Узнайте, как использовать inanılmaz в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
George inanılmaz büyüklükte bir gırtlak kemiğine sahiptir.
Translate from турецкий to английский
Zaman ve para kaybı inanılmaz.
Translate from турецкий to английский
Beth protesto etti, ancak annesi onun inanılmaz şişman olduğunu hatırlattı.
Translate from турецкий to английский
Bu inanılmaz bir şey.
Translate from турецкий to английский
O, inanılmaz bir hikaye.
Translate from турецкий to английский
Haber inanılmaz korkunçtu.
Translate from турецкий to английский
O, inanılmaz bir mesafe, değil mi?
Translate from турецкий to английский
Savaş şiddetli ve inanılmaz şekilde kanlıydı.
Translate from турецкий to английский
O inanılmaz.
Translate from турецкий to английский
Bu film inanılmaz derecede aptalca.
Translate from турецкий to английский
Bu inanılmaz.
Translate from турецкий to английский
Hayatımın en inanılmaz deneyimlerinden biriydi.
Translate from турецкий to английский
Bu inanılmaz!
Translate from турецкий to английский
O çok inanılmaz.
Translate from турецкий to английский
Tom inanılmaz değil mi?
Translate from турецкий to английский
Tom inanılmaz.
Translate from турецкий to английский
O inanılmaz hızla İngilizce öğrendi.
Translate from турецкий to английский
Vay canına! Bu inanılmaz!
Translate from турецкий to английский
Tom birden inanılmaz şekilde sinirlendi.
Translate from турецкий to английский
Tom inanılmaz derecede zeki.
Translate from турецкий to английский
İşler inanılmaz derecede karıştı.
Translate from турецкий to английский
Tom inanılmaz şekilde.
Translate from турецкий to английский
Bu inanılmaz olurdu.
Translate from турецкий to английский
O bana tamamen inanılmaz bir hikaye anlattı.
Translate from турецкий to английский
O inanılmaz derecede saf.
Translate from турецкий to английский
O inanılmaz derecede toy.
Translate from турецкий to английский
Şu adam inanılmaz.
Translate from турецкий to английский
O, inanılmaz yeteneklidir.
Translate from турецкий to английский
O, inanılmaz derecede yetenekli.
Translate from турецкий to английский
Bana Ferrarisi olduğunu ve inanılmaz zengin olduğunu söylemişti ama onun ne mal olduğunu anladım.
Translate from турецкий to английский
Bu resimler inanılmaz.
Translate from турецкий to английский
Bu kız inanılmaz çekici.
Translate from турецкий to английский
Bilet kuyruğu inanılmaz uzun.
Translate from турецкий to английский
O inanılmaz sıkıcı.
Translate from турецкий to английский
O, inanılmaz derecede aptaldır.
Translate from турецкий to английский
Sen inanılmaz derecede safsın.
Translate from турецкий to английский
Şu ana kadar tanıdığım en inanılmaz insansın.
Translate from турецкий to английский
Orada ilk karşılaştığınız insan bile, dünya görüşünüzde inanılmaz fark yaratıyor.
Translate from турецкий to английский
Tom inanılmaz bir şekilde sıkılmıştı.
Translate from турецкий to английский
O inanılmaz bir şekilde romantikti.
Translate from турецкий to английский
Avustralya inanılmaz bir ülke.
Translate from турецкий to английский
Bu büyük baraj, inşaatın inanılmaz bir uyumudur.
Translate from турецкий to английский
Tom inanılmaz görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Bu gerçekten inanılmaz.
Translate from турецкий to английский
Rüzgar inanılmaz bir hızda esiyor.
Translate from турецкий to английский
O ne inanılmaz bir ifade!
Translate from турецкий to английский
Tom inanılmaz biçimde aptal.
Translate from турецкий to английский
Bu inanılmaz biliyor musun?
Translate from турецкий to английский
O, inanılmaz derecede karmaşık.
Translate from турецкий to английский
Tom'un inanılmaz bir sakalı var.
Translate from турецкий to английский
Tom inanılmaz şekilde saf.
Translate from турецкий to английский
Tom inanılmaz yürekliydi.
Translate from турецкий to английский
Tom inanılmaz bir biçimde yetenekli.
Translate from турецкий to английский
Bu inanılmaz, değil mi?
Translate from турецкий to английский
Bu adam inanılmaz şeyler yapabilir.
Tom inanılmaz şekilde aptalca bir şey yaptı.
Bu yer inanılmaz.
Ne inanılmaz bir sürpriz!
Tom bana inanılmaz bir hikaye anlattı.
Bu saatte, inanılmaz trafik vardır.
"Peki Mary'den hoşlanıyor musun?" "Hoşlanmaz olur muyum? O inanılmaz bir kadın."
Şu kızın yüzü inanılmaz çirkin.
O inanılmaz değil mi?
Onlar inanılmaz.
Tom inanılmaz derecede iyi.
O, inanılmaz şekilde iyi çalışır.
O inanılmaz görünüyor.
Tom inanılmaz bir adam.
Mary inanılmaz bir kadın.
Tom inanılmaz bir baba.
Tom inanılmaz biri.
O inanılmaz derecede güzel.
Sen inanılmaz bir şekilde aptalsın.
O kesinlikle inanılmaz.
Tom inanılmaz bir şey yaptı.
Tom Mary'nin inanılmaz olduğunu düşünüyor.
Bu inanılmaz bir buluş.
Bu örümcek inanılmaz derecede agresif.
Tom inanılmaz derecede şanslıydı.
Fark inanılmaz.
Bu sadece inanılmaz.
Tom inanılmaz derecede tembel.
Ne inanılmaz bir gösteri.
Yemek inanılmaz görünüyor.
O elbisenin içinde inanılmaz görünüyorsun.
Dişim bana inanılmaz acı veriyor.
Tom inanılmaz bir iş yaptı.
Bu yaz inanılmaz derecede sıcak.
Tom resim çizmede inanılmaz derecede kötü.
Kendimi inanılmaz mutlu hissettim.
Ben uzun süre inanılmaz biçimde büyük bir saflıkla bu söze inandım.
Gerçekten inanılmaz, değil mi?
Tom kendinde inanılmaz suçluluk hissetti.
Her şey inanılmaz.
Tom inanılmaz bir iş başardı.
Tom inanılmaz bir film yapımcısı.
Kendimi inanılmaz aptal hissettim.
O inanılmaz bir deneyimdi.
Tom inanılmaz bir kayakçı.
O inanılmaz derecede aptalca.