Узнайте, как использовать iğrenç в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Ne iğrenç davranış!
Translate from турецкий to английский
Bu iğrenç.
Translate from турецкий to английский
O iğrenç.
Translate from турецкий to английский
O biraz iğrenç.
Translate from турецкий to английский
O iğrenç değil mi?
Translate from турецкий to английский
Bu çok iğrenç.
Translate from турецкий to английский
Gerçekten iğrenç.
Translate from турецкий to английский
Tom iğrenç.
Translate from турецкий to английский
Tom iğrenç hissetti.
Translate from турецкий to английский
Bunun iğrenç olduğunu düşünüyorum.
Translate from турецкий to английский
Sanırım bu iğrenç.
Translate from турецкий to английский
Bence bu iğrenç.
Translate from турецкий to английский
Bazı şeyler onları temizlediğin zaman daha iğrenç olur.
Translate from турецкий to английский
Oda arkadaşım çok iğrenç.
Translate from турецкий to английский
Bu böcek iğrenç.
Translate from турецкий to английский
Bütün çocukluk dişlerini bu kibrit kutusunda mı biriktirdin? Bu iğrenç!
Translate from турецкий to английский
Dergi gezegendeki en iğrenç böcekleri araştırıyor.
Translate from турецкий to английский
Diplomasi, en iğrenç şeyleri en hoş şekilde yapmak ve söylemektir.
Translate from турецкий to английский
Hiç kimse bu kadar iğrenç olamaz.
Translate from турецкий to английский
Bu şimdiye kadar tattığım en iğrenç şeydi.
Translate from турецкий to английский
Onun iğrenç yüzü beni biraz bile korkutmadı.
Translate from турецкий to английский
O, iğrenç ve pintidir.
Translate from турецкий to английский
Tom iğrenç değildir.
Translate from турецкий to английский
Soruma böyle iğrenç bir yanıt beklememiştim.
Translate from турецкий to английский
Tom'un ayakkabıları iğrenç.
Translate from турецкий to английский
Çocuklara bile iğrenç fıkralar anlatır.
Translate from турецкий to английский
Ben iğrenç bir şarkıcıyım.
Translate from турецкий to английский
Neden sigara içmenin iğrenç bir alışkanlık olduğunu düşünüyorsun?
Translate from турецкий to английский
Sigara içmek iğrenç bir alışkanlıktır.
Translate from турецкий to английский
Tom gerçekten iğrenç, değil mi?
Translate from турецкий to английский
Tom çok iğrenç.
Translate from турецкий to английский
Bu iğrenç köpeği buradan at!
Translate from турецкий to английский
Ne iğrenç bir fikir!
Translate from турецкий to английский
Tom hiç bu kadar iğrenç olmadı.
Translate from турецкий to английский
Bunun biraz iğrenç olduğunu düşünmüyor musunuz?
Translate from турецкий to английский
Bu gerçekten iğrenç.
Translate from турецкий to английский
Şimdiye kadar yediğin en iğrenç yemek nedir?
Translate from турецкий to английский
Bütün bebek dişlerini bu kibrit kutusunda biriktirdin mi? Bu iğrenç!
Translate from турецкий to английский
İnsanlar seni hiç iğrenç olmakla suçluyorlar mı?
Translate from турецкий to английский
Savaş iğrenç bir iştir.
Translate from турецкий to английский
Örümcekler iğrenç küçük yaratıklardır.
Translate from турецкий to английский
Tom'un neden böyle bir iğrenç ruh hali içinde olduğunu merak ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom biraz iğrenç görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Bu kesinlikle iğrenç!
Translate from турецкий to английский
Tom oldukça iğrenç, değil mi?
Translate from турецкий to английский
Tom iğrenç, değil mi?
Translate from турецкий to английский
Ne iğrenç bir kamera!
Translate from турецкий to английский
Bu iğrenç koku da ne?
Translate from турецкий to английский
Ne iğrenç!
Translate from турецкий to английский
Bu kasklar iğrenç.
Translate from турецкий to английский
Tom bazı iğrenç fıkralar anlattı.
Translate from турецкий to английский
Tom iğrenç görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Süt iğrenç.
Translate from турецкий to английский
Seni iğrenç canavar, buradan defol!
Translate from турецкий to английский
Bu biraz iğrenç.
Translate from турецкий to английский
Bu yer iğrenç.
Translate from турецкий to английский
Onlar iğrenç hissediyorlar.
O, iğrenç.
Bu pizza iğrenç!
Gerçekten iğrenç kokuyorsun.
Bu iğrenç kokuyor.
O, sandığın kadar iğrenç adam değil.
O, sandığın gibi iğrenç adam değil.
O, düşündüğün kadar iğrenç adam değil.
O, düşündüğün gibi iğrenç adam değil.
Bu şey iğrenç.
Ben iğrenç hissediyorum.
Sanırım Tom iğrenç.
Penisiyle iğrenç bir şekilde oynuyordu.
O iğrenç görünüyor.
Burası iğrenç kokuyor.
Bu koku iğrenç.
Sigara içmek iğrenç kokuyor.
Belki Tom'a onun iğrenç olduğunu söylemeliyiz.
Tom bazı böcekleri yemenin iğrenç olduğunu düşünmüyor.
Böyle iğrenç olma.
Tom iğrenç hissediyor.
Arkadaşım eşcinsel ve o, erkeğin kadına yaptığı oral seksin iğrenç olduğunu düşünüyor.
Bu meyve iğrenç kokuyor.
O oldukça iğrenç bir biçimde davrandı.
Bu iğrenç bir şeydir.
Bu beni iğrenç hissettirdi.
Koku iğrenç.
Havada iğrenç bir koku var.
Kirli giysiler soyunma odasının havasında iğrenç bir koku bıraktı.
Bu balık iğrenç kokuyor.
Hamam böceklerinden korkuyorum çünkü onlar iğrenç ve çirkinler.
Böyle bir fikir onun için iğrenç.
Bu iğrenç bir yalan.
Bu iğrenç sözleri tekrar söyleme!
Ne iğrenç görünümlü bir kanepe.
Ne iğrenç bir şaka!
Tom iğrenç bir suçun kurbanıydı.
Ben bunu iğrenç buluyorum.
Tom gerçekten benim hakkımda böyle iğrenç şeyler söyledi mi?
Tom'un Mary hakkında böylesine iğrenç şeyler söylediğine inanamıyorum.
Gerçekten onun iğrenç şakalarından nefret ediyorum.
Çürümüş etin iğrenç bir kokusu vardı.
O şimdiye kadar gördüğüm en iğrenç resimlerinden biridir.
Sonu berbat etmek, insanlığa karşı iğrenç bir suçtur.