Узнайте, как использовать ilave в предложении на турецкий. Более 46 тщательно отобранных примеров.
Ofise bir ilave yaptılar.
Translate from турецкий to английский
Komiteye bir kadın ilave ettiler.
Translate from турецкий to английский
Araştırmalar, temel barınma ve gıda ihtiyaçları karşılanır karşılanmaz, ilave zenginliğin mutluluğa çok az şey kattığını gösteriyor.
Translate from турецкий to английский
Annem çorbanın tadına baktı ve biraz daha tuz ilave etti.
Translate from турецкий to английский
Biraz daha tuz ilave edelim mi?
Translate from турецкий to английский
Eğer her kullanıcı Tatoeba'ya günde yirmi ilave yaparsa, Noel'e kadar bir milyon cümleye ulaşmak mümkün olabilir.
Translate from турецкий to английский
Tom'un ilave edeceği bir şey yoktu.
Translate from турецкий to английский
Tom havuçları doğradı ve onları güvece ilave etti.
Translate from турецкий to английский
Ateş sönüyor; biraz odun ilave eder misin?
Translate from турецкий to английский
Çok çabuk bir şekilde ilave yapmamız mümkündür.
Translate from турецкий to английский
Tom kaç bardak şeker ilave edeceğini bilmiyordu.
Translate from турецкий to английский
Lütfen biraz şeker ilave edin.
Translate from турецкий to английский
Evime bir oda ilave ettim.
Translate from турецкий to английский
Lütfen adımı listeye ilave edin.
Translate from турецкий to английский
Biraz süt ilave et.
Translate from турецкий to английский
Bir konu ilave edebilir miyim?
Translate from турецкий to английский
Çaya şeker ilave edin.
Translate from турецкий to английский
Ona biraz daha su ilave edin.
Translate from турецкий to английский
Şu anda, cümlelerini yanlış yere giriyorsun. Sayfanın tepesinde "katkıda bulun" ve sonra "cümleler ilave edin"'i seçmelisin.
Translate from турецкий to английский
Tom, ateşe daha fazla odun ilave etti.
Translate from турецкий to английский
Beni kiralamasına ilave olarak, bana biraz öğüt verdi.
Translate from турецкий to английский
Bu ilave bir tane.
Translate from турецкий to английский
Su ilave edeyim.
Translate from турецкий to английский
Hızlandırılmış teslim ilave on dolara mal olacak.
Translate from турецкий to английский
Bazen kuru üzümler ilave edilir.
Translate from турецкий to английский
Az önce söylediklerime ilave etmek istediğin bir şey var mı?
Translate from турецкий to английский
Daha sonra yapmak istediğimiz şey biraz tuz ilave etmek.
Translate from турецкий to английский
Ona ilave edecek başka bir şeyim yok.
Translate from турецкий to английский
Bu sözlükte bir kelime bulmazsan bana söyle ben onu ilave ederim.
Translate from турецкий to английский
Daha fazla su ilave edin.
Translate from турецкий to английский
Altmış gram rendelenmiş peynir ilave et.
Translate from турецкий to английский
Tom kahvesine şeker ilave etti.
Translate from турецкий to английский
Amerika Birleşik Devletleri'nde içme suyuna florür ilave edilir.
Translate from турецкий to английский
Lütfen çaya limon aroması ilave et.
Translate from турецкий to английский
Sen hiç şimdiye kadar bir şişe diyet kolaya bir Mentos ilave etmeyi denedin mi?
Translate from турецкий to английский
Tat vermek için tuz ve biber ilave et.
Translate from турецкий to английский
Ürünlerimiz hakkında bilgi ilave etmemiz gerekiyor.
Translate from турецкий to английский
Bu çorba bir şekilde tatsız. Belki biraz daha tuz mu ilave etneliyiz...?
Translate from турецкий to английский
"Mary, kahve benim için fazla koyu." "Ah, özür dilerim. Belki biraz süt ilave et."
Translate from турецкий to английский
Buna bir şey ilave edemem.
Translate from турецкий to английский
Brüksel de ilave kaynak sağlıyor.
Translate from турецкий to английский
Bilgisayara ilave ram taktım.
Translate from турецкий to английский
Dambıl hafif gelmeye başlayınca ilave plaka taktım.
Translate from турецкий to английский
Çeltik tarlalarında balık yetiştirmek hem böceklere karşı mücadele ve gübre açısından fayda sağlıyor hem de balıkların satışından ilave ekonomik gelir getiriyor.
Eskiden oto teyp hırsızlığı oldukça yaygındı. Birçok kişi arabayı park edip eve dönerken önlem amacıyla teybi de söküp yanında getirirdi. Çünkü hırsızlık durumunda sadece teyp gitmiyor, arabanın kapı ve camında ilave masraflar da çıkıyordu.
İlişkide insanlar birbirinin tatili olmalı, ilave stres kaynağı değil. Hayat zaten yeterince stresli.