Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "idare"

Узнайте, как использовать idare в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Lenny'nin nasıl çiğnemeden veya boğulmadan tam bir sosisli sandvici yutabildiğine bak? Bu nedenle üst idare onu bu kadar fazla sever.
Translate from турецкий to английский

Neye ihtiyacınız olduğunu söylerseniz ve ben onsuz nasıl idare edeceğinizi söylerim.
Translate from турецкий to английский

O günlerce yiyeceksiz idare etmek zorunda kaldı.
Translate from турецкий to английский

O sık sık günlerce yiyeceksiz idare eder.
Translate from турецкий to английский

Tom geri çekilmeye ve bir süre işleri Mary'nin idare etmesine izin vermeye karar verdi.
Translate from турецкий to английский

O atları iyi idare eder.
Translate from турецкий to английский

Bu makineyi idare etmek kolaydır.
Translate from турецкий to английский

Küçük bir gelirle idare etmeliyim.
Translate from турецкий to английский

Birbirine zıt iki şeyi aynı anda idare edemezsin.
Translate from турецкий to английский

Şekerimiz çok az, onsuz idare etmek zorundayız.
Translate from турецкий to английский

Öylesine büyük bir malikhâneyi nasıl idare edeceğimi bilmiyorum.
Translate from турецкий to английский

Kızımı nasıl idare edeceğim hakkında bir fikrim yok.
Translate from турецкий to английский

Onlar onu iyi idare etti.
Translate from турецкий to английский

Bunu tek başına idare edemezsin.
Translate from турецкий to английский

Ağır ama idare ederim.
Translate from турецкий to английский

Hepsi çok iyi oyuncu olmasa da oyunculukları idare eder durumda.
Translate from турецкий to английский

Onu yetersiz şekilde idare ettim.
Translate from турецкий to английский

Bunu idare edebilirim.
Translate from турецкий to английский

Bırak bir ulusu, o kendi ailesini idare edemez.
Translate from турецкий to английский

Sensiz idare ettim.
Translate from турецкий to английский

Tom'un Mary'yi idare edebileceğini biliyorum.
Translate from турецкий to английский

O, şirketimi idare eder.
Translate from турецкий to английский

Beni nasıl idare edeceğini biliyorsun.
Translate from турецкий to английский

Bu durumu oldukça iyi idare ettin.
Translate from турецкий to английский

Durumu iyi idare ettin.
Translate from турецкий to английский

Bu meseleyi iyi idare ettin.
Translate from турецкий to английский

Tom'u tamamen idare ettin.
Translate from турецкий to английский

Kolay olmayacak ama idare edeceğim.
Translate from турецкий to английский

Onsuz idare edeceğiz.
Translate from турецкий to английский

Tom'u ben idare ederim.
Translate from турецкий to английский

İşi idare edebileceğinden eminim.
Translate from турецкий to английский

Bunu bir süre idare edebilir misin?
Translate from турецкий to английский

Beni idare etmeye mi çalışıyorsun?
Translate from турецкий to английский

Tom durumu çok iyi idare ediyor.
Translate from турецкий to английский

Tom durumu çok iyi idare etmiyor.
Translate from турецкий to английский

Bunu idare edebilecek tek kişi Tom.
Translate from турецкий to английский

Kendimi idare edebilirim.
Translate from турецкий to английский

Tom kötü bir durum karşısında idare etmeye çalıştı.
Translate from турецкий to английский

Bunu idare edemeyeceğimi düşünüyor musun?
Translate from турецкий to английский

Bunu idare edebiliriz.
Translate from турецкий to английский

Onu idare edebilir misin?
Translate from турецкий to английский

Onu idare edebiliriz.
Translate from турецкий to английский

İşleri idare edebiliriz.
Translate from турецкий to английский

Onu idare edebileceğini biliyoruz, Tom.
Translate from турецкий to английский

Beni idare et.
Translate from турецкий to английский

Tom'un durumu idare edebileceğini düşünüyor musun?
Translate from турецкий to английский

Onu idare edeceğini mi söylüyorsun?
Translate from турецкий to английский

Belki onu idare edebilirim.
Translate from турецкий to английский

Altmış öğrencili bir sınıfı mükemmel şekilde idare edebilirim.

O idare eder.

Tek başına idare edebilir misin?

Onu uygun şekilde idare ettim.

Onu idare edebileceğini düşünüyor musun?

Onlar bizi idare edebileceklerini düşünüyor.

Şimdilik idare eder.

Tom bu işi idare edemeyecek.

Tom onu kendi başına idare edebilir.

Durumu idare ediyorum.

Durumu nasıl idare ettin?

Yeni bir bisiklet almayı göze alamıyorum, bu yüzden bu eski bisikletle idare etmek zorunda kalacağım.

Beni idare eder misin Tom?

Seni idare etmekten bıktım.

Kendi başıma idare edeceğim.

Bu idare eder.

Tom'u idare etmek zor.

Bugün kendini iyi idare ettin.

Bu toplantıların tümü İngilizce olarak idare edilmektedir.

Nasıl idare edeceksin?

Ben açım; bu yüzden beni akşam yemeğine kadar idare edecek bir aperitif hazırlayacağım.

Onlar gerçeği idare edemiyorlar.

Çiftlik balıkları vahşi olanlardan daha ucuzdur ve tadı idare eder.

O, arkadaşlarının işlerini idare etti.

O yüzbaşı, birliklerini iyi idare eder.

Tom durumu çok iyi idare etti.

O sadece evi idare etmez fakat aynı zamanda okulda ders verir.

Aleti ustalıkla idare etti.

Nasıl idare ederiz?

Çocuğu idare etmekte büyük zorluk çekiyorum.

Kaderi idare etmek isteyen asla barış bulamaz.

Bu durumu nasıl idare ederdin?

Tom insanları idare etmekten hoşlanıyor.

Bunu nasıl idare ettiler?

Sanırım onu gerçekten iyi idare ettim.

Okulu yeni bir okul müdür idare etmektedir.

Tom tüm parasını Mary ve babasının idare ettiği şirkete yatırdı.

Ben idare edilmiş hissettim.

Tom, borsayı idare ederken milyonlar kazandı.

Yalnızlığı iyi idare edemem.

Tom gibi çocukların nasıl idare edileceğini biliyorum.

Tom harika idare etti.

Mevzuyu idare etmek için yaptığım deneme başarısız oldu.

Maçı idare ediyoruz.

Nasıl idare ediyorsun?

Develer yiyecek ve su olmadan uzun süre idare edebilirler.

Fransızcam idare eder.

Rusya'da dünyanın sürüngenler tarafından idare edildiğine inanan bir kesim var.

Bana işini kaybetse bile kıyıda biriktirdikleriyle bir süre idare edebileceğini söyledi.

Belli ki bazı şeyler değişebilir ama süreci ellerinden geldiği kadar idare ettiler.

Tom ve Mary bunu kendi başlarına idare edebilir.

Her şeyi ödül ve ceza mekanizmasıyla idare etmek mümkün olmuyor.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский