Узнайте, как использовать içini в предложении на турецкий. Более 51 тщательно отобранных примеров.
O, evinin içini yeniletti.
Translate from турецкий to английский
Tom'un evinin içini görmek isterim.
Translate from турецкий to английский
Tom avuç içini okuttu.
Translate from турецкий to английский
Konteynerin içini boşalttı.
Translate from турецкий to английский
Bu tarayıcılar giysilerin içini görebilir.
Translate from турецкий to английский
Genç kız içini çekti.
Translate from турецкий to английский
Çantanın içini dışına çıkar.
Translate from турецкий to английский
Bu yer insanın içini karartıyor.
Translate from турецкий to английский
Tom içini çekti.
Translate from турецкий to английский
Tom dolabın içini aradı.
Translate from турецкий to английский
Kesinlikle onun içini inceleyeceğiz.
Translate from турецкий to английский
Evin içini görebilir miyim?
Translate from турецкий to английский
Hayvan değilsiniz kitapları parçalamadan içini açmadan önce özetine bakın ondan sonra okuyacaksanız okuyup, kutuphaneciye iade edin.
Translate from турецкий to английский
Bu insanın içini ısıtan bir film.
Translate from турецкий to английский
O içini döktü.
Translate from турецкий to английский
Her zaman iyi bir arkadaşa içini dökebilirsin.
Translate from турецкий to английский
Vinçler ne kadar güzel ve ücretsizdi! Sadako içini çekti ve gözlerini kapattı.
Translate from турецкий to английский
Tom derinden içini çekti.
Translate from турецкий to английский
Çocuk "Üzgünüm" diyerek içini çekti.
Translate from турецкий to английский
Kız durdu ve gülümsedi; genç adam durdu ve içini çekti.
Translate from турецкий to английский
Tom derin biçimde içini çekti.
Translate from турецкий to английский
Şimdi kalenin içini görüyoruz.
Translate from турецкий to английский
O şüpheyle baktı ve sonunda içini çekti.
Translate from турецкий to английский
Tom içini çekti ve onun cüzdanını çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Tom içini döküp rahatlaması gerekiyor.
Translate from турецкий to английский
Avuç içini okuyayım.
Translate from турецкий to английский
Tom içini döktü.
Translate from турецкий to английский
Tom bana içini dökmeye ihtiyacı olduğunu söyledi.
Translate from турецкий to английский
Niye içini çekiyorsun, ne derdin var?
Translate from турецкий to английский
Leyla evin içini görmek için hevesliydi.
Translate from турецкий to английский
Günbe gün gazeteler Başkanın evliliğine sadakatsizliği hakkında korkunç detaylarla halkın içini gıcıkladılar.
Translate from турецкий to английский
Bugün sukunetin ve içini dinlemenin günü. Bugün dünya dışarda kalabilir. Ben bugünü en değerlilerime geçireceğim. Bütün arkadaşlarıma sevdikleriyle huzur dolu bir gün diliyorum.
Translate from турецкий to английский
Dök içini.
Translate from турецкий to английский
Tom tişörtünün içini dışına giydi.
Translate from турецкий to английский
Dertsiz bir kabak varmış, onun da başını kesip içini oymuşlar.
Translate from турецкий to английский
Tom içini dökmez pek.
Translate from турецкий to английский
Ali ekmeğin içini oydu.
Translate from турецкий to английский
Ali ekmeğin sadece içini yedi.
Translate from турецкий to английский
Ali'nin içi içini yiyordu.
Translate from турецкий to английский
Ali'nin içi içini kemiriyordu.
Translate from турецкий to английский
Ali bana içini döktü.
Translate from турецкий to английский
Tam vücut tarayıcıları sanal olarak kıyafetlerin içini göstererek arama yapıyor.
Translate from турецкий to английский
Hepimizin dertleşip içini dökebileceği birine ihtiyacı var.
Translate from турецкий to английский
Mendil yoksa dirsek içini kullanın.
Translate from турецкий to английский
Klima saatlerdir çalışmasına rağmen odanın içini hâlâ ısıtamamıştı.
Translate from турецкий to английский
Hatırladıkça içini burkan bir garibanlık anını söyler misin?
Translate from турецкий to английский
Gizemi çözüldüğünde içini rahatlatacak bir şey var mı?
Laptopun içini açıp tozunu temizledikten sonra termal macununu yeniledi.
Bence insanın içini ısıtan bir film.
Balık temizlemek pek çok insanın içini kaldırabilir.
Tom, insanın içini karartan bir kişidir.