tom ve Mary kalabalığın içinden geçtiler.

Gelecek, değişimlerin içinden doğar.

Tom yoğun sisin içinden yürüdü.

Ali zoru başarıp altıpas içinden topu dışarıya attı.

Tom içinden gülmek gelmediğini söyledi.

Kuşkusuz bu dünyada her erkeğin ve kadının evlenmek için huyu huyuna, suyu suyuna tamamen denk birisi mutlaka vardır; fakat bir insanın sadece birkaç yüz kişiyle tanışma fırsatı bulduğu, bu birkaç yüz kişi içinden belki bir düzinesini yakından tanıdığı, bu bir düzinenin de ancak birkaçıyla dost olduğu göz önüne alınır ve de dünyada milyonlarca insanın yaşadığı hatırda tutulursa kolayca görülür ki dünya yaratıldığından beri doğru erkek doğru kadınla muhtemelen daha hiç karşılaşmamıştır.

Hayatı çok ciddiye alma, nasıl olsa içinden sağ kurtulamayacaksın.

Güzel kokudan hoşnut olan RAB içinden şöyle dedi: "İnsanlar yüzünden yeryüzünü bir daha lanetlemeyeceğim. Çünkü insanın yüreğindeki eğilimler çocukluğundan itibaren kötüdür. Şimdi yaptığım gibi bütün canlıları bir daha yok etmeyeceğim."

Gel de çık işin içinden.

Konuşarak işin içinden sıyrılmaya kalkma.

Kalabalığın içinden bazıları açılan ateşe karşılık verdi.

Ali bu yaptığınızı öğrenirse hepinizin içinden geçer.

Ali kitabın kapağını açınca içinden gül kurusu düştü.

Şirket içinden biriyle ilişki yaşayacağını hiç tahmin etmezdim.

Nehir kasabanın içinden akar.

Tünel dağın içinden geçiyor.

Cüzdanını çıkarıp içinden biraz para aldı.

Kitabın sayfalarını çevirirken içinden bir fotoğraf düştü.

Kocaman bir boşluğun içinde gibiyim. Daha da fenası, o boşluğu ne doldurabiliyorum ne de içinden çıkabiliyorum.

Portakalın kabuğu içinden daha yoğun C vitamini içeriyormuş.

Ali işin içinden çıkamayınca konuyu bize iletti.

Patika tarlaların içinden dolanıyor.

Sami bu durumun içinden çıkamadı.

Bu durum içinden çıkılmaz bir hâl aldı.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский